Yukarı
65688

Bu nesil sorunu diyalogla çözecek son nesil

26 Haziran 2013 10:51

Hem KCK davasında yargılanan hem de Âkil İnsanlar Heyeti’nde yer alan KESK Genel Başkanı Lami Özgen, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki 2 aylık deneyiminden dikkat çekici sonuçlar çıkardı.

“Eğer süreç heba edilirse, bunun geri dönüşü olmaz” diyen Özgen şunları anlattı: “Kürt meselesinde nihayet barış telaffuz edildi. Alışık olmadığımız bir süreçten geçiyoruz. Kürt sorunu gibi 150-200 yıllık bir süreci olan, Cumhuriyet’te de devam eden, son 30 yılda da çok acı sonuçları olan bir sorun.

Bu sorunun içinde büyüdük, geliştik. Hem emek alanı itibariyle hem kişi olarak büyüdüğüm yer tam savaşın merkezi, yani Diyarbakır . 90’lı yılların başından beri savaşın barışla nihayetlenmesi gerektiğini savunan, bunun için mücadele eden bir konfederasyonun, sendikanın üyesiyim. İlk defa bir toplumsal sorun konuşarak çözüm seyrine giriliyor. Elbette bu sorunun çözümünde birinci derece muhatap Kürtlerdir, bunun onurlu bir barışla sonuçlanması ve bununla inşa edilecek bir dönemde sendikaların, muhalif kurumların yer alması gerekiyordu. Biz de süreçte görev aldık.”

Sizin bu komisyonda yer almanız eleştirildi. Eleştirilerin merkezi, Âkil İnsanlar Heyeti’nde meseleye farklı bakan isimlerle ortak çalışma yürütmeniz…

Lami Özgen: Savaş siyaseti sürdüren hükümetler içeride muhalefet eden kurumlara yönelik baskılar, müdahale süreçleri oldu. Bizim mücadele süreçlerinin içinde en çok mağdur olan kurumların başında da KESK gelir. Dolayısıyla bizim bu süreçte temsil edilmemiz, fikrimizin alınması gerekiyordu. Ama barış sürecine mağdur olan başka sivil toplum örgütlerinin dahil edilmesi gerekiyordu, bu yeterince yapılmadı. Türk Tabipleri Birliği olmalıydı, savaş sürecinde mücadele eden örgütlerden biriydi. TMMOB, TİHV... Bunlar savaş sürecini yaşamış kurumlardır. Daha düne kadar siyasi iktidara paralel bazı kurumların bu heyette temsilcilerinin olması, şu an için olumlu bir adımdır ama düne göre handikaptır...

Peki özellikle Güneydoğu’da karşınıza bir sorun olarak çıktı mı?

Doğal olarak düne kadar bu soruna mesafeli kesimlerin bu komisyonlarda yer alması bu komisyonların güvenirliği, inandırıcılığı, bağımsızlığı noktasında algılar, kaygılar oluşturdu. Bunları doğal buluyorum. Bu kesimin komisyonlarda ağırlıklı temsilini milliyetçi ve muhafazakâr kesimleri ikna etmeye yönelik bir eğilimi taşıdığını düşünüyorum. Bu doğru olmakla beraber eksiktir.

Sizin bölgenizin özelliği diğer bölgelerden farklı olarak savaşın en fazla etkilerinin yaşandığı bölge olması. Kolaylıkları ve zorlukları nelerdi?

Biz 30 yıldır savaşın bütün boyutlarını yaşamış, en büyük vahşetleri kendi yaşantısında iz olarak taşıyıp, sizin yüzüne çarpacak şekilde ifade edenlerin ayağına gittik. Politikleşmiş bir halk kitlesinin en uç, en radikal talepleriyle yüzleştik. İnsanlar kendi demokratik talepleriyle beraber 90 yıllık bir devlet sistemiyle bizi yüzleştirdiler. Faili meçhullerin, kayıpların olduğu bir coğrafyada çalıştık. Yıllardır bir mezar taşı, bir cenaze arayan insanların tepkileri, duruşları, dirençleriyle karşı karşıya kaldık. Bu anlamda işimiz çok zordu. Biz her ilde kendimizle hesaplaştık. En basit örnek, Ceylan Önkol’un ailesiyle yüz yüze gelip ne yaşadığını görmek çok zordu. Hakeza Uğur Kaymaz, hakeza Roboski aileleri… Bir çok komisyon üyesi bunun duygusal sıkıntılarını yaşadı.

Şimdi saydığınız Uğur Kaymaz, Ceylan Önkol, Roboski son 10 yılda öldürülen ve simgeleşen olaylar. İnsanlar AKP ’nin barış sürecindeki samimiyetine güveniyor mu?

Uğur Kaymaz’ın annesi bize şunu söyledi: “13 yaşındaki Uğur Kaymaz kurşunlanıp öldürüldüğü zaman bizim verdiğimiz demokratik mücadeleye Türkiye demokrasi güçleri yeterince karşı çıksaydı Ceylan Önkol ölmezdi.” Bu çok ders verici bir örnek. Buna rağmen toplumsal barışa inanıyorlar. Şerzan Kurt’un annesinde “Başlayan 90 günlük süreçte çocuklarımız ölmemişse bunun kıymetini bilmeliyiz ve başka Şerzan’ların ölmemesi için bu süreci desteklememiz lazım” dedi.

Roboskili aileler nasıl karşıladı?

Bu katliamın inkâr edilmesi bu ailelerde ciddi tepkilere ve direnişe sebep oldu. Kendi başlarına gelenin geçmişte yaşanan katliamların aynısı olduğunu düşünüyorlar. Hesap sorulmasını ve katliamın varlığının kabul edilmesini istiyorlar. Başbakan ve eşi Roboski’ye tekrar gitmeli, yaşamını yitiren çocuklarımızın şahsında ailelerden özür dilenmeli. Bu empatiyi bu büyüklüğü gösterebilmeleri lazım. Mezarlarına gidip bir Fatiha okuyabilmeli. Yoksa o aileler bu toplumu affetmeyecek. Kısa vadede yapılırsa geçmişten bugüne bölgede yaşanmış bir çok cinayetin ardından bir güvene sebep olacaktır. Sürecin en zor taraflarından biri bu. AKP’nin bu insanları da ikna etmesi gerekiyor

Süreç AKP için ateşten gömlek mi?

Aynen. Barış süreci seçim sürecine kurban edilirse, halkın tepkisi çok sert olur. Bu AKP için ateşle oynama süreci. Yaşlı insanlar bize sıklıkla “Kürt sorunu ateşten gömlekse, biz giydik, yanıyoruz. Bu ateşle oynamaya kalkmak, başkalarını da yakar” dedi. “Savaş sürecinde dahi barış diyorduk” diyorlar. Kürt hareketinin silah bırakmasına güveniyorlar, bunun destekleyicisi olmak istiyorlar. Bölgedeki dindar kesimin de buna denk düşen bir yaklaşımı var. Barışın kalıcı olması hayati bir anlam taşıyor. Bırakın siyasal hareketi, sıradan vatandaş bile “Hükümet bizi kandırmasın, biz demokratik haklarımızı istiyoruz ve bunu alacağız” diyor. Böyle bir halk kitlesi var. Klasik yöntemlerle, zamana yayarak hükümet bu süreci ziyan ederse, toplumun iki kesim arasında gittikçe uçlaşan bir süreç yaşanır. Bazı Kürt siyasetçilerin dediği “Bu nesil bunu diyalogla çözecek son nesildir” söylemi sert bir söylem değil, gerçeklik… Savaş sürecinde büyüyen genç nesil diyalogdan, müzakereden uzak olacaktır.

KCK soruşturmaları kapsamında gözaltına alınan isimler büyük infial uyandırdı. Siz de onlardan birisiniz…

2009’dan bu yana geliştirilen KCK operasyonları, bir konsepttir. Seçilmiş vekillere, yöneticilere yönelik uygulandı ve bu süreç halen devam ediyor. Başka kesimlere yönelik başka davalar da var, Balyoz, Devrimci Karargâh gibi. Ben de bu soruşturmalardan nasibimi aldım. 4 bin köyün yakıldığı, 17 bin faili meçhulün olduğu bir ülkede geniş bir toplum kesimi mağdurdur. Söylenecek bir şey varsa, 30 yıllık savaşın bu mağduru, sanığı ve davacısıyız…



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Erkan Baş'tan 'NATO zirvesi' uyarısı

Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, temmuzda yapılması planlanan NATO zirvesine karşı uyarıda bulundu. Baş, "Bu memlekette halkın başına bela olan her şeyi kazıyın, altında NATO...

Van'da 5.2 büyüklüğünde deprem!

Van’ın Tuşba ilçesinde Richter ölçeğine göre 5.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem, Van’ın yanı sıra çevre illerde de hissedildi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD)...


Savaşa ve NATO’ya karşı harekete geçiyorlar

Ankara'da yapılması planlanan NATO zirvesi öncesinde aydınlar "Emperyalist saldırganlığa ve NATO'ya hayır!" başlıklı bir çağrı metni hazırladı, taleplerini sıraladı. Temmuz ayında Ankara'...

Süper El Nino Alarmı! Kavurucu Sıcaklar Geliyor!

2026 yazı için alarm verildi. El Nino ihtimalinin yüzde 62’ye çıkmasıyla birlikte Türkiye’de aşırı sıcaklar, orman yangınları ve kuraklık riski artarken; Meteoroloji’nin 34 il için yaptığ...


Bedelli askerlik 417 bin TL oldu: Torba yasa TBMM’de kabul edildi

Bedelli askerlik ücretinin ne kadar olduğu araştırılıyor. Peki, bedelli askerliğe zam mı geldi? Bedelli ne kadar oldu? Bedelli askerlik ücretini içeren torba kanun teklifi, TBMM Genel Kur...

Dilek İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya hakkında yeni karar

Uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan Dilek İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya hakkında tutukluluğunun devamına karar verildi. 6 Şubat tarihinde uyuşturucu soruşturması kapsamında tutu...


CHP'nin yeni miting adresi Bursa oldu: 'Mustafa Bozbey'e hep birlikte sahip çıkıyoruz'

CHP, Genel Başkan Özgür Özel liderliğinde "Bursa iradesine sahip çıkıyor" başlığı ile yarın Bursa'da miting düzenleyecek. CHP, "Bursa İradesine Sahip Çıkıyor" başlığı ile yarın (3 Nisan C...

Özgür Özel'in 'ara seçim' çağrısı: DEM Parti'den yanıt geldi

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in 'ara seçim' çağrısına ilişkin, "Seçim tartışmaları Merkez Yürütme Kurulu’muzun gündeminde değil" dedi. Doğan, "Muhalefette...


Ümit Özdağ, Tanju Özcan'ı Sincan Cezaevi'nde ziyaret etti

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ı ziyareti sonrasında yaptığı açıklamada, "O beni Silivri'de ziyaret etmişti. ...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Doğa Rutkay: Çocuğum olmasını hiç istemedim

DOĞA Rutkay, “Yasemin’in Penceresi” adlı programa konuk oldu. 2014 yılında Kerimcan Kamal’la evlenen, 2018 yılında da Piraye ve Rutkay Kerim adlı ikiz çocuklarını dünyaya getiren ünlü oyu...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’

Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürecini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Umut Balatacı, özellikle erken çocukluk döneminde görülen bazı davranışsal farklılıkların erken tanı açısından önemli ipuçları verebileceğini söyledi.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR