Yukarı
53771

Savcı Sayan Ağır Konuştu

23 Aralık 2011 05:11

Ege’nin Sesi:Sayın Sav açıklamasında “Baykal’ın dönme mesajını aldım” diyor. Deniz Bey gerçekten dönmek mi istiyordu?

Savcı  Sayan:Hayır, istifasını verirken dönmek istiyorum diye bir imada bulunmadı. Deniz bey ayrıldıktan sonra biz aynı gün MYK toplantısı yaptık. Deniz Baykal’a yapılan büyük komplonun altında kalmamak, bu komployu düzenleyenlere tokat atmamız gerektiğine dair bir karar aldık. Birinci olarak kendi aramızda şeref ve namus sözü vererek genel başkanımızı geri getireceğimize dair söz verdik. Bunun yürütmesini de Sayın Sav ve Genel Başkan Yardımcılarımıza bıraktık. Belli bir program dahilinde genel başkanımızı güçlü ve görkemli bir şekilde geri getirmek için sözleştik. Genel Başkanımızın bizden böyle bir talebi olmadı. Bu tamamen MYK’nın kendi kararıydı.

Savcı  Sayan:Bu nedenle mi bir hafta çıkmadı?

Ege’nin Sesi:MYK toplantısından sonra MYK’nın görüşleri örgütle paylaşıldı. Örgüt de büyük bir memnuniyetle her il kendi delegelerinin imzalarını toplayarak, genel başkanın geri gelmesi gerektiğine işaret ederek imzaları genel merkeze gönderdiler.

Ege’nin Sesi:Kaç imza toplandı?

Savcı  Sayan:Türkiye’deki hemen hemen bütün delegelerin  imzaları genel sekreterliğe ulaştırıldı.

Ege’nin Sesi:Buna rağmen mi Sav farklı bir angajmana yöneldi?

Savcı  Sayan:Bütün bu imzalardan sayın Sav bizzat haberdardı. İmzalar da zaten kendisinde toplanıyordu ve hepimizin ortak kararı dahilinde çalışmalar yapılıyordu.

Ege’nin Sesi:Kılıçdaroğlu bu işin neresindeydi?

Savcı  Sayan:Bütün bu çalışmalar yapılırken sayın Kılıçdaroğlu basın mensuplarına, televizyonlara “Ben aday değilim.” açıklamaları yapıyordu. Genel Başkanımızla yaptıkları görüşmelerden sonra da aday olmadığını bizzat kendisi beyan etmiştir. Dolayısıyla işin neresinde olduğunu o gün hesaplamak mümkün değildi. Zaten biz birbirimize güvenen insanlardık. Dolayısıyla kamuoyundaki değerlendirmelerden de anlaşılacağı üzere komplo ile giden Genel Başkanımızın yerine kimsenin adaylığa istekli olmadığı kanısı mevcuttu. Herkesin istediği Deniz Baykal’ın tekrar dönmesiydi.

Ege’nin Sesi:O süreçte Kılıçdaroğlu ismine Sav nasıl bakıyordu?

Savcı  Sayan:Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve sayın Önder Sav’ın birbirleri hakkındaki düşüncelerini, birbirlerine nasıl baktıklarını parti içindeki herkes çok iyi biliyor. Ben 2 yıllık MYK üyeliği dönemimde Sayın Sav’ın Sayın Kılıçdaroğlu’nun ismine bir tek gün sıcak baktığını görmedim ve duymadım. Hatta zaman zaman Kılıçdaroğlu’nun yanlış yaptığına yönelik beyanları da olmuştu. Hatta bir gün elime gelen bir yolsuzluk dosyasını Kılıçdaroğlu’na vermek istediğimi aktardığımda bana beklemediğim bir şekilde “Hayır ona değil … bey’e ver” demişti. Oysa Türkiye’de yolsuzluklarla mücadele eden CHP’li olarak o dönem Kemal Bey’in adı öne çıkıyordu.

Ege’nin Sesi:Sav’ın kendisi de adaylık sürecinin olgunlaşmasını “ters köşe yaptım” diye tanımlıyor. Siz ne diyorsunuz?

Savcı  Sayan:Entrika, ters köşeye yatırmak, uyutmak, gizlemek, gizlenmek, kurnazlık yapmanın CHP’nin kültüründe yeri yoktur. Dolayısıyla ben bu sözleri CHP gibi büyük bir partinin Genel Sekreterlik koltuğunda oturan kıdemli bir siyasetçiye yakıştıramadım. Kimi ters köşeye yatmıştır? Kime karşı tertip düzenlemiştir? Gizlenme ve saklanma, gizliden yürütme gereğini neden hissetmiştir? Bütün bunlar kafasında varken MYK’daki arkadaşlarını, PM’deki arkadaşlarını, milletvekili arkadaşlarını, genel başkanın geri gelmesi konusundaki çalışmaları esnasında neden açık bir şekilde beyan etmemiştir? Bütün bu düşündüklerine rağmen MYK’daki toplantılarda ve diğer toplantılarla genel başkanın geri getirilmesi ile ilgili çalışmalarda neden bulunmuştur? Bunu da vicdanlı insanlara ve CHP’lilerin takdirine bırakıyorum.

Sav röportajında geri dön mitinginin “fos” çıktığını söylüyor. Sayın Deniz Baykal’ın karşı çıkmasına rağmen “Geri Dön Mitingi”nin Gençlik Kolları bizzat Genel sekreter ile görüşerek kendileri planlamışlardır. Hatta gençlik kolları hiçbirimizin karışmamasını istemiştir. Kendi imkan ve olanaklarıyla yapmışlardır. Bekledikleri de 5-6 bin kişiydi. Fakat Önder bey görüntüde destek; röportajından anlaşıldığı üzere ise gerçekte köstek çalışması yürütmüştür. Birçok ilin gelmesini bizzat kendisi engellemiştir. Hatta bu engelleme olayını ben 13 Mayıs’taki MYK toplantısında bizzat dile getirdiğimde Önder bey, “kimse karşı çıkamaz, kim karşı çıkabiliyor?” diye beyanda bulunmuştu. Beş altı bin kişinin beklendiği bir mitinge, bu engellemelere rağmen 3-4 bin kişi yine de katılmıştır.

Ege’nin Sesi:Sayın Sav’ın röportaj zamanlamasını nasıl buluyorsunuz?

Savcı  Sayan:13 Mayıs MYK tartışmasına gelelim…

Öncelikle partimizin son günlerde yakalamış olduğu rüzgarla iktidara doğru giderken bu konuda çalışma yapmamız gerekirken, Genel Sekreterimizin açıklamasını istediğimiz kendi aramızda prensip kararına vardığımız MYK’daki konuşmaları basın yoluyla açıklamasını parti disiplinine ve ahlakına uygun bulmuyorum. Genel Başkanımızın medyada tartışmayalım sözünden sonra herkesin sustuğu bir dönem Genel Sekreterimizin partimizin gizli toplantılarını deşifre etmesini ve üzerinden 3-4 gün geçmesine rağmen, sayın Kılıçdaroğlu’nun bu konuda bir müdahalede bulunmamasından dolayı biz de kendi hukukumuzu korumak adına bu açıklamaları yapmak zorunda kalıyoruz. Hepimizin hukukunu korumak hem Genel Başkanın hem de sayın Genel Sekreterin görevidir. Partinin en üst karar organı olarak Kurultayımız bir karar verdi. Hatta ben de oy kullandım. Kurultay kararına saygı duymak zorundayız. Sayın Genel Sekreterin yaptığı açıklamalar ve entrikaları, hem yeni yönetime hem de geçmişte beraber çalıştığı arkadaşlarına yönelik bir saygısızlık olarak değerlendiriyorum.

Ege’nin Sesi:Deniz Baykal bu röportajla ilgili size bir şey söyledi mi?

Savcı  Sayan:Sayın Baykal ile bu konuyu konuştum, “Şu an parti içi tartışmaların zamanı değil ve partimizi iktidara taşımalıyız” dedi.  Böylelikle Sayın Baykal’ın ne denli önemli bir lider olduğunu bir kez daha anladım. Çünkü onun için önemli olan birilerine cevap vermek değil, partinin çıkarlarıydı.

Ege’nin Sesi:13 Mayıs’taki MYK tartışmasına dönersek…

Savcı  Sayan:13 Mayıs’taki MYK’daki konuşmaları sayın Genel Sekreter çarpıtarak, işine geldiği gibi kullanarak basınla paylaşmıştır. Özüne gelirsek o günkü toplantıda ilk söz alanlardan birisiyim. Ve aynen şöyle dedim:

Biz MYK üyeleri Genel Başkanımız giderken, bir daha geri getireceğimize dair kendi aramızda sayın Genel Sekreterimizin de başkanlığında önemli sözler verdik. Bu sözlerimizin arkasında mıyız, değil miyiz? Tekrar bunları konuşmak gereğini duyuyorum. Eğer içimizde düşüncesini değiştirmek isteyen arkadaşımız varsa, açık bir şekilde bunu söyleyebilir. İçimizde aday olmak isteyen varsa, bugün açık bir şekilde MYK üyeleri ile paylaşabilir. Ki ben bunları söylediğimde toplantıda grup başkan vekili olarak sayın Kılıçdaroğlu ve diğer grup başkan vekili de hazır bulunuyordu. Sayın Özyürek’e “Genel saymanım, siz 2 yıldır sözcülük yapıyorsunuz. İki kelime yanlış konuşmadınız. Bu 3 gündür yaptığınız 3 açıklamadan ikisi yanlış anlaşılıyor. Onun sebebi nedir?” diye sordum. Sayın Özyürek de konuşmalarının deşifresini isteyerek, gazetecilerin yanlış anladığını beyan etmiştir. Daha sonra Önder bey ile aramızda 5N1K programına çıkmamdan dolayı bir tartışma yaşandı. Sayın Sav o toplantıda da Genel Başkanımızın geri dönme çalışmalarıyla ilgili aksamanın olmadığını beyan etmiştir. Başka arkadaşlarımız da görüşlerini beyan etmişlerdir. Verdiğim sözlerden dolayı konuşmalarımın hepsini …. gereğini duymuyorum.

ATATÜRK VE SİLAH ARKADAŞLARI EN ZOR ŞARTLARDA BİLE TERS KÖŞEYE YATIRMA VE TERTİPLE HİÇ BİR KOLTUĞA OTURMADILAR..ATATÜRKÜN PARTİSİNDE KOLTUKLARA TERTİP VE TERS KÖŞEYE YATIRMAYLA OTURANLAR VAR İSE DERHAL İSTİFA ETMELERİ GEREKMEKTEDİR

Ege’nin Sesi:Sizin için adınızı anmadan “Sakallı” denmesini nasıl yorumluyorsunuz?

Savcı  Sayan:Sakal deyince kimilerinin aklına Ahmet Kaya, kimilerinin aklına Namık Kemal, kimilerinin aklına Hz. Ali, kimilerinin aklına da Peygamber Efendimizin sünneti gelir. Sakal deyince de Önder beyin aklına da ben geliyorum herhalde. Sakal benim kendi özel tercihimdir. İnsanları tasvir edenlere, tasvirden önce aynaya bakmalarını tavsiye ederim. Sakallı olanların bu kurultay sürecinde ilk günde ne söyledikleri ve son günde ne söyledikleri ortadadır. “Sakalsızım” diye öğünen kişilerin de, 53 yıllık dostlarına ne yaptıklarını görüyoruz. Bunları kamuoyunun taktirine bırakıyorum. Eğer bunları hakaret anlamında söylemişse, bunu da çok görmüyorum. Peygamberimize hakaret eden sayın Sav’ın, bana hakaretni çok görmüyorum. İl, ilçe, gençlik kolu başkanlığı ve MYK üyeliği yapmış arkadaşının adını anamıyorsa; bundan böyle Önder beyle aynı düşüncede olmayan partililere değişik sıfatlar takabilir. Şimdi onun yanında olanların da bu anlamda dikkatli olmalarını istiyorum.

Ege’nin Sesi:Baykal’a yönelik kaset olayında siz parti içini de ima eden 2 komplodan söz etmiştiniz. Yaşananlardan sonra aynı düşüncede misiniz?

Savcı  Sayan:Biz sayın Baykal’a yapılan komplodan sonra bütün örgüt ve MYK üyeleri de bu komployu ortaya çıkarmak ve Genel Başkan’ın bir daha geri dönmesini sağlamak için söz verdiğimizi daha önce beyan etmiştik. Ama sayın Kılıçdaroğlu adaylığını açıkladıktan sonra Genel Başkanımıza 2. bir komplonun da yapıldığını ifade etmiştim. Ama o gün herkes karşı çıkmıştı. Ama bugün Genel Sekreterimizin beyanlarından sonra ne kadar haklı olduğum ortaya çıkmıştır. Genel Sekreter, cinayet mahallinde dolaşmaya devam ediyor. Allah doğrudan yanadır. Benim söylediklerimi kendisi bugün ikrar etmiştir. Bence bu ihanetin belgesidir. Ters köşeye yatırma, gizleme, saklama-saklanma, vekil arkadaşlarını uyutma, gazetecileri, parti yöneticilerini ters köşeye yatırma, hangi siyasi ahlakta mevcuttur. Bu yapılanları muzaffer olmuş bir komutan edasıyla anlatma hangi vicdanlı insana mantıklı gelmiştir. Onu çok önemsediğim Türkiye halkının ve CHP örgütünün vicdanına bırakıyorum.

Ege’nin Sesi:Sav örgütü bu denli nasıl etkiliyor?

Savcı  Sayan:Belediye başkanlığı, il genel meclis üyeliği, belediye meclis üyeliği dağıtarak saygınlık peşinde koşmanın, itibar kazanmaya çalışmanın CHP kültüründe yeri yoktur. CHP delegesi kimsenin kulu ve tebası değildir. Siyaset emek, güven ve beraber olma ahlakına sahip çıkmaktır. “Ben belediye başkanlarını haşladım, il başkanlarını haşladım, Gürsel Tekin kuşu elinden kaçırdı” gibi cümlelerle CHP örgütünü aşağılamaya çalışmak kimsenin haddi olmadığı gibi, CHP tarihinde de görülmemiş bir olaydır. Sayın Genel Sekreter kendi beyanıyla, entrikalarla sonuç almaya gitmiştir. Bu doğru değildir. Eğer amaç Kemal beye destek ise bu herkes tarafından kabul gören bir durumdur. Hatta Deniz Baykal’ın dahi Kılıçdaroğlu’nun ismi telaffuz edildiğinde belki de karşı çıkan tek kişi sayın Önder Sav olmuştur.

Ege’nin Sesi:Kılıçdaroğlu’nun adaylığından sonra da bir MYK yaptınız ve sanıyorum o toplantı daha da gergin geçti değil mi?

Savcı  Sayan:Evet toplantı gerçekten gergin geçti. Çünkü güvendiğimiz, Genel Sekreterimiz tarafından uyutulmuş, kandırılmış, kendi tabiriyle ters köşeye yatmış bir MYK üyesi olarak yaşadıklarımı ne aile terbiyeme ne sayın Baykal ve CHP’den almış olduğum parti terbiyemle bağdaştıramadığım için içim yanmıştı. Ben MYK seçildiğim zaman en sevindiğim nokta, iki yıl staj göreceğimi, parti büyüklerimden çok şey öğreneceğimi ve bunları büyük bir çalışmayla gelecek kuşaklara aktaracağımı hayal etmiştim. O gün o toplantıda hayallerimi yıkılmıştı. İdol olarak gördüğüm bazı insanların nasıl küçüldüğünü, nasıl bir tertip içinde olduklarını gördüğümde kan beynime sıçramıştı. MYK toplantı salonuna sığamıyordum. Patlamak üzereydim. Bu düşünceler doğrultusunda görüşlerimi aktardım. Sayın Genel Sekreter de haklı olarak üzerine alındı. Orada tartışmamız oldu. Sayın Genel Sekreter toplantıyı terk etti. Asıl terk etmesinin sebebi Genel Başkanla ilgili komplodan duyduğu rahatsızlıktan ziyade kendisinin bir arkadaşla birlikte bana kurmuş oldukları bir komployla ilgili kendisine soru sorduğumda ve “bunu medya ile paylaşayım mı? diye sorduğumda o komplonun açıklanmasından sonra koltuğunda oturamayacağını hesaplayarak dışarı çıkmak zorunda kaldı.

Bugün röportajında diyor ki, “Ben ona şerefsiz dedim”. Öncelikle partinin rüzgar aldığı bir ortamda hepimizin çalışması gerekirken onun bu tabirini dikkate alıp, muhatap alıp seviyesine inmek istemiyorum. Ama yüzüne söylemeyeceğim bir lafı kimsenin arkasından söylemeyeceksin. Şerefsiz sözünü bana söylemek kimsenin haddi değildir. Öyle bir şey duysaydım; sonucu felaket olurdu.

BİZ KOLTUKLARIN ADAMI DEĞİL DAVALARIN ADAMAYIZ
BİZ DOSTLARIMIZIN KARINI DEĞİL ZARARINI PAYLAŞABİLMEYİ GÖZE ALAN İNSANLARIZ..

Ege’nin Sesi:Size de mi komplo kuruldu. Açar mısınız biraz?

Savcı  Sayan:Şu an değil. Solcu demokrat kişiliğim ve örgüt terbiyem buna müsaade etmez. İleri de  bir sürü oyunların döndüğü bu fırtınalı dönemi belki anı olarak yazarım

Ege’nin Sesi:Kılıçdaroğlu’nu kutladıktan sonra “Dikkatli olun” uyarısını neden yaptınız?

Savcı  Sayan:Sayın Kılıçdaroğlu, sayın Baykal’ın da beraber çalışmak istediği çalışkan bir partilimizdir. Genel Başkan seçildikten sonra, başarılı olması hepimizin ortak dileğidir. Ama şunu unutmayalım ki, CHP’deki statükonun temsilcisi, anti-demokratik yapının bir numaralı sorumlusunun sayın Sav olduğunu gördüm. Sayın Baykal’ın yapmak istediği bir çok şeyin engellenmeye çalışıldığını gördüm. Aynı şeylerin Kılıçdaroğlu’nun da başına gelmesinden korkuyorum. Çünkü “değişim” dedik ama, sayın Baykal’ın dışında değişen bir şey olmadı. Tam aksine halkın çok büyük bir kesiminin gitmesini istediği insanlar yönetimde kaldı. Bu Kılıçdaroğlu’nun geleceği için bir tehlike arz ediyor. Daha dün beraber çalıştığı arkadaşlarıyla ayrı düştüğü günden sonra, o beraber çalıştığı arkadaşlarını kötüleyen Genel Sekreterin bugün beraber çalıştığı arkadaşlarına da aynı şeyi yapmayacağının garantisi yoktur. Bir gün onları da nasıl ters köşeye yatırdığını, nasıl haşladığını, nasıl sattığını ballandıra ballandıra anlatırsa artık şaşmayın. Onun için ben bu düşünceleri taşıyan bir insan olarak bütün arkadaşlarımıza, başta sayın Kılıçdaroğlu olmak üzere ve örgütümüze çok dikkatli olmalarını bir kez daha hatırlatmak istiyorum.

Ege’nin Sesi:Kılıçdaroğlu’na ne görev düşüyor sizce?

Savcı  Sayan:Sayın Kılıçdaroğlu bugün halktan çokbüyük bir destek görmektedir. Parti yönetimdende, örgütünde görevli bulunan CHP’lilerle ve sade CHP üyelerinin hukukunu korumakla mükelleftir. En yakınındaki Genel Sekreter röportajında, 53 yıllık dostunun başına getirdiklerini, basın, vekilleri, örgütü nasıl ters köşeye yatırdığını, il başkanları ve belediye başkanlarını nasıl haşladığını ballandıra ballandıra anlatıyorsa, genel sekreter, parti genel başkan yardımcılarını “cebimden çıkarıp sokağa attım”, MYK üyelerini aşağılayıp hakaret etmesini hiç çekinmeden medya ile paylaşıyorsa, parti disiplini ve ahlakı içerisinde mutlaka bu konuya müdahele etmesi gerekiyor. Aksi taktirde biz kendi hukukumuzu korumak adına açıklamalar yapmak zorunda kalacağız. Bu da partimizin yükseliş döneminde zararına olacaktır ki, biz bunu istemiyoruz. Genel Sekreterimiz bu hakaretlerini sürdürürse, biz bütün bildiklerimizi önce sayın Kılıçdaroğlu’na, daha sonra da kamuoyuna açıklama gereği duyacağız. Genel sekreterimiz bu hakaretlerine devam ederse biz binlerce CHP’li parti genel merkezinin önünde toplanarak, çadır kurarak istifasını isteyeceğimizden kimseni kuşkusu olmasın. Herkesin bir ailesi, onuru ve şerefi vardır. Kimsenin CHP’nin sade bir üyesine bile hakaret etme hakkı ve haddi olamaz, biz en haklı olduğumuz durumlarda bile taşkınlık ve saldırganlık yapmadık. Bugün bu beyanları veren sayın Sav, geçmişte de Kasım Gülek-Ecevit Kurultayında salonu bastığını kendisi beyan etmiştir. Bugün genç yaşımıza rağmen sayın Sav’dan daha olgun, daha yapıcı olmamız da partimizin geleceğini düşünmemizin bir göstergesidir. Sayın Kılıçdaroğlu, Ecevit’ten aldığı kasketi önüne koyup bir kez daha derin bir şekilde düşünmelidir. Bugün bize yapılanların yarın başkalarının başına gelmeyeceğinin teminatı olmalıdır. Hepimiz partimize zamanımızı, ailemizi, maddi ve manevi imkanlarımızı verdik. Yıllardır CHP’nin iktidar olması için var gücümüzle çalıştık. Bugün iktidara yürürken görevi ve mevkisi ne olursa olsun, kimsenin bu yürüyüşe zarar verme hakkı yoktur. Kendi arkadaşlarını ters köşeye yatırmakla, kendi dostlarını satmakla öğünen Genel Sekreterimiz halkını da ters köşeye yatırmak için planlar ve tertipler yapıyorsa, şimdiden bunu engellemek sayın Kılıçdaroğlu’nun görevi ve sorumluluğudur.

Atatürk’ün hayatında entrikalar ve ters köşeler olmamıştır. Atatürk’ün partisi CHP’de de entrikaların ve ters köşelerin yeri olmamalıdır. Acaba sayın Sav daha önce milletvekili, belediye başkanı ve il başkanı aday adaylarını, adaylık sürecinde ters köşeye yatırdı, çok merak ediyorum. İnşallah bir gün bunu da ballandıra ballandıra anlatacaktır. Hafızasına güveniyorum.

DENİZ GEZMİŞ,  ve  NİCE DEVRİMCİLER ÖLÜME GİTTİKLERİNDE ARKADAŞLARINI TERS KÖŞEYE YATIRMAYI DÜŞÜNMUŞ OLSALARDI BELKİ İPTEN KURTULURLARDI AMA BUGUN ANILMAYACAKLARDI

Ege’nin Sesi:Komplonun gerçekten çözüleceğine inanıyor musunuz?

Savcı  Sayan:Sav’ın ballandıra ballandıra anlattığı tertip olayından sonra komplonun çözülmesi için ne kadar çaba sarf edeceğini düşünmek istemiyorum. Bu konuda da umudum Kılıçdaroğlu’nun tavır koymasıdır.

Ege’nin Sesi:Bundan sonra siyasette ne düşünüyorsunuz?

Savcı  Sayan:Biz koltukların deyil davaların adamıyız koltukların adamı olanlar tertip ve ters köşe planlarıyla uğraşırlar davaların adamları davanın başarılı olabilmesi için bulundukları her şartta çalışmayı düşünurler arkadaşlarımızı ters köşeye yatırmadan yolumuza devam edeceğiz sn Kılıçdaroğlu ve partimizin başarılı olabilmesi için var gücümüzle çalışacağız Türkiye’nin CHP iktidarına ihtiyacı vardır

Ege’nin Sesi:Deniz Baykal tekrar geri döner mi?

Savcı  Sayan:Sayın  Baykal siyasetin bütün çilelerini çekmiş bütün engellemelere rağmen ayakta durabilmiş nadir siyasetçilerdendir. Bundan sonraki siyasi hayatını yönlendirecek ne yetkiye nede hakka sahibim ama ‘’Angora’nın duvarları ve çeperleri Angora Aslananını zapt edebilecek kadar güçlü değildirler..’’bunu biliyorum.

Ege’nin Sesi:Sayın Sayan sorularımıza yanıt verdiğiniz için bize zaman ayırdığınız için egenin sesi ailesi adına size teşekkür ediyoruz.

Savcı  Sayan:Sayın Sinan Kara her zaman sizi severek ve keyifle takip ediyoruz. Ben çok teşekkür ediyorum. Bütün ege ye güzel İzmir’imizin halkına ve CHP örgütlerimize sevgi saygı ve selamlarımı iletiyorum.

RÖPORTAJ : Ayşe Yaşar-Sinan Kara



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Erkan Baş'tan 'NATO zirvesi' uyarısı

Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, temmuzda yapılması planlanan NATO zirvesine karşı uyarıda bulundu. Baş, "Bu memlekette halkın başına bela olan her şeyi kazıyın, altında NATO...

Van'da 5.2 büyüklüğünde deprem!

Van’ın Tuşba ilçesinde Richter ölçeğine göre 5.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem, Van’ın yanı sıra çevre illerde de hissedildi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD)...


Savaşa ve NATO’ya karşı harekete geçiyorlar

Ankara'da yapılması planlanan NATO zirvesi öncesinde aydınlar "Emperyalist saldırganlığa ve NATO'ya hayır!" başlıklı bir çağrı metni hazırladı, taleplerini sıraladı. Temmuz ayında Ankara'...

Süper El Nino Alarmı! Kavurucu Sıcaklar Geliyor!

2026 yazı için alarm verildi. El Nino ihtimalinin yüzde 62’ye çıkmasıyla birlikte Türkiye’de aşırı sıcaklar, orman yangınları ve kuraklık riski artarken; Meteoroloji’nin 34 il için yaptığ...


Bedelli askerlik 417 bin TL oldu: Torba yasa TBMM’de kabul edildi

Bedelli askerlik ücretinin ne kadar olduğu araştırılıyor. Peki, bedelli askerliğe zam mı geldi? Bedelli ne kadar oldu? Bedelli askerlik ücretini içeren torba kanun teklifi, TBMM Genel Kur...

Dilek İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya hakkında yeni karar

Uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan Dilek İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya hakkında tutukluluğunun devamına karar verildi. 6 Şubat tarihinde uyuşturucu soruşturması kapsamında tutu...


CHP'nin yeni miting adresi Bursa oldu: 'Mustafa Bozbey'e hep birlikte sahip çıkıyoruz'

CHP, Genel Başkan Özgür Özel liderliğinde "Bursa iradesine sahip çıkıyor" başlığı ile yarın Bursa'da miting düzenleyecek. CHP, "Bursa İradesine Sahip Çıkıyor" başlığı ile yarın (3 Nisan C...

Özgür Özel'in 'ara seçim' çağrısı: DEM Parti'den yanıt geldi

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in 'ara seçim' çağrısına ilişkin, "Seçim tartışmaları Merkez Yürütme Kurulu’muzun gündeminde değil" dedi. Doğan, "Muhalefette...


Ümit Özdağ, Tanju Özcan'ı Sincan Cezaevi'nde ziyaret etti

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ı ziyareti sonrasında yaptığı açıklamada, "O beni Silivri'de ziyaret etmişti. ...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Doğa Rutkay: Çocuğum olmasını hiç istemedim

DOĞA Rutkay, “Yasemin’in Penceresi” adlı programa konuk oldu. 2014 yılında Kerimcan Kamal’la evlenen, 2018 yılında da Piraye ve Rutkay Kerim adlı ikiz çocuklarını dünyaya getiren ünlü oyu...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’

Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürecini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Umut Balatacı, özellikle erken çocukluk döneminde görülen bazı davranışsal farklılıkların erken tanı açısından önemli ipuçları verebileceğini söyledi.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR