- Bedelli askerlik 417 bin TL oldu: Torba yasa TBMM’de kabul edildi
- 'Bireysel başvuru ve adil yargılanma hakkı ihlal edildi!'
- Buca Belediye Başkanı Görkem Duman: “Ne eğildik, ne de bir adım geri attık”
- Ertuğrul Doğan'dan Uğurcan Çakır itirafı: 'Hayatımın en büyük şoku...'
- ABD-İsrail, İran'daki köprüye saldırdı: İran basını o listeyi yayımladı
Müzisyen Dilek Türkan’ın yeni albümü “Vuslatın Başka Alem” çıkıyor
Anatolian Art’s etiketiyle Ayvalık’ta eski bir zeytinyağı fabrikasından dönüştürülmüş bir stüdyoda kaydedilen albümün tamamı, şair ve bestekâr Osman Nihat Akın’a ait eserlerden oluşuyor.
Klasik Türk müziği yorumcularından biri olan Dilek Türkan’ın yeni albümü yarın dijital platformlarda müzikseverle buluşacak. 11 şarkıdan oluşan “Vuslatın Başka Alem”i bizi tanıdık olan besteler deyim yerindeyse geçmişe farklı bir yolculuk gibi... Anatolian Art’s etiketiyle Ayvalık’ta eski bir zeytinyağı fabrikasından dönüştürülmüş bir stüdyoda kaydedilen albümün tamamı, şair ve bestekâr Osman Nihat Akın’a ait eserlerden oluşuyor. Prodüktörlüğünü Dilek Türkan’ın Derya Türkan ile birlikte yaptığı albüm: “Bir İhtimal Daha Var” ile başlıyor.
Albümün oluşum sürecini Dilek Türkan ile konuştuk.
DOĞAL BİR AKIŞ...
Albümün fikir, oluşum ve çıkış hikâyesinden bahseder misiniz?
Türk müziği her alanda olduğu gibi zamanın hızına ve halkın müzik anlayışına giderek uzaklaşmakta. Bu doğal bir akış çünkü zaman hızla akıyor ve her şey değişiyor. Sanatçıların köprü olması gerektiği bu sıralarda bizim bazı geçiş tınıları arayışlarımızdan çıktı bu şarkılar. Tüm albüm Osman Nihat Akın’ın şarkılarından oluşuyor. Belki neden onun olduğunu anlatmam daha doğru olacaktır. Sözleri ve müziği itibarıyla Akın’ın eserleri geçmişte yazılmış ama bugün hâlâ anlaşılabilir bir tarzdadır. Çıkış hikâyesi de bu odakta geçmişi bugün hâlâ aynı duyguyla ama bugünün tınıları ile anlatmak. Bugünün tınıları derken de şarkıların çalış biçiminden bahsediyorum. Prodüktörlüğünü Derya Türkan ile birlikte yaptığımız, aranjelerini Hakan Kuralay’ın yaptığı içinde Türk ve Batı enstrümanlarının beraber yer aldığı bir tınıdan bahsediyorum.
Sadece bu albümde değil genel olarak zamanın ve yaşam biçimlerinin ısrarla uzaklaştırmakta olduğu bir müziği halka her daim hatırlatmaktır bizim hikâyemiz.
Neden Ayvalık?
Burası tüm albümü kaydettiğimiz eski bir zeytinyağı fabrikasından müzik stüdyosuna dönüştürülen Anatolian Art’ın oluşum noktası. Anatolian Arts büyük bir katkı sağlayarak Ayvalık’ta adeta bir müzik fabrikasına dönüştü ve bir süredir üretimler vermekte. Biz de Derya ile birlikte bu büyülü sahil kasabasında kalabalıklardan uzakta müzik yapmaktan büyük zevk alıyoruz. Bu burada gerçekleştirdiğimiz ikinci proje. İlham verici atmosferi ile bana iyi hissettiriyor.
Albümde yer alan şarkıların ortak bir öyküsü var mı?
Şarkıların hepsinin Osman Nihat Akın’a ait olması en önemli ortaklığı.

‘BİZİM KADINLARIMIZ BELKİ DE DÜNYANIN EN GÜÇLÜ KADINLARI’
“Ülkemizde kadın olmak” desem ne dersiniz?
Ne zaman ki kadın olmak demek yerine insan olmaktan bahsedeceğiz o zaman bir şeyler değişecek. Bunun için de hümanizmin peşinde kadını ve erkeği ayırmaksın birlikte koşmak gerekli. Ülkemizde belki de kadınlardan çok erkeklere düşmeli bu birlik ve beraberliği sağlamak. Eğitimin her alanında önce evde sonra da okullarda bu bilinç aktarılmalı.
Bu kadar film dizi müzik ve diğer alanlarda şiddetin pompalandığı tüm yaklaşımlardan uzaklaşılmalı ve güçlüyü ön planda tutmalıyız. Bizim kadınlarımız belki de dünyanın en güçlü kadınları çünkü Cumhuriyet tarihi itibarıyla bir ülkenin kalkınma hikâyesinin baş kahramanlarındandır kadınlar. Ahlaki ve felsefi sorgulamalarla daha çok üreterek, daha çok okuyarak insan olmayı öğrendiğimizde kadın olmanın da erkek olmanın da gereklerini yerine getirebiliriz.

‘AYDINLANMANIN TEK YOLU YAZMAK YA DA OKUMAK’
Bitmeyen kadın, çocuk katliamları... Bir sanatçı olarak ne söylemek istersiniz?
Tüm bu olanlar hepimizi olumsuz etkilemekte ve yaşama olan motivasyon ve inancımıza zarar vermekte. Sanatçılar tüm bu olanlara karşı daha güçlü olmayı üreterek başarıyor. Her güçlülüğün içinde güçsüzlük de vardır. İkisi arasında kayboluşlar ve tekrar varoluşlar. Dünya ve her şey giderek kötüleşmekte. Yozlaşmaya tüm karanlıklara karşı aydınlanmanın tek yolu yazmak ya da okumak. Bunu genel bir çerçeveden söylüyorum okumak ve yazmak derken hayatı, müziği, resmi, insanı ve diğer şeyleri. Hangisini yapabiliyorsak onu tüm içtenliğimiz ve cesaretimizle yapmalı. Ya yazan ya da okuyan olmalıyız. Eğer bir çocuğun bir kadın ya da bir canlının ölmesini istemiyorsak yaşama sımsıkı tutunmalı ve her şeyin elinden tutmalıyız. Toplum fertleri birbirinden kopmuş ve ayrıştırılmış durumda ve bu bilinçli bir politikaysa karşısında bilinçli bir birlik beraberliğe sahip olmalıyız.
Cumhuriyet
Yorum Ekle
Diğer Haberler
'Türkiye’nin zenginlikleri fotoğraflandı'
Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin (TFMD) uluslararası sergilerle dünyaya ve Kültür Yolları Festivalleri’yle kent meydanlarına taşıdığı Türkiye Güzellikleri Fotoğraf Ödülleri açıklandı....
23. Ankara Kitap Fuarı kapılarını açıyor
Kitapseverlerin heyecanla beklediği 23. Ankara Kitap Fuarı, 3 Nisan 2026 Cuma günü ATO Congresium’da kapılarını açıyor. Kitapseverlerin heyecanla beklediği 23. Ankara Kitap Fuarı, 3 Nisan...
79. Cannes Film Festivali için geri sayım!
Dünya sinemasının en prestijli buluşma noktası olan Cannes Film Festivali, bu yıl 79’uncu kez kapılarını açmaya hazırlanıyor. Sinema tutkunlarının heyecanla beklediği 79. Cannes Film Fest...
Gökyüzünden Bakmak, Yeri Susturmak
VEKAM’da açılan Kuşbakışı Filistin, Filistin’in yalnızca tarihini değil, ona yöneltilen bakışın tarihini de görünür kılıyor. Haritalar, hava fotoğrafları, arşiv belgeleri, mitler, törenle...
Oyuncu Ramazan Tetik hayatını kaybetti!
'Eşref Rüya' dizisinin oyuncularından Ramazan Tetik, aort yırtılması sonucu yaşamını yitirdi. 31 yaşındaki oyuncunun bugün İstanbul’da son yolculuğuna uğurlanacağı aktarıldı. Başrollerini...
'Satıcının Ölümü' sahnede: Willy’nin yolu...
Arthur Miller’ın “Satıcının Ölümü” adlı eseri güçlü oyuncu kadrosu ve yalın sahne tasarımıyla sahneye taşındı. Oyunun işlediği ekonomik ve toplumsal trajedi dikkat çekerken, yüksek bilet ...
Burdur'daki 2000 Yıllık Medusa Mozaiği Ziyarete Açıldı
Burdur'un Gölhisar ilçesindeki Kibyra Antik Kenti'nde yer alan ve dünyanın nadir antik eserleri arasında bulunan 2000 yıllık Medusa mozaiği kış aylarının bitmesinin ardından...
40. Uluslararası Ankara Müzik Festivali: Bir Ankara senfonisi
Türkiye’nin en köklü ve prestijli kültür sanat etkinliklerinden biri olan Uluslararası Ankara Müzik Festivali, 40.yılını kutlamanın gururuyla Başkent’i yeniden müzikal bir bahar ile buluş...
Cem Yılmaz’dan Ayumi Takano ve Okan Çabalar sürprizi!
Türk sinemasının fenomen serisi G.O.R.A., dördüncü filmiyle geri dönmeye hazırlanırken oyuncu kadrosu da netleşiyor. Cem Yılmaz, merakla beklenen "GORA 4 GORA" filmine başarılı oyuncu Oka...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Mehmet Ali Erbil’in acı günü: Annesi Yurdagül Eken hayatını kaybetti
Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil, bir süredir sağlık sorunlarıyla mücadele eden 84 yaşındaki annesi Yurdagül Eken’in vefatıyla sarsıldı. Yakın zamanda kalça kemiği kırığı nedeniyle tedavi gör...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’
Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürecini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Umut Balatacı, özellikle erken çocukluk döneminde görülen bazı davranışsal farklılıkların erken tanı açısından önemli ipuçları verebileceğini söyledi.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.