- Bedelli askerlik 417 bin TL oldu: Torba yasa TBMM’de kabul edildi
- 'Bireysel başvuru ve adil yargılanma hakkı ihlal edildi!'
- Buca Belediye Başkanı Görkem Duman: “Ne eğildik, ne de bir adım geri attık”
- Ertuğrul Doğan'dan Uğurcan Çakır itirafı: 'Hayatımın en büyük şoku...'
- ABD-İsrail, İran'daki köprüye saldırdı: İran basını o listeyi yayımladı
24 Kasım\'ı Kutlamak Yerine Önce Sorunları Çözelim
Milli değerler, evrensel değerlerden daha makbul sayılınca 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü yerine 24 Kasım Öğretmenler Günü, resmi kurumlar ve bazı öğretmen sendikaları tarafından coşkuyla kutlanır. Adeta öğretmenleri kutsama şölenine dönüştürülür. Her ne kadar öğretmenlerin içinde bulunduğu sosyo-ekonomik koşulların olumsuzluğundan bahsedilse de esas vurgulanan, öğretmenlerin gösterdiği fedakârlık ve mesleklerinin kutsal olduğu temasıdır.
Devletin kutsallığı ve dayanağını oluşturan ulusal simgelerin, mitlerin en yüce değer olarak öğrenciler tarafından kabul görmesi, okulların varlık nedenini oluşturur sanki. İşte kutsanan bu ulusal değerleri, kişilere aktarma işi olan öğretmenlik mesleği de kutsallık sıfatını kazanmış olur.
Kutsanan bilgilerin ve simgelerin öğrencilere akışını sağlayacak olan öğretmenlerin kutsal bir iş yaptıkları vurgusu, belki de kaynağını kutsal devlet anlayışının dolaşıma soktuğu ürünlerden alır. Başka bir ifadeyle, eleştirel aklın süzgecinden muaf tutularak adeta dogmatik hale getirilen bu bilgiler, öğretmenliğe kutsallık temasını bulaştırmış olur.
Bu kutsallığın zedelenmemesi için öğretmenlerin görevlerini yerine getirirken; ulusal simgelerin ve değerlerin, öğrencilerin bireysel isteklerinden ve sosyal ihtiyaçlarından daha gerekli olduğu bilincini öğrencilere kazandırmada titiz davranmaları özellikle istenir.
Amire tabi kılınan öğretmen
Öğretmenlik; yalnızca öğrenciye bilgiyi nakleden değil, aynı zamanda öğrenciyi denetleyen, gözetleyen davranışlarına, sözlerine, düşüncesine ve kılık kıyafetine müdahale eden kutsal bir meslek olur. Daha iyi denetim, gözetim ve disipline edici yöntemleri kullanma becerisi de öğretmenlik mesleğinde başarılı olmanın ölçütleri oluverir.
İşin tuhaflığı, otorite uygulayan öğretmenin kendisi de kanunların ve amirlerin otoritesine maruz kalır. Nasıl ki öğretmen öğrenciyi denetlemek, gözetlemek ve disipline etmekle görevliyse, amirlerin de görevi öğretmenleri denetlemektir.
Denetimi kolaylaştırmak ve öğretmenlerin otoriteyi içselleştirmesi için, cezalandırma teknikleri her an amirleri tarafından uygulanabilir. Örneğin valinin, öğretmene uyarma, kınama ve maaş kesintisi cezasını doğrudan verebilme yetkisi, otoriter değerlerin eğitim kurumlarına sızabildiğinin işareti olsa gerek. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Disiplin Cezaları Bölümü’nde yer alan bazı maddelerin öğretmenleri, amirlerine tabi kılmayı amaçladığını söyleyebiliriz. Örneğin, öğretmenin görev sırasında amirine hal ve hareketleriyle saygısız davranması uyarma, görev sırasında amirine sözle saygısızlık etmesi ise aylıktan kesinti cezasını gerektiriyor.
Öğretmenin söz ve davranışlarının uyarma ve kınama, hatta kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektirip gerektirmediği, amirinin anlayışına terk edilmiş durumdadır. Amir isterse öğretmenin normal davranışını ve sözlerini saygısızlık olarak değerlendirip, keyfi biçimde sözü edilen cezaları uygulayabilir. Hatta öğretmeni cezalandırma konusunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu yeterli bulunmazsa, 1702 sayılı İlk ve Ortaöğretim Muallimlerinin Terfi ve Tecziyeleri Hakkında Kanun’a dahi başvurulabilir. Her iki kanunun da öğretmeni amirine tabi kılmak için titizlikle hazırlandığını belirtebiliriz.
Ast-üst ilişkisinin zararları
Kanunlar ve amirlerin uygulamalarıyla öğretmen, denetim altında bulundurulur. Amirin görevi, bir anlamda öğretmenin hal ve hareketlerini kontrol etmektir. Kontrolün sürekli olması da hiyerarşik yapılanmanın sarsılmaması için gerekli görülür.
Bu nedenle kontrolü yalnızca okul müdürü yapmaz; kaymakam, müfettiş ve vali de denetleme görevini yerine getirir. Kontrolün kapsamında, öğretmenin amirine göstereceği saygının derecesi, kanunlara uyup uymadığı, sınıf içinde disiplini sağlama becerisi gibi otoriter eğitimi ayakta tutan hususlar yer alır. Disiplin mekanizmaları yalnızca öğretmenin düşünce ve davranışları için değil, dış görünümü için de işlemiş olur. (Örneğin erkek öğretmenlerde, ceket giyme ve kravat takma zorunluluğunun halen devam ediyor olması, askeri birliklerdeki tek tip kıyafet uygulamasını anımsatmıyor mu?)
Amirin öğretmene, öğretmenin öğrenciye karşı kullandığı otoriter yapıyla, ast-üst ilişkisi şeklinde tesis edilen bu iletişim biçimiyle eğitim-öğretim ortamlarının özgürleştirici ve bireyselleştirici kanallara dönüşmesi, ihtimal dahilinde bile görünmüyor.
Özerk kimliğe kavuşmak
Öğretmenlerin sorunları, ne 24 Kasım’ı kutlamakla ne de mesleklerine ilişkin abartılı sıfatların kullanılmasıyla hafifleyebilir. Eğitim-öğretim ortamlarını kışlaya benzeten kanunlardan ve yönetmeliklerden arındırma bilinci, grev ve toplusözleşme haklarını kazanma mücadelesi güçlü olursa, öğretmenlerin sosyal, ekonomik ve özlük haklarının iyileştirme zemini de yaratılabilir.
Oluşturulacak bu zemine demokratik ve evrensel değerlerin girmesiyle, öğretmenlerin ve öğrencilerin özerk bir kimliğe kavuşma olasılığı güçlenmiş olmaz mı
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Bedelli askerlik 417 bin TL oldu: Torba yasa TBMM’de kabul edildi
Bedelli askerlik ücretinin ne kadar olduğu araştırılıyor. Peki, bedelli askerliğe zam mı geldi? Bedelli ne kadar oldu? Bedelli askerlik ücretini içeren torba kanun teklifi, TBMM Genel Kur...
Dilek İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya hakkında yeni karar
Uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan Dilek İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya hakkında tutukluluğunun devamına karar verildi. 6 Şubat tarihinde uyuşturucu soruşturması kapsamında tutu...
CHP'nin yeni miting adresi Bursa oldu: 'Mustafa Bozbey'e hep birlikte sahip çıkıyoruz'
CHP, Genel Başkan Özgür Özel liderliğinde "Bursa iradesine sahip çıkıyor" başlığı ile yarın Bursa'da miting düzenleyecek. CHP, "Bursa İradesine Sahip Çıkıyor" başlığı ile yarın (3 Nisan C...
Özgür Özel'in 'ara seçim' çağrısı: DEM Parti'den yanıt geldi
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in 'ara seçim' çağrısına ilişkin, "Seçim tartışmaları Merkez Yürütme Kurulu’muzun gündeminde değil" dedi. Doğan, "Muhalefette...
Ümit Özdağ, Tanju Özcan'ı Sincan Cezaevi'nde ziyaret etti
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ı ziyareti sonrasında yaptığı açıklamada, "O beni Silivri'de ziyaret etmişti. ...
''Kesikköprü Hattı’nı bir yıl içerisinde tamamlamayı planlıyoruz''
ABB Başkanı Mansur Yavaş, "Ankara'nın Geleceğine Yatırım Yapıyoruz" programında "ASKİ’nin kendi dereleri dışına çıkmadan çalışmasını ve bütçeyi de gördünüz en az bütçeyle en fazla işi yap...
MSB'den 'NATO karargâhları' tartışmalarına açıklama geldi
İstanbul Boğazı'nda kurulacak Deniz Unsur Komutanlığı ve Adana'da kurulacak Çok Uluslu Kolordu Karargâhı hakkında kamuoyunda tartışılan iddialara yanıt veren MSB, ''Bölgesel sahiplik ilke...
Ümit Özdağ'dan Özgür Özel'e kritik çağrı!
Partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında konuşan Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ "Tüm Atatürkçü muhalefet partilerinin bir araya gelmesinin çok değerli olduğunu düşünüy...
Ekrem İmamoğlu'ndan İBB davasına ilişkin 'bilirkişi' tepkisi: 'Bu ihtimal matematiğe sığmaz!'
İBB’ye yönelik davalarla ilgili sosyal medya hesabından açıklamada bulunan tutuklu CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, bilirkişi atamalarında aynı ismin birden fazl...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Mehmet Ali Erbil’in acı günü: Annesi Yurdagül Eken hayatını kaybetti
Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil, bir süredir sağlık sorunlarıyla mücadele eden 84 yaşındaki annesi Yurdagül Eken’in vefatıyla sarsıldı. Yakın zamanda kalça kemiği kırığı nedeniyle tedavi gör...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’
Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürecini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Umut Balatacı, özellikle erken çocukluk döneminde görülen bazı davranışsal farklılıkların erken tanı açısından önemli ipuçları verebileceğini söyledi.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.