- CHP'li büyükşehir belediye başkanlarından ortak açıklama: 'Özgür Özel liderliğinde, partimizi iktidara getireceğiz'
- CHP'den emekliler için yeni hamle: Salı günü işaret edildi
- Fazıl Say'dan görevinden alınan Tan Sağtürk'e veda
- Emekliler aşevine muhtaç kaldı
- Danimarka’da ABD karşıtı kitlesel protesto: "Grönland’a dokunma!"
Masumiyeti yitirmek
Fatih Akın’ın biyografik dramı ‘Amrum’ ile Rebecca Zlotowski’nin ‘Özel Hayat’ı gösterimde.
Amrum, Kuzey Denizi’nde yer alan Kuzey Frizya adalarından biridir. Ada halkı, özgün dile, geleneklere, benlik duygusuna, yaşam biçimine sahiptir. Biyografik dram Amrum, Fatih Akın’ın yönettiği bir Hark Bohm filmi olarak tanıtıldı. Bohm (1939-2025), çocukluğunu ninesi ve dedesiyle Amrum adasında geçirdi.
Savaştan kaçan Bohm’u bu ada çok etkiledi. 60’ların sonunda avukatlık stajı için Münih’e giden Hark Bohm orada oyuncu-senarist kardeşi Marquard sayesinde genç sinemacılar Rainer Werner Fassbinder, Werner Herzog, Volker Schlöndorff’la tanıştı. Bu gençler Yeni Alman Sineması’nın öncüleri oldular. Bohm, Kızılderili Çocuk, Kuzey Denizi Cinayet Denizi, Moritz Sevgili Moritz’i çekti.

NATÜRALİST ANLATIM
Yönetmen, senarist, oyuncu, yazar Bohm, Hamburg Medya Okulu’nda ders verdi. Öğrencisi Fatih Akın’la birlikte “In the Fade (Paramparça)” filminin senaryosunu yazdı. Bohm çocukluk anılarını kapsayan Amrum’u genç kuşaktan bir yönetmenin çekmesini istedi, filmini Akın’a emanet etti. Anlatım stilinden bambaşka, klasik, yalın bir dil kullanan Akın hocasının anılarını duygusal, şiirsel, etkileyici bir şekilde sinemaya uyarladı.

1945’te Amrum’da faşist annesi, muhalif teyzesi, kardeşleri ile yaşayan 12 yaşındaki Nanning babası cephede olduğu için ailesini korumak, yiyecek bulmak için sürekli çalışır. Adada tek gamalı haçlı bayrağın dalgalandığı evde oturan Hamburglu burjuva aile adaya sığınan Polonyalı mülteciler gibi dışlanırlar. Nanning faşistler ve antifaşistler arasındaki bağlantıdır. Hitler gençliği üniformasını giyip annesinin doğumdan sonra canı çektiği beyaz ekmek, tereyağı, balın peşine düşen çocuğun gözünden Hitler karşıtı yerel halkı, sığınmacıları tanırız. Ergenliğe geçişteki Nanning kendi yolunu bulmak ve çizmek için duygularını yönetmek, iyi ve kötü deneyimlerinin üstesinden gelmek zorundadır. Fatih Akın kimseyi suçlamaz. Natüralist, doğayla insan ilişkisini kucaklayan görüntüler sunar. Ölümle, doğanın tüm vahşiliğiyle karşılaşan Nanning yavaş yavaş masumiyetini yitirmeye, bilinçlenmeye başlar. Savaş bitip Almanya teslim olunca yeni sorunlar belirir, altüst olmuş bir dünyada Nanning kendi yolunu bulmak zorundadır. Görüntü yönetmeni Karl Walter Lindenlaub’un görüntü çalışması etkileyicidir. Nanning rolünde genç oyuncu Jasper Billerbeck olağanüstüdür. Diane Kruger, Laura Tonke, Lisa Hagmeister, Matthias Schweighöfer, Kian Köppke filmin diğer oyuncuları.
GEÇMİŞLE YÜZLEŞMEK
“Başkalarının Çocukları” filmiyle tanıdığımız Rebecca Zlotowski, “Belle-Epine”de (2010) oynaması için Jodie Foster’a senaryo gönderdi, oyuncudan yanıt alamadı. Altıncı uzun metrajı “Özel Hayat”ın senaryosunu romancı Anne Berest ile yazarken aklına hemen Jodie Foster geldi. Deneyimli, saygın, soğuk, kibirli, özgüveni yüksek psikiyatr Lilian Steiner rolünü Foster’dan başkası oynayamazdı, ana dili gibi Fransızca konuşuyordu.

Lilian’ın özgüveni hastalarından Paula’nın ani ölümüyle sarsılır, gözleri sürekli yaşarmaya başlar. Göz doktoru eski kocasına danışır. Sonunda gizlice bir hipnozcuya gider, başta küçümsediği hipnozcu gözyaşlarını kurutmayı başarır. Paula’nın intihar ettiğine inanmayan, öldürüldüğünü savunan Lilian kendi soruşturmasına girişir.

Yönetmen, gerilim-psikolojik-komedi türlerini harmanladığı filminde karakterler, aile, profesyonel ve sosyal yaşamlarında yalnızdırlar. Başta kendileri olmak üzere çevreleriyle ilgili çok şey öğrenirler, bu keşifler onlara dingin, huzurlu bir yol bulmalarını sağlayacaktır. Bu içsel yolculuğun sonunda Lilian, eski kocasıyla bağ kurar, oğluna karşı sevgisini gösterir, torununu kucaklar, hastalarının konuşmalarını kaydetmekten vazgeçip onları can kulağıyla dinlemeye başlar.

Zlotowski, tüm filmlerinde olduğu gibi hayatının dönüm noktasındaki bir kadını anlatır, Lilian geçmişiyle yüzleşir, değişerek engelleri aşar. Esprili diyaloglar, etkileyici bir sinematografi, yıldız oyuncu kadrosunda Jodie Foster, Daniel Auteuil, Virginie Efira, Mathieu Amalric, Luana Bajrami yer alıyor.
cumhuriyet
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Fazıl Say'dan görevinden alınan Tan Sağtürk'e veda
Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü görevinden alınarak Kültür ve Turizm Bakan Danışmanı olan Tan Sağtürk için ünlü piyanist Fazıl Say’dan ve yazar Ahmet Ümit'ten veda mesajı geldi. Sa...
İzmir Devlet Senfoni Orkestrası iki büyük yeteneği buluşturdu
İzmir Büyükşehir Belediyesi Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde (AASSM) iki büyük isim aynı sahnede İzmirlilerle buluştu. İzmir Devlet Senfoni Orkestrası’nı (İZDSO) yöneten şef Christoph...
‘Bir Rengin Tanıklığı’ sergisi... Kırmızıyla açılan hafıza kapısı
Habip Aydoğdu’nun “Bir Rengin Tanıklığı” başlıklı sergisi, 10 yıl aradan sonra İstanbul’da yeniden izleyiciyle buluşuyor. Brieflyart’ta açılan sergi, resmi bir estetik nesneden çok, bir h...
2025’in en çok dinlenen türküsü: Bergüzar
Usta sanatçı Sabahat Akkiraz’ın “Harabati” albümünde yer alan “Bergüzar” adlı türkü, 2025 yılında Türkiye’de en çok dinlenen türkü oldu. Eser, dijital platformlarda 100 milyonu aşan dinle...
Gülsin Onay, Eskişehir Senfoni Orkestrası ile sahnedeydi
Dünyaca ünlü piyanist Gülsin Onay, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası eşliğinde Eskişehirli sanatseverlerle buluştu. Orkestra şefi Orhun Orhon yönetiminde 15 Ocak Perşembe...
Atatürk, AASSM’de hasretle anıldı
İzmir Büyükşehir Belediyesi Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM), Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) İzmir Karabağlar Şubesi tarafından düzenlenen “Atatürk’e Hasret Şarkıları” adlı Türk ...
Sömestr tatilinde Çocuk Tiyatroları Şenliği
İzmir Büyükşehir Belediyesi, sömestr tatilinde İzmirli çocuklar için Çocuk Tiyatroları Şenliği düzenliyor. 18 Ocak-1 Şubat tarihleri arasında kentin dört bir yanında gerçekleştirilecek şe...
Likya Birliği’nin başkenti: Patara
Antalya’da bulunan Patara antik kentinde kazı sezonu 2025’in aralık ayında sona erdi. Sezonun kapanmasıyla son buluntular ve devam eden çalışmalar ise dikkat çekti. Antik kentte 1988’den ...
Rahmi M. Koç Müzesi’nden yarıyıl tatili atölyeleri
Rahmi M. Koç Müzesi’nin hazırladığı Sömestir Atölyeleri, çocukları hem eğlenip hem öğretici içeriklerle merak dolu bir keşfe çıkarmayı hedefliyor. Çocukları yarıyıl tatilinde eğlenceli ve...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Tarkan'dan 7 yıl aradan sonra İstanbul'da ilk konser!
Ünlü şarkıcı Tarkan yaklaşık yedi yıl aradan sonra İstanbul’daki ilk konserinde sevenleriyle buluştu. Şarkıları ve sahne şovlarıyla gündemden düşmeyen Megastar lakaplı Tarkan, 7 yıl arada...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Uzman: ‘Uzun vadede stres nöronları öldürüyor’
Stresin beynin kimyasal yapısını etkilediğini belirten Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Buse Çağla Arı, "Uzun vadede stres nöronları öldürüyor, Parkinson ve demans gibi hastalıklara kapı aralıyor" dedi. Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Buse Çağla Arı, uzun süreli stresin beyinde yarattığı görünmez tahribatı anlattı.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.