Yukarı
429290

Kemik Erimesi: Kırılgan Yaşlılık

28 Haziran 2025 09:55

Her 3 kadından 1’i, her 5 erkekten 1’i yaşamı boyunca osteoporoz kaynaklı kırık riskiyle karşı karşıya. Kemikler, yaşla birlikte kütle ve yoğunluk kaybeder. Kalça kırığı sonrası ilk 1 yıl içinde erkeklerde ölüm riski % 37, kadınlarda % 28’dir.

KEMİK ERİMESİ -1-

Sessiz başlayan ağır sonuçlar doğuran hastalık

Kemiklerimiz durağan yapılar değildir. Sürekli bir yıkım ve yeniden yapım süreci içindedir. Genç yaşlarda bu denge yapım lehine işlerken, yaş ilerledikçe yıkım öne geçer. İşte bu kırılma noktasından sonra “osteoporoz” başlar.

Osteoporoz, kelime anlamıyla “gözenekli kemik” demektir. Bu hastalıkta kemikler, iç yapısını kaybeder ve süngere benzer hâle gelir. Bu da en küçük travmada bile kırılmalarla sonuçlanabilir.

Genellikle hiçbir belirti vermez, ta ki bir kırık yaşanana kadar. Kalça, omurga ve bilek kırıkları en sık görülen komplikasyonlardır.

Kadınlarda menopoz sonrası östrojen seviyesindeki düşüşle risk artar. Ancak erkeklerde de yaşla birlikte testosteronun azalması, kemik kaybına zemin hazırlar.

(Kaynak: National Osteoporosis Foundation–What is osteoporosis?)

Kadın hastalığı mı?

Kadınlar, özellikle menopoz sonrası hızla kemik kaybetmeye başlar. Bunun temel nedeni östrojen hormonunun azalmasıdır.

Östrojen, kemik yapım hücrelerini uyarırken aynı zamanda yıkımı da baskılar.

Menopozla birlikte bu destek ortadan kalkar ve kemik yoğunluğu dramatik biçimde düşer.  Menopozun ilk 5 yılında kadınlar toplam kemik kütlesinin % 10’una yakınını kaybedebilir. (Kaynak: Endocrine Reviews, 2019)

Erkeklerde daha az görülüyor gibi dursa da osteoporoz bir “kadın hastalığı” değildir. 65 yaş üstü erkeklerin % 25’inde kemik kaybı osteoporoz düzeyindedir.

Ancak erkeklerde tanı genellikle daha geç konur. Bu da kırıkla birlikte ani bir sağlık çöküşüne neden olabilir.

Amerikan Endokrinoloji Derneği, 70 yaş üstü her erkeğe en az bir kez DEXA taraması (kemik yoğunluğu ölçümü) yapılmasını önermektedir.

(Kaynak: Endocrine Society Guidelines, 2022)

Kimler daha fazla risk altında?

Aşağıdaki gruplar osteoporoz için yüksek risk taşır:

- 50 yaş üstü kadınlar

Erken menopoz geçirenler

- Kortizon veya antidepresan gibi bazı ilaçları uzun süre kullananlar

Sigara ve alkol tüketenler

- Zayıf ya da hareketsiz bireyler

D vitamini ve kalsiyumdan fakir beslenenler

- Ailede kalça kırığı öyküsü olanlar

(Kaynak: Mayo Clinic– Osteoporosis risk factors)

Kemikler neden erir?

Kemikler yaşayan dokulardır ve sürekli yıkılıp yeniden yapılırlar. Ancak yaş ilerledikçe “yıkım” süreci “yapım”dan daha hızlı hale gelir.

Östrojen/Testosteron eksikliği  Kemik hücrelerini koruyamaz

D vitamini eksikliği   Kalsiyum emilimi bozulur

Kalsiyum eksikliği  Vücut kemikten çeker

İnflamasyon  Kemik yıkımını artırır

(Kaynak: Endocrine Society – Bone remodeling and osteoporosis)

Kadınlarda mı, erkeklerde mi daha tehlikeli?

Osteoporoz kadınlarda 2 kat daha sık görülür ama erkeklerde kırık sonrası ölüm riski daha yüksektir. Bunun nedeni, tanı ve tedavideki gecikmedir.

Kadınlar için menopoz sonrası 5 yıl, erkekler için ise 70 yaş önemli eşiklerdir. Bu yaşlardan itibaren düzenli kemik taraması yapılmalıdır.

(Kaynak: International Osteoporosis Foundation–Gender disparities in osteoporosis diagnosis)

Ne zaman başlıyor nasıl fark edilir?

Kemik erimesi genellikle belirti vermez. Sırt ağrısı, boy kısalması, kamburlaşma gibi belirtiler çıktığında hastalık genellikle ilerlemiştir.

Asıl tehlike, omurga veya kalça gibi büyük kemiklerde meydana gelen kırıklardır.

Özellikle 65 yaş üstü bireylerde, düşük enerjili düşmeler (örneğin ev içinde ayağın kayması) bile büyük kırıklarla sonuçlanabilir.

Bir uyarı işareti

Boyda 3 cm’den fazla kısalma, fark edilmemiş omurga kırıklarının habercisi olabilir.

(Kaynak: Cleveland Clinic– Osteoporosis Symptoms and Diagnosis)

Kemik kırıkları kader mi?

Hayır. Erken tanı, doğru beslenme, düzenli egzersiz ve bazı ilaçlarla kemik kaybı yavaşlatılabilir, hatta kısmen geri çevrilebilir.

En önemlisi: Düşmeden korunmak. Çünkü yaşlılarda en ölümcül kırık, düşmeyle oluşan kalça kırığıdır.

Kemik kütlesi ne zaman zirve yapar?

Kemiklerimiz 30 yaşına kadar yoğunlaşmaya devam eder. Bu zirve döneme “maksimum kemik kütlesi” denir. Sonrasında, özellikle hareketsizlik, yetersiz D vitamini ve kalsiyum eksikliği varsa kemik kaybı hızlanır.

Yani kemik erimesi yaşlılıkta ortaya çıkmaz; temeli genç yaşlarda atılır.

(Kaynak: Harvard Health Publishing–Building strong bones in youth is key to preventing osteoporosis)

Erken teşhis mümkün mü?

Evet. En basit yöntem: DEXA (çift enerjili X-ray absorpsiyometri) testiyle kemik yoğunluğunun ölçülmesidir.

T skoru -2.5 ve altındaysa osteoporoz tanısı konur.

Ancak bu ölçüm genellikle bir kırık sonrası yapıldığı için geç kalınır.

Oysa 65 yaş üzeri her kadında ve 70 yaş üzeri her erkekte tarama önerilir.

(Kaynak: U.S. Preventive Services Task Force–Osteoporosis screening guidelines)

YARIN:

- DEXA testi nedir, nasıl yapılır?

- T skoru ve Z skoru ne anlama gelir?

- Kalsiyum, PTH, kemik markır’ları neyi gösterir?

- Röntgenle anlaşılır mı?

- Kemik ölçümünüz normal çıksa bile riskli olabilir misiniz?

Sözcü



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Uzmanından ailelere 'uyku düzeni' uyarısı

Tatil döneminde geç saatlerde yatmaya alışan çocukların uyku düzeninin okul başlamadan bir anda değiştirilmemesi gerektiğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi A...

Araştırma: Kahvaltı saati yaşam süresini etkiliyor

ABD'de 31 binden fazla yetişkinin verileriyle yapılan kapsamlı bir araştırma, ilk ile son öğün saatlerinin yaşam süresi ve kalp damar sağlığı ile doğrudan bağlantılı olabileceğini ortaya ...


'Mucizevi bir besin ve karışım yok'

Doç. Dr. Çağlar Özmen, halk arasında kalp damarlarını açtığı ve tansiyon ile kolesterolü düşürdüğüne inanılan sirke, sarımsak özü, limonlu su ve çörek otu gibi besinlerin ilaç yerine kull...

'Rafine karbonhidrat ve şeker tüketimine' dikkat!

Rafine karbonhidrat ve şeker tüketiminin cilt sağlığı üzerinde etkili olabileceğine dikkat çeken Dermatoloji Uzmanı Dr. Esra Deniz Göde, “Rafine karbonhidratların aşırı tüketimi kan şeker...


Aralıklı orucun faydaları abartılıyor mu?

Popülaritesi hızla artan aralıklı orucun sağlık üzerindeki etkilerine dair yapılan araştırmalar, insanlardan alınan veriler ile hayvan deneyleri arasında ciddi çelişkiler olduğunu ortaya ...

Karıncaların küçük beyinlerinin büyük sırrı

İnsanlar uzun uzun düşünebilme yeteneğine sahip olsa da bu her zaman doğru kararlar almamızı sağlamıyor. Karıncalar ise küçücük beyinlerime rağmen karmaşık sorunları çözerek son derece et...


'Biraz daha büyüsün' demeyin

Fizyoterapist Canan Darıcı Mehlepçi, çocukların gelişim hızlarının farklı olabileceğini ancak hareket, denge, oyun ve günlük yaşam becerilerindeki belirgin farklılıkların göz ardı edilmem...

Sosyal medyadaki vitrin beden algısını ve tatil huzurunu tehdit etmeye başladı

Yaz sezonuyla birlikte sosyal medyada artan tatil, manzara ve fit beden paylaşımları, bireyler üzerinde belirgin bir psikolojik baskı yaratıyor. Dijital mecralarda sürekli idealize edilmi...


Uzmanından miyofasyal ağrı sendromu uyarısı

Halk arasında "kulunç" olarak bilinen miyofasyal ağrı sendromunun stres, duruş bozukluğu ve klima kullanımına bağlı kas spazmlarından kaynaklanabileceği belirtildi. Fiziksel Tıp ve Rehabi...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Nebahat Çehre ile Meryem Uzerli buluştu

Bir döneme damga vuran 'Muhteşem Yüzyıl' dizisinde birlikte rol alan Nebahat Çehre ve Meryem Uzerli, uzun bir aranın ardından yeniden bir araya geldi. İki ünlü oyuncunun sosyal medyada pa...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Uzmanından ailelere 'uyku düzeni' uyarısı

Tatil döneminde geç saatlerde yatmaya alışan çocukların uyku düzeninin okul başlamadan bir anda değiştirilmemesi gerektiğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ayberk Özkavaklı, “Çocuğun biyolojik saatinin yeniden uyum sağlaması için yatış ve özellikle sabah kalkış saatlerini kademeli olarak erkene çekmek daha doğru. Her gün 15-30 dakikalık değişiklikler çoğu çocuk için yeterli oluyor” dedi.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR