- Bedelli askerlik 417 bin TL oldu: Torba yasa TBMM’de kabul edildi
- 'Bireysel başvuru ve adil yargılanma hakkı ihlal edildi!'
- Buca Belediye Başkanı Görkem Duman: “Ne eğildik, ne de bir adım geri attık”
- Ertuğrul Doğan'dan Uğurcan Çakır itirafı: 'Hayatımın en büyük şoku...'
- ABD-İsrail, İran'daki köprüye saldırdı: İran basını o listeyi yayımladı
Adli Tıp Kurumunun Raporunda Çok Eksik Var
Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın üç yıllık çalışmalarını değerlendirerek rapor hazırladı. Raporda kurumun Adalet Bakanlığı’na bağlı çalışan bir kurum statüsünden çıkarılması gerektiği önerisi getirildi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün talimatıyla Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın 2007, 2008 ve 2009 yılı faaliyetleri Devlet Denetleme Kurulu tarafından incelendi. Kurulun raporu Cumhurbaşkanlığı’nın internet sitesi üzerinden yayınlandı.
Raporda kurum, mevzuat, teşkilat ve personel gibi konularda yapılan denetimlerin sonuçları ile tespit ve öneriler paylaşıldı. 5 bölümden oluşan raporun son bölümü tespit edilen sorunların çözümlerini içeriyor.
Buna göre tespit ve önerilerin ilk maddesinde Kurumun gerek hizmetleri Adalet Bakanlığı’nın ana hizmetlerinden biri olarak kabul edilememesi, gerekse kendisine ait bir bütçesi olmaması nedeniyle bağlı kuruluş vasıfları taşımadığı belirtildi. Kurumun bilirkişilik faaliyetinin bağımsızlık ve tarafsızlığının sağlanması için "ilgili kuruluş" statüsüne geçirilmesi gerektiği ifade edildi.
CİNSEL SALDIRI MUAYENE MERKEZLERİ KURULSUN
Raporda Adli Tıp Kurumu’nun son dönemde tartışmalara neden olan uygulamalarının ana konusunu teşkil eden cinsel suç mağdurlarına ilişkin uygulamaları da değerlendirmeye alındı. Cinsel suç mağdurlarının ruh sağlığının bozulmasına ilişkin dosyalardaki artışa dikkat çekilirken, şu ifadelere yer verildi:
"Mağdurun ruh sağlığında bozulma oluşup oluşmadığı mevzuunun "nitelikli hâller" arasından çıkarılması ve cezanın üst sınırının yükseltilmesi yoluyla, davaya bakacak olan hâkime, işlenen suçun niteliği ve işleniş biçimini değerlendirmek suretiyle uygun göreceği cezayı vermek konusunda daha geniş bir takdir alanı bırakılmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
Öte yandan, bu tür davalarla ilgili süreçlerin çok uzamakta olması ve bu esnada mağdur kişilerin birden çok kere muayene edilmek durumunda kalmaları, söz konusu kişilerin ruhsal
bakımdan daha da yıpranmalarına neden olabilmektedir. Mevcut sistem ayrıca, delillerin toplanması ve değerlendirilmesi noktasında da ciddi problemler ihtiva etmektedir. Bütün bu
sorunların giderilebilmesini teminen, mağdur kişilerin bir kere muayene edilip, adli sürecin bunlar açısından sonlandırılmasına ve ihtiyaç duydukları psikolojik ve tıbbi desteğin sunulabilmesine imkân verecek "Cinsel Saldırı muayene/Değerlendirme Merkezi" gibi birimlerin ülke geneline yaygın şekilde ihdas edilmesi gerekmektedir"
İSMİ DEĞİŞTİRİLSİN ÖNERİSİ
Raporda kurumun sadece adli tıp alanında değil, adli bilimler alanında faaliyet yürüttüğüne dikkat çekilerek, isminin de "Adli Bilimler Kurumu" olarak değiştirilmesi gerektiği vurgulandı.
Kurumun hizmet verdiği tıp dışı alanlarda da uzman yetiştirilmesi bakımından ülke çapında eksiklikleri bulunduğu belirtilerek, "Adli tıp uzmanlarının hem teorik hem de pratik bakımdan daha iyi eğitilebilmelerini; diğer tıbbi branşlarda uzman olup da adli tıp hizmetlerine katılması öngörülen hekimlerin, adli tıp alanında da uzmanlaşabilmeleri için uygun ortam ve araçların sağlanabilmesini; Kurum’da istihdam edilmekte olan personelden akademik kariyerini ilerletmek isteyenlerin Kurum’dan ayrılmak zorunda kalmalarının engellenebilmesini; Kurum kadrolarının öğretim üyeleri için de cazip hâle getirilmesini ve tıp dışı adli bilim alanlarında var olan eğitim açığının giderilerek, ihtiyaç duyulan uzmanların sistematik ve kapsamlı bir biçimde eğitilebilmesini temin edebilmek bakımından, Kurum Başkanlığı bünyesinde lisans öğrenimi sonrasında uzmanlık eğitimi ile birlikte yüksek lisans ve doktora programları da uygulayabilecek nitelikte bir yükseköğretim birimi (Adli Bilimler Akademisi) kurulmalıdır" denildi.
GENİŞLETİLMİŞ UZMANLAR KURULU
Toplam 28 maddede sıralanan önerilerin içerisinde ülke çapında strateji ve politikaların belirlenerek Ulusal Adli Bilimler Konseyi oluşturulması, ihtisas kurulları yerine sadece ilgili branşlarda uzman kişiler ile adli tıp uzmanlarından oluşan kurullar ile Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu sistemine benzer yapı oluşturulması gerektiği vurgulandı. Ayrıca üniversiteler ve sağlık kuruluşları ile işbirliğinin arttırılması, taşra teşkilatlarının geliştirilmesi ve bilirkişi seçimlerinde titiz davranılmadığı vurgulanarak "doğru" bilirkişilerin seçilmesi önerileri de getirildi.
TCK İLE UYUMSUZLUKLAR
Raporda ayrıca Adli Tıp Kurumu Kanunu’nda yer alan hükümler ile Yeni Türk Ceza Kanunu’nun uyumsuzluk arz ettiği belirtilerek, uyumun sağlanması ve birimlerin görev tanımlarının yeniden yapılandırılması gerektiği vurgulandı.(
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Bedelli askerlik 417 bin TL oldu: Torba yasa TBMM’de kabul edildi
Bedelli askerlik ücretinin ne kadar olduğu araştırılıyor. Peki, bedelli askerliğe zam mı geldi? Bedelli ne kadar oldu? Bedelli askerlik ücretini içeren torba kanun teklifi, TBMM Genel Kur...
Dilek İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya hakkında yeni karar
Uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan Dilek İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya hakkında tutukluluğunun devamına karar verildi. 6 Şubat tarihinde uyuşturucu soruşturması kapsamında tutu...
CHP'nin yeni miting adresi Bursa oldu: 'Mustafa Bozbey'e hep birlikte sahip çıkıyoruz'
CHP, Genel Başkan Özgür Özel liderliğinde "Bursa iradesine sahip çıkıyor" başlığı ile yarın Bursa'da miting düzenleyecek. CHP, "Bursa İradesine Sahip Çıkıyor" başlığı ile yarın (3 Nisan C...
Özgür Özel'in 'ara seçim' çağrısı: DEM Parti'den yanıt geldi
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in 'ara seçim' çağrısına ilişkin, "Seçim tartışmaları Merkez Yürütme Kurulu’muzun gündeminde değil" dedi. Doğan, "Muhalefette...
Ümit Özdağ, Tanju Özcan'ı Sincan Cezaevi'nde ziyaret etti
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ı ziyareti sonrasında yaptığı açıklamada, "O beni Silivri'de ziyaret etmişti. ...
''Kesikköprü Hattı’nı bir yıl içerisinde tamamlamayı planlıyoruz''
ABB Başkanı Mansur Yavaş, "Ankara'nın Geleceğine Yatırım Yapıyoruz" programında "ASKİ’nin kendi dereleri dışına çıkmadan çalışmasını ve bütçeyi de gördünüz en az bütçeyle en fazla işi yap...
MSB'den 'NATO karargâhları' tartışmalarına açıklama geldi
İstanbul Boğazı'nda kurulacak Deniz Unsur Komutanlığı ve Adana'da kurulacak Çok Uluslu Kolordu Karargâhı hakkında kamuoyunda tartışılan iddialara yanıt veren MSB, ''Bölgesel sahiplik ilke...
Ümit Özdağ'dan Özgür Özel'e kritik çağrı!
Partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında konuşan Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ "Tüm Atatürkçü muhalefet partilerinin bir araya gelmesinin çok değerli olduğunu düşünüy...
Ekrem İmamoğlu'ndan İBB davasına ilişkin 'bilirkişi' tepkisi: 'Bu ihtimal matematiğe sığmaz!'
İBB’ye yönelik davalarla ilgili sosyal medya hesabından açıklamada bulunan tutuklu CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, bilirkişi atamalarında aynı ismin birden fazl...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Mehmet Ali Erbil’in acı günü: Annesi Yurdagül Eken hayatını kaybetti
Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil, bir süredir sağlık sorunlarıyla mücadele eden 84 yaşındaki annesi Yurdagül Eken’in vefatıyla sarsıldı. Yakın zamanda kalça kemiği kırığı nedeniyle tedavi gör...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’
Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürecini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Umut Balatacı, özellikle erken çocukluk döneminde görülen bazı davranışsal farklılıkların erken tanı açısından önemli ipuçları verebileceğini söyledi.





Yorumlar