Sana dün Madrid'den baktım aziz İstanbul
Madrid’deyiz. Hayır, Real Madrid- Galatasaray maçı için değil. Çok daha büyük bir rekabetin (evet öyle) ilk ayağı için. Olimpiyat adaylığında da eşleşti Madrid’le İstanbul . Ve görünen o ki bu da en az futbol arenasındaki kadar zorlu bir süreç olacak.
Muhtemelen daha da zorlu. Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin (IOC) Değerlendirme Komisyonu önce Tokyo’yu oturttu sorgulama masasına. Şimdi de Madrid’i... Hemen ardından da, önümüzdeki hafta İstanbul aynı sınava girecek. Aday şehirlerin hazırlık komiteleri için belki de en kritik zamanlar. Her şeyi futboldan ibaret olarak görenler için şöyle bir benzetme yapalım: İkinci yarının en kritik dakikaları ve burada bir gol çok önemli.
Soruyu şöyle sorarsak insan karamsarlaşıyor: Madrid’in İstanbul’dan ne fazlası var? Bir anda karşınıza kocaman bir spor kültürü, yüzde 80’i bitmiş tesisler ve müthiş bir altyapı çıkıyor. Ama doğru soru bu değil. Nasıl yapacaklar peki? Evet, İspanya ekonomisi zor günlerden geçiyor. Belediye Başkanı Botella’nın iyimserliğinin aksine 600 milyon dolar borcu olan bir şehirden bahsediyoruz.
Gerçi tarihin en az bütçeli olimpiyat oyunlarından biri olmaya adaylar ve Türkiye bu açıdan daha zorlu bir bütçe işine girecek, bu kesin. Gelin görün ki bu da doğru soru değil. İyi de doğru soru ne peki? Pek çok büyük organizasyonun alınmasında önemli rol oynayan, bu işlerin piri sayılan Terence Burns’den öğrendik onu.
Doğru soru şu: Neden yapsınlar?
Nasıl, ne şekilde, kiminle, neyle değil... Neden! O yüzden Madrid Olimpiyat Komitesi de IOC yetkililerine her şeyi gösteriyor, her şeyi anlatıyor, rakamlar, veriler havada uçuşuyor ama anlatmak için çırpındıkları şey başka. Neden hak ettiklerini göstermek istiyorlar. “Bu kez Madrid. Çünkü...” diye başlıyorlar. Hatta gönüllüleri bile bu şekilde cezbetmek istiyorlar. Sloganları gayet duygusal: “Sevginizi göstermenize ihtiyacımız var.” Amaçları da açık. Gelecek nesillerin spor aşkına yeniden esin kaynağı olmak. Barselona’nın bıraktığı yerden bayrağı devralmak yani. Bunu bir ödül olarak görüyorlar.
Yılların spor kültürünün bir takdiri...
Oysa ekonomik sorunları cidden büyük Madrid’in. Ne kadar az parayla işi kotaracak olurlarsa olsunlar (üç şehir arasında en az; 1.9 milyar dolar), iki gençten birinin işsiz olduğu bir toplumu bu iş için para harcamaya ikna etmek kolay değil. Nitekim, komitenin ziyaretinin ikinci gününde, sulusepken havaya inat protestocular var. Üçüncü gün daha da kalabalıklaşıyorlar. “Bize iş vaat ediyorlar ama inandırıcı değil. Kriz yakamıza yapışmışken bu yükü kaldıramıyoruz. Pekin ya da Atina gibi büyük tesisler çöplüğüne dönmek istemiyoruz” diyorlar. Haksızlar mı? Pek değil gibi sanki. Madrid Adaylık Komitesi’nin buna da cevabı var aslında. Ekonomik açıdan olimpiyatı bir fırsat olarak görüyorlar. Ama buna kendileri bile inanmakta zorlanıyor. Zaten yumuşak karınları da bu konu.
Belki şehre olimpiyat gelir
Evet, Madrid olimpiyatı istiyor, hatta belki hak ediyor da... Ama söyledikleri gibi gelecek nesillerin spor aşkına ilham kaynağı olmaktan ziyade ekonomiye hareket getirecek bir hamle olarak istiyorlar. Oysa bunun bir garantisi yok, geçmişte olimpiyat yüzünden batan ülkeler bile söz konusu. Garanti olan o şehre sporu sevdirmenin bir vesilesi olarak olimpiyatı yapmak. Yani bir ekonomiyi kurtarıcı ya da sportif ödül olarak değil.
Bir vesile, bir ilk adım olarak olimpiyat.
Tokyo hem hazır-nazır hem organize. Madrid zaten sporun anavatanının sporla dolu başkenti. Ekonomik açıdan sıçrama için buna ihtiyaçları var. Ama İstanbul aç. İyi bir organizasyona da, sonrasında da kullanılabilecek yaşayan tesislere de, yepyeni bir spor kültürüne de...
Belki şehre olimpiyat gelir ve bir güzel spor ruhu yaratılır. Asıl soru ‘neden’se bundan daha iyi bir neden var mı? Bakalım bu nedensellik bağını biz nasıl kuracağız ve gerçekten olimpiyatı neden istiyoruz sorusuna anlamlı bir cevap bulabilecek miyiz?
Haftaya hep birlikte anlayacağız.
‘İSTANBUL’ DİYORLAR
Madrid’in değerlendirildiği geziye üç grup gazeteci eşlik ediyordu. Yerel basın, aday ülkelerin basın mensupları ve diğerleri. O yüzden hem İspanyol hem Japon hem de diğer meslektaşlarımızla konuşma fırsatı bulduk. İspanyolların neredeyse tamamı bizi favori görüyor. Japonlar “Biz hazırız ama neden istiyoruz bunu kamuoyuna anlatmakta zorlanıyoruz,” diyorlar. İsmini vermek istemeyen tecrübeli bir Amerikalı gazeteci ise tabloyu şöyle değerlendiriyor: “Evet, Madrid hazır. Tokyo güçlü. Ama bu işler spor kadar siyaset alanını, konjonktürü, ülke/kıta dengelerini de ilgilendiriyor. O yüzden siz favorisiniz.”
TEPKİDE GÜZELLİK
Madrid’in olimpiyat sınavının ikinci gününde otel önünde protestolar karşıladı bizi. 20-30 kişilik grup açık açık olimpiyat istemediğini söylüyordu. “Oyunlar gelsin ama ‘bizinıs’ gelmesin. Olimpiyatlarla derdimiz yok, Madrid fakir, buraya istemiyoruz” diyorlardı. Polis kontrolü altında. Olaysız, müdahalesiz... Sadece bu değil.
Madrid Belediye Başkanı Ana Botella ve Madrid 2020 Adaylık Komitesi Başkanı Alejandro Blanco’nun basın toplantılarında yerel basından da sorgulayıcı ve iğneleyici sorular geldi. Israrla “Bu ekonomik koşullarda nasıl yapacaksınız” diye sordular. İkna olmadılar. Komite de makul cevapladı.
Sinirlenmeden, bozulmadan... İspanya’nın demokratik olgunluğuna vurgu yaptılar bol bol. Saygı duyduk vallahi. Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duydukları bu günlerde (!) bunları böyle karşılamak eğer olimpiyatı almak için önemliyse, yani olimpiyata ev sahipliği yapmak demokratik olgunluğa katkı verecekse hemen yapalım şu işi.
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Fenerbahçe’nin yıldızı form grafiğiyle takımın en iyisi oldu
Fenerbahçe'nin devre arasında uzun uğraşlar neticesinde transfer ettiği ancak bazı maçlarda performansıyla eleştirilen N’Golo Kante son dönemde form grafiğini artırdı. 36 yaşındaki orta s...
Wimbledon'dan tarihi 'VAR' kararı!
Wimbledon Tenis Turnuvası, oyuncuların "Video İnceleme Teknolojisi" ile belirli kararları inceleme hakkına sahip olacağını duyurdu. Wimbledon'da yapılan açıklamada, "Oyuncular, hakem tara...
Fransız yıldız Fenerbahçe'nin en iyisi!
Süper Lig ekibi Fenerbahçe'nin 34 yaşındaki Fransız oyuncusu N'Golo Kante, başarılı performansı ile dikkat çekti. Fransız yıldız, zaman içinde takıma uyum sağladı ve ilk skor katkısını so...
Temsilcilerimizin Avrupa kupalarından elde ettiği gelir belli oldu!
UEFA'nın düzenlediği Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi ve Konferans Ligi'nde son 16 turu maçları oynandı. Avrupa kupalarında oynanan maçların ardından Türk kulüplerinin bu sezon elde ettikler...
Samsunspor'a Galibiyet Yetmedi: Avrupa Macerası Sona Erdi
Samsunspor, son 16 turu rövanşında deplasmanda İspanya LaLiga ekibi Rayo Vallecano ile karşı karşıya geldi. Samsun'da oynanan ilk maç Rayo Vallecano'nun 3-1'lik üstünlüğüyle tamamlanmıştı...
Galatasaray Devler Ligi'ne Veda Etti: Liverpool Çeyrek Finalde
Şampiyonlar Ligi son 16 turu rövanş maçında Galatasaray, İngiliz devi Liverpool’a konuk oldu. Anfield Road’da oynanan mücadeleyi ev sahibi ekip 4-1’lik skorla kazandı ve çeyrek finale yük...
Beşiktaş'ta Amir Murillo'ya milli davet!
Beşiktaş'ın deneyimli sağ beki Amir Murillo, Panama Milli Takımı'nın aday kadrosuna çağrıldı. Beşiktaş'ın devre arasında Marsilya'dan kadrosuna kattığı ve gösterdiği performansla beğeni t...
Milli Tenisçi Zeynep Sönmez Miami Açık'ta Tarihe Geçti
Zeynep Sönmez, Miami Açık'ta 2. tura yükseldi. Haddad Maia'yı 6-3 ve 6-2'lik setlerle 2-0 mağlup eden Zeynep Sönmez, bu turnuvada galibiyet alan ilk Türk tenisçi olarak tarihe geçti. Mill...
Sadettin Saran'dan Kararlılık Vurgusu: 'Pes Etme Lüksümüz Yok'
Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, Gaziantep FK galibiyetine dair yaptığı konuşmada şampiyonluğa dair konuştu: "Pes etme lüksümüz yok."
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Seda Sayan'dan ilginç Ajda Pekkan çıkışı: Elinde sidik torbasıyla...
Geçtiğimiz günlerde Ömür Gedik ile yaşadığı diyalogla gündeme gelen Seda Sayan, Ajda Pekkan hakkında kullandığı ifadelerle yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Sayan, Pekkan’ın yaş alm...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Gerçek farkındalık empati ile başlar!
Down sendromu bir eksiklik değil, genetik bir farklılık. Bu farklılığın bir başarı hikâyesine dönüşmesi okul, aile ve toplumun oluşturduğu uyumlu ilişkiye bağlı. Dünya, 21 Mart’ta Down sendromlu bireylerin hayatın her alanındaki başarılarını ve enerjisini kutlarken uzmanlar, bu hikâyelerin arkasındaki en büyük gücün aile ve eğitim dayanışması olduğunu belirtti.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.