- Özel'den yeni 'Özkan Yalım' açıklaması: 'Önümüzdeki günlerde...'
- İBB Davası'nda kamerayla gözetleme... Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan dikkat çeken açıklama!
- CHP'den 'Mustafa Bozbey' tepkisi: 'Böyle demokrasi anlayışı olmaz olsun!'
- Mehmet Ali Erbil'den açıklama geldi
- Bahçeli, Türkeş'in kabrini ziyaret etti
Sinemada salgın filmleri
Veba, kolera, ebola gibi bulaşıcı virüsler edebiyatta çok sayıda yazara, sinemada da çok sayıda senariste ve yönetmene ilham kaynağı oldular. Dünyayı saran coronavirüs sinemadaki salgın filmlerini gündeme getirdi. Özellikle Steven Soderbergh’in 2011’de çektiği Contagion (Salgın) 2020 Coronavirüs krizini öngören film konumuna yükseldi.
Yazar José Saramago’nun romanından uyarladığı Blindness’te (Körlük /2008) yönetmen Fernando Meirelles uygarlık, insanlık, aşk, sevgi, dayanışma, erk, içgdüsellik temalarını yetkinlikle işler. Bu dramatik gerilim çağımız üstüne etkili bir metafordur. Belirgin olmayan bir kentte insanlara bulaşan bir virüs onları körleştirmektedir. Beyaz körlük yaşayan toplumun değişik katmanlarından bireyler hükümet görevlilerince toplanıp karantinaya alınırlar. Yaşam koşulları bozuldukça, kıtlık artıp açlık başlayınca gerilim artar, şiddet baş gösterir. Kurban sayısı çoğaldıkça orman yasası devreye girer. Körlüğe yakalanmayan tek kadın grubun kurtuluşu olacaktır. İnsanlar sonunda kendilerini, başkalarını, dünyayı duyumsarlar. Film bize gerçek hayvanlar olduğumuzu gösterir.

P.D.James’in romanından Alfonso Cuaron’un sineamaya aktardığı Children of Men (Son Umut/ 2006) kıtasal salgın, hastalık, ayrımcılık, sömürgecilik, yalıtım politikası, küresel göç, ekolojik sorunlar gibi dünyamızı tendit eden başat konuları ele alıyor. 2027’de nükller savaşlar dünyayı mahvetmiş, çok sayıda ülke haritadan silinmiştir. Bir tek Büyük Britanya ulusu varlığını totaliter, faşist rejimle sürdürmektedir. Eski politik aktivist, yeni bürokrat Theo baskıcı hükümete direnen eylemci grubun lideri eski karısının teklifiyle dünyadaki son hamile kadını İnsan Projesi’ni yürüten bilim adamlarına teslim etme görevini kabul eder. Çünkü bu bebek insan soyunun son umududur.

Adrian Saba’nın yönettiği El Limpiador’da (2013) Peru’nun başkenti Lima’da ölümcül bir virüs ortaya çıkar. Yalnız yaşayan Eusebio’nun görevi sokakları dolduran cesetleri toplamaktır. O bir Limpiador’dur (temizlikçi). Öksüz Joaquin’le karşılaşınca Eusebio’nun yalnızlığı sona erer. Eusebio, Joaquin’e babasını bulması için yardım eder. Bu iki insan arasında benzersiz bir sevgi ve hoşgörü başlar.

Alex Pastor ile David Pastor’un ortaklaşa yönettikleri Carriers’de (Veba/2009) dünya, kan ve solunum yoluyla bulaşan bir virüs tarafından etkilenir. Dört genç, Danny, kardeşi Brian, Bobby ve Kate ülkeyi katettikten sonra Kaliforniya’daki ıssız bir sahile ulaşırlar. İnsanlardan kendilerini tecrit eden dört genç yolculukları boyunca etik kararlar vermek zorunda kalır. Bir süre sonra bu virüsün en tehlikeli düşman olmadığının ayrımına varırlar.

Thomas Mann’ın kısa öyküsünden Luchino Visconti’nin çektiği Death in Venice (Venedik’te Ölüm/ 1972) yönetmenin en iyi filmlerinden biridir, bir başyapıttır. Soylu, varsıl yazar Gustav von Aschenbach sağlık sorunlarından ötürü Venedik’e gider. Gerilimlerinden kurtulmak isteyen ünlü yazar otelde kalan genç Polonyalı Tadzio’nun kusursuz güzelliği karşısında büyülenir. Tadzio ideal güzelliği simgeler, ideal hatlara sahip Antik Yunan heykelleri gibidir. Yazar Venedik sokaklarında, otelde, plajda her yerde Tadzio’yu aramaya başlar. Kentte kolera salgını vardır, yetkililer otel müşterilerine bu tehlikeyi söylemezler. Bir ara geri dönmeyi düşünen Gustav von Aschenbach, Tadzio’yu bırakamaz. Sanatçının trajik çıkmazını betimleyen başyapıtta İngiliz aktör Dirk Bogarde benzersiz bir yorum sunar.

2020 Coronavirüs salgınını öngören Steven Soderbergh’in 2011 yapım tarihli Contagion’ı bugün benzer bir salgınla savaşılması nedeniyle yeniden dikkat çekmeye başladı. Yoğun öksürük, ateş, halsizlik nedeniyle iş gezisinden dönen genç kadın hastaneye yatırıldıktan iki gün sonra beyin kanamasından ölür. Çin’den ABD’ine dek tüm dünyaya yayılan virüs karşısında insanlık ne yapmalı sorusunu soran filmin senaryosu Soderbergh ile Scott Z. Burns’e ait. Salgının küresel bir karabasana dönüşmesi gerçekçi, etkileyici bir anlatımla yansıtılıyor.

Tsai Ming Liang The Hole’da (Delik/ 1988) tecrit, yalnızlık iletişimsizlik temalarını işliyor. 21. yüzyıla girmeden bir hafta önce Tayvan’da esrarengiz bir salgın başlar. Salgın yüzünden sokağa çıkma yasağı ilan edilir, herkes eve kapanır. Tek başına yaşayan Hsiao-kang yanlışlıkla dairesinin tabanına bir delik açar. Virüsün kendisine bulaşacağı korkusuyla yaşayan, sürekli temizlik yapan, Hsiao-kang’ın alt komşusu tavanında bir delik bir delik olduğunu farkeder.

Gustavo Steinberg, Gabriel Bitar, André Mateus’un yönettiği Tito et Les oiseaux (Tito ve Kuşlar/2019, Brezilya) bir animasyon çalışması. On yaşındaki Tito annesiyle birlikte yaşamaktadır. Bir gün insanları taşa dönüştüren bir virüs ortaya çıkınca Tito’yla annesi çok korkarlar. Tito, bu virüsün panzehrinin babasının kuşlarla yaptığı araştırmalarda bulacağını anlar. Tito ve arkadaşları dünyayı bu virüsten kurtarma görevini üstlenirler.

Apichatpong Weerasethakul’un yönettiği Cemetery of Splendour (2015) uyku salgınına yakalanan askerlerin öyküsünü anlatıyor. Uyku hastalığına yakalanan askerler hastaneye dönüştürülen terkedilmiş bir okula götürülürler. Jenjira hiç ziyaretçisi olmayan yakışıklı asker İtt’e gönüllü olarak bakar, askerlerin yakınlarına yardımcı olan medyum Keng ile de dost olur. Birgün Jenjira, İtt’in yazılar ve tuhaf taslaklarla dolu gizemli defterini bulur. Okulun altında yer alan arkeolojik alanla uyuyan askerlerin arasında bir bağlantı mı vardır ?

Chris Marker’ın 1962 yapımı La jetée adlı kısa metrajından etkilenerek 12 Monkeys’i (12 Maymun/1995) gerçekleştiren Terry Gilliam, ölümcül virüsten korunmak için yerin altında koloniler kurarak yaşamaya çabalayan insanları anlatıyor. Uzak bir gelecekte insanlık 3. Dünya Savaşı’na tanık olur. Virüsü yenmek için bir mahkum zaman makinesiyle geçmişe gönderilir. Terry Gilliam, geleceği görmenin ödül değil acı veren bir deneyim olduğunu savunuyor.

Gabriel Garcia Marquez’in romanından uyarladığı Love in the Time of Cholera’da (Kolera Günlerinde Aşk/ 2007) Mike Newell, sonsuz aşkı, 19. ve 20. yüzyılı karşılaştırarak irdeliyor. 1897’de Cartagena’da yaşayan yoksul telegraf memuru Florentino, varlıklı ama cahil Don Daza’nın güzel kızı Fermina’ya aşık olur. Babası koleraya yakalanan kızı Fermina’yı doktor Juenal’le evlendirir. Fermina doktorla mutlu olmaz. Fermina’yı 53 yıl 7 ay 11 gün bekleyen Florentino sonunda ona kavuşur. İkisi de yaşlanmışlardır ama mutludurlar. Kolera, aşkın zamanını gösteren bir sözcük olmasına karşın Florentino’nun psikolojisini yansıtır. Çünkü o aşkı fiziksel ve tinsel etkileri olan bir tür hastalık, salgın gibi yaşar
Aslı Selçuk
CUMHURİYET
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Zendaya ile Robert Pattinson'un oynadığı 'Drama' gösterimde
Kristoffer Borgli’nin yönettiği 'Drama', modern ilişkileri, narsizmi ve toplumsal yargıları sorgulayan anti romantik bir anlatı sunuyor. Sick of Myself (2022), Rüya Senaryo’dan (2023) son...
Samsun’da Tiyatro Günleri sona erdi: Tiyatro tutkunları Atakum'da buluştu
Atakum Belediyesi ve Karadeniz Tiyatrolar Birliği işbirliğiyle düzenlenen Dünya Tiyatrolar Günü etkinlikleri Ata Sahne Sanat Merkezi’nde son buldu. Çocuk ve yetişkin oyunları büyük ilgi g...
SİYAD, Toprak Işık'a verdiği ödülü geri çekti
Sinema Yazarları Derneği (SİYAD), 2010 yılından bu yana yönetmen Ahmet Uluçay’ın anısını yaşatmak amacıyla verdiği “Ahmet Uluçay Umut Ödülü”ne ilişkin dikkat çeken bir karar aldı. Dernek,...
Bedri Baykam’ın yeni sergisi ziyarete açıldı: Kitap gibi sergi
Pablo Picasso’nun 1907 tarihli başyapıtı “Les Demoiselles d’Avignon”, gazetemizin yazarı Bedri Baykam’ın bakışı ve fırça darbeleriyle yeniden şekilleniyor. Baykam’ın ilk gösterimi Mayıs 2...
'Türkiye’nin zenginlikleri fotoğraflandı'
Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin (TFMD) uluslararası sergilerle dünyaya ve Kültür Yolları Festivalleri’yle kent meydanlarına taşıdığı Türkiye Güzellikleri Fotoğraf Ödülleri açıklandı....
23. Ankara Kitap Fuarı kapılarını açıyor
Kitapseverlerin heyecanla beklediği 23. Ankara Kitap Fuarı, 3 Nisan 2026 Cuma günü ATO Congresium’da kapılarını açıyor. Kitapseverlerin heyecanla beklediği 23. Ankara Kitap Fuarı, 3 Nisan...
79. Cannes Film Festivali için geri sayım!
Dünya sinemasının en prestijli buluşma noktası olan Cannes Film Festivali, bu yıl 79’uncu kez kapılarını açmaya hazırlanıyor. Sinema tutkunlarının heyecanla beklediği 79. Cannes Film Fest...
Gökyüzünden Bakmak, Yeri Susturmak
VEKAM’da açılan Kuşbakışı Filistin, Filistin’in yalnızca tarihini değil, ona yöneltilen bakışın tarihini de görünür kılıyor. Haritalar, hava fotoğrafları, arşiv belgeleri, mitler, törenle...
Oyuncu Ramazan Tetik hayatını kaybetti!
'Eşref Rüya' dizisinin oyuncularından Ramazan Tetik, aort yırtılması sonucu yaşamını yitirdi. 31 yaşındaki oyuncunun bugün İstanbul’da son yolculuğuna uğurlanacağı aktarıldı. Başrollerini...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Mehmet Ali Erbil'den açıklama geldi
Sunucu ve oyuncu Mehmet Ali Erbil'in yaşlılığa bağlı sağlık problemleri nedeniyle hayatını kaybeden annesi Yurdagül Eken, İzmir'de toprağa verildi. Mehmet Ali Erbil, bugün sessiz sedasız ...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’
Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürecini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Umut Balatacı, özellikle erken çocukluk döneminde görülen bazı davranışsal farklılıkların erken tanı açısından önemli ipuçları verebileceğini söyledi.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.