Yukarı
54917

Kılıçdaroğlu'nun 'evet' demek için bir şartı var!

23 Aralık 2011 05:37

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Konya'daki mitingde "Recep Bey'e söylüyorum, sen adam gibi adamsan, verdiğin sözü tutuyorsan getir dokunulmazlıkları kaldır, ben de "evet" diyeceğim" dedi. Kılıçdaroğlu Ankara'daki mitingde de AKP'ye yüklendi

Kılıçdaroğlu, partisince Konya Hükümet Meydanı’nda düzenlenen mitinge, "Konya’dayız, büyük Mevlana’nın kentinde, hoşgörünün kentindeyiz" diyerek başladı.

Konya’nın, CHP’nin en az oy aldığı kentlerden biri olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, bunun nedeninin Konyalılar değil, kendileri olduğunu ifade etti.

Konya’ya 4. gelişi olduğunu, bundan sonra daha fazla geleceğini ve halka yalan söyleyen, cebini dolduran, yalan talan düzenini kuran politikacılardan hesap soracağını vurgulayan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Yıllar yılı ülkeyi yönettiler, 8 yıldır yönetiyorlar, Allah aşkına 8 yılda ne yaptılar bu ülkede? Çiftçi hayatından memnun mu, emekçi memnun mu, işsize iş buldular mı, sanayici hayatından memnun mu, ülkeyi yöneten insanlar acaba burada toplanan insanların sesini Ankara’dan Recep Bey duyuyor mu? Duymuyor.
Eğer vicdanı olsaydı, bu coğrafyada yatağa bir çocuk aç girerken o altın kaplamalı musluktan akan suyla yüzünü yıkamazdı, vicdan taşırdı. Bu ülkede çocuklar yatağa aç giriyor. Açlık var, işsizlik var, yoksulluk var. İsraf, Müslümanlıkta haram değil mi? Recep Bey inşallah duyuyordur."

"MİLLETİ KANDIRMAK İÇİN DÜNYANIN PARASINI AKITIYORLAR"
Edirne’den Hakkari’ye kadar bütün bilboardlarda "evet" yazdığını ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Bütün gazetelerde her gün tam sayfa ilan, neredeyse 1 aydır devam ediyor, o sayfaların bedeli kaç lira biliyor musunuz? Bir günlüğü, bir gazete 40 bin lira... Yazık değil mi bu paraya, milleti kandırmak için dünyanın parasını akıtıyorlar. Neymiş ’evet’ oyu verecekmiş, niye versin evet oyu, demokrasi mi gelişecek, özgürlükler mi gelişecek? Şimdi düşünün herkesin cep telefonu dinleniyor, bunun adı mı demokrasi? Benim özel hayatım kalmadı. Bunu yapan iktidarın getirdiği anayasaya bakın, Konyalı iş adamlarına sesleniyorum, sanayicilere, esnaf ve sanatkara, çiftçiye, esnafa sesleniyorum. Bu anayasaya ’evet’ çıkarsa, Adalet Bakanı ve Başbakan isterse bir gecede hepsinin evini bastırabilir, hapse tıkabilir ve siz şikayet edecek yer bulamazsınız. Çünkü bu anayasa vatandaşın hak aramak için Danıştaya başvurma hakkını elinden alıyor, Recep Bey bunu niye dürüstçe anlatmıyor?"

"KARŞIMA ÇIK DA SENİN BOYUNUN ÖLÇÜSÜNÜ ALDIRAYIM"
Başbakan Erdoğan’ın kendisine "Bu CHP’nin genel başkanı millete konuşuyor ama anayasadan söz etmiyor" dediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Konya’dan sesleniyorum, yüreğin varsa adam gibi adamsan istediğin televizyon kanalında ve istediğin gazetecilerle çık karşıma bakalım. Şimdi ben soruyorum, Recep Bey benim karşıma çıkmaya cesaret edebilir mi? Çünkü benim karşıma çıkacak adamda mangal gibi yürek olması lazım. Milletin önüne çıkıyorsun her türlü numarayı çekiyorsun, bütün afişleri pankartları Türkiye’yi baştan sona ’evet’ ile donatıyorsun, e ben senin deyiminle ’Gariban Memur Kemal Efendi’yim’, neden çıkmıyorsun karşıma, çık da senin boyunun ölçüsünü aldırayım."

Seydişehir Alüminyum Tesisleri özelleştirmesinin mahkeme kararıyla iptal edildiğini, mahkeme kararının uygulanmadığı için bu tesislerin şu an işgal altında olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, tesisin millete geri verilmesini istedi.

"DOKUNULMAZLIKLARI KALDIR BEN DE "EVET" DİYECEĞİM"
"Niye ’evet’ diyeyim bana bir tane mantıklı gerekçe söyle" diyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

"Mantıklı gerekçe söyle ben sana ’evet’ vereceğim. Veriyor mu mantıklı bir gerekçe, veremez. Zaten, mantıklı gerekçe olsaydı benim karşıma çıkar, beraber televizyon ekranlarında tartışırdık. Millet de kararını verirdi, kim doğru söylüyor kim söylemiyor diye... Evet, dokunulmazlıklardan bir milletvekili niye korkar? Bir milletvekili ihaleye fesat karıştırmamışsa, kul hakkı yememişse, dokunulmazlıkların arkasına saklanmaz. Recep Bey’e söylüyorum, sen adam gibi adamsan, verdiğin sözü tutuyorsan getir dokunulmazlıkları kaldır, ben de "evet" diyeceğim."

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AK Parti iktidarının anayasa değişiklikleri ile 12 Eylül paşalarının bile yapmaya cesaret edemediğini yaptığını ileri sürerek, "Danıştay’a başvurma hakkını milletin elinden alıyorlar ve diyorlar ki ’bu anayasayla demokrasi gelecek’. Bunun adı Recep demokrasisidir. Bunu reddediyoruz" dedi. 

Kılıçdaroğlu, partisince Tandoğan Meydanı’nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmaya "Geliyoruz bir değil, bin değil milyonlarla halkın iktidarını kurmaya geliyoruz" diyerek başladı.
Ankara’nın başkent olduğunu bunun anayasanın değiştirilmesi teklif edilemeyen maddeleri arasında olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, meydanda bulunanlara "Bağımsızlığın başkenti, özgürlüğün başkenti, demokrasinin başkenti, merhaba Ankara. Demokrasinin, özgürlüğün, bağımsızlığın başkenti, aynı zamanda Mustafa Kemal’in başkenti, merhaba Mustafa Kemal’ler..." diye seslendi.
Vatandaşlardan 12 Eylül’de yapılacak referandumda "hayır" oyu vermelerini isteyen Kılıçdaroğlu, "hayır" diyerek değişimin yolunu açacaklarını, Türkiye’yi ve dünyayı değiştireceklerini söyledi.
Kılıçdaroğlu, hiçbir zaman ve hiçbir yerde kimseyi kırmak istemediklerini, kimseyi ötekileştirmediklerini belirterek, şöyle devam etti:
"Birileri çıkıp bizim adımıza birilerini üzüp, kırarsa CHP’nin genel başkanı olarak kırılan herkesten, üzülen herkesten gönül rahatlığı içinde özür dilemesini biliriz. Çünkü biz adamız, adam gibi adam olacağız. Eğer birileri bir arkadaşımızı üzdüyse biz gereğini yaparız. Ama ben merak ediyorum, Recep Bey’e soruyorum; Sen çiftçiye ’ananı da al git’ dediğin zaman bütün analardan özür dilemesini bildin mi? Buradan, Ankara’dan Türkiye’deki bütün analara sesleniyorum, sizi aşağılayan, çiftçinin anasını aşağılayan ’ananı da al git’ diyen Recep Bey’i, bütün anaları göreve davet ediyorum, 12 Eylül’de onu sandığa gömün." 

-"SANIRSIN Kİ ADALET VE KALKINMA BANKASI"-

CHP’nin üç aydır kendi olanakları ile adım adım Türkiye’yi gezdiğini anlatan Kılıçdaroğlu, harcamalarında hazineden aldıkları yardımları ve aidatları kullandıklarını söyledi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ise devletin imkanlarını kullanarak referanduma ilişkin kampanya yürüttüğünü ileri süren Kılıçdaroğlu, "Diyor ki ’Devlet bana dedi ki gidip yatırımları açabilirsin’ Yatırımları açabilirsin ama gidip orada seçim propagandası yapamazsın. Sende ahlak varsa önce devletin uçağını kullanmaya son ver. Adalet ve Kalkınma Partisi, ama sanırsın ki Adalet ve Kalkınma Bankası. Nereden buluyorsun sen bu paraları? Türkiye’de Edirne’den Hakkari’ye kadar her tarafta ’evet’. Bilboardlarda ’evet’, gazeteleri açıyorsun ’evet’, havaya bakıyorsun ’evet’, yere bakıyorsun ’evet’ iyi de bu değirmenin suyu nereden geliyor Recep Bey. Çık şu millete bir anlat bakalım" diye konuştu.
AK Parti’nin artık zemin kaybettiğini ve hesap verme telaşı içine girdiğini iddia eden Kılıçdaroğlu, bu kadar çok ’evet’ vurgusu yapılmasının nedeninin de bu olduğunu savundu.
Anayasa değişikliğinin AK Parti’nin söylediği gibi demokrasinin ve özgürlüğün yolunu açmadığını, işsizlere iş, aş vermediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Bu anayasa 12 Eylül anayasasının uzantısıdır" dedi.
Ankara’da bir süre önce toplu taşıma ücretlerine zam yapıldığını, ancak Danıştay’ın yüksek zammı iptal ettiğini, bunun bir hakkın kullanımı olduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, anayasa değişikliklerinin hayata geçmesi halinde ise artık bu hakkın kullanılamayacağını ileri sürdü. Kılıçdaroğlu, "Recep Bey’in adaleti bu. Bu adaleti her yerde anlatın. 12 Eylül paşalarının bile yapmaya cesaret edemediği, yurttaşa hak olarak verdiği Danıştay’a başvurma hakkını milletin elinden alıyorlar ve diyorlar ki ’bu anayasayla demokrasi gelecek’. Bunun adı Recep demokrasisidir. Bunu reddediyoruz" şeklinde konuştu.
Kılıçdaroğlu, değişikliklerin kamu kaynaklarının yandaşlara peşkeş çekilmesine de anayasal zemin hazırladığını iddia etti. 

-"O HAP ZEHİRLİ HAPTIR"-

CHP’nin toplumda daha fazla hak ve özgürlükten yana olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, ancak söz konusu anayasa değişikliğinin bunu sağlamadığını savundu. Kılıçdaroğlu, "Önümüze getirilip dayatılan ’26 soruya tek cevap vereceksin, ya evet diyeceksin ya hayır diyeceksin’ diyen demokrasiden nasibini almamış zihniyete hayır diyeceğiz" dedi.
Kılıçdaroğlu, 26 soruya tek yanıt istemenin milletin aklına güvenmemek olduğunu ifade etti.
Başbakan Erdoğan’ın anayasa değişikliklerine ilişkin olarak "hap gibi" ifadesini kullandığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Doktorluk yapmayan bir adamın verdiği hapla millet sağlığına kavuşur mu? O hap zehirli haptır. Onun millete yuttururlarsa demokrasiyi askıya alırız, haklarımızı askıya alırız, özgürlüklerimizi askıya alırız" dedi.
AK Parti’nin anayasa değişiklikleri ile Ekonomik ve Sosyal Konseyi getirdiğini söylediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, ancak konseyin zaten yasası olduğunu aktardı. Kılıçdaroğlu, yasa gereği 3 ayda bir toplanması gereken konseyin 3 yıldır toplanamadığını da kaydetti. "Buradan bütün iş dünyasına sesleniyorum, bütün aydınlara sesleniyorum, bütün sanatçılara sesleniyorum; bu referandumda ’evet’ çıkarsa bir sabah eviniz basılabilir. Bir sabah gözaltına alınabilir, tutuklanabilir, aylarca hapiste kalabilirsiniz. Ve siz tahliye olduktan sonra sizi haksız yere gözaltına alan, tutuklatan yargıya, yargıca, savcıya karşı hak arama talebiniz dahi olmayacak" diyen Kılıçdaroğlu, özgürlük ve hak isteyenlerin anayasa değişikliğine ’hayır’ demesi gerektiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’ın kendisine yönelik "meydanlarda anayasa değişikliğini anlatmadığı" eleştirisinin de gerçeği yansıtmadığını savunarak, şöyle konuştu:
"Ben anayasayı anlatıyorum da onun kulakları duymuyor. Niçin kulakları duymuyor? Çünkü ben miting meydanında söylüyorum, cep telefonundan söylesem dinleyecek. Telekulak hükümeti bunlar. Geçen gün Yargıtay üyeleri dinlenmiş, Danıştay üyeleri dinleniyor. Eminim içinizden çok kişi de dinleniyor. Bizim dinlenmek zaten kaderimiz. Bizi de dinleyecekler ama varsın dinlesinler. Dinlemezlerse namerttir bunlar. Hiç korkmuyoruz biz. Sayın Başbakan yasa dışı dinlemelerin arkasına saklanıyor, yeri zamanı gelince onlardan söz ediyor. Peki şimdi ben Sayın Başbakan’a sorayım; Sen bir işadamından Amerika’daki kızına 25-30 bin dolar parayı nasıl istedin? Hangi gerekçeyle istedin? O sana borç mu verdi, yoksa sen onun ortağı mısın? Çık millete anlat bakalım. Anlatamaz." 



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Erdoğan, NATO Genel Sekreteri ile telefonda görüştü

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, AKP'li Cumhurbaşkanı ...

İmamoğlu'ndan Figen Yüksekdağ'a taziye mesajı!

Kandıra'da tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ'a taziye mesajı gönderen Ekrem İmamoğlu "Bu zor günlerde bu acılar elbette sizleri çok üzmüştür. Umarım özgür günlerde...


Zelenskiy'den 'sürpriz' İstanbul ziyareti: Erdoğan'la görüşecek

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski, AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yapacağı görüşme için İstanbul’a geldi. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, çalışma ziyaret...

Dışişleri'nden 'NATO'ya bağlılık' mesajı: Komünistler protestoya çağırdı

Dışişleri Bakanlığı'nın NATO'nun kuruluşu nedeniyle yayımladığı 'ittifaka bağlılık' mesajına komünistler tepki gösterdi. Ayrıca NATO'ya karşı Ankara'da da protesto yürüyüşü düzenlenecek. ...


İBB Davası'nda kamerayla gözetleme... Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan dikkat çeken açıklama!

İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in avukatı Baran Kaya, duruşma salonuna yeni siyah kameralar takıldığını ve bu yöntemle gözetlendiklerini belirtmişti. Konuya ilişkin açıklama yapan Ba...

Bahçeli, Türkeş'in kabrini ziyaret etti

MHP lideri Devlet Bahçeli, ölümünün 29. yılında Alparslan Türkeş'in Beştepe'deki anıt mezarına ziyarette bulundu. Bahçeli'ye MHP'li kurmaylar da eşlik etti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçe...


Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey Tutuklandı

3 gün önce gözaltına alınan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in aralarında bulunduğu 53 şüpheli, tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Bozbey'in eşi, kızı...

Erkan Baş'tan 'NATO zirvesi' uyarısı

Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, temmuzda yapılması planlanan NATO zirvesine karşı uyarıda bulundu. Baş, "Bu memlekette halkın başına bela olan her şeyi kazıyın, altında NATO...


Van'da 5.2 büyüklüğünde deprem!

Van’ın Tuşba ilçesinde Richter ölçeğine göre 5.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem, Van’ın yanı sıra çevre illerde de hissedildi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD)...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Tarkan sessizliğini bozdu: 'Uçakta bir şeyler oldu...'

A Milli Takım'ın, ABD, Meksika ve Kanada'nın ortak düzenleyeceği Dünya Kupası'na katılmasının kesinleşmesinin ardından "Yeni Milli Takım marşı" iddiası gündeme geldi. 2002'deki Dünya Kupa...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’

Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürecini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Umut Balatacı, özellikle erken çocukluk döneminde görülen bazı davranışsal farklılıkların erken tanı açısından önemli ipuçları verebileceğini söyledi.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR