Yukarı
448848

Öcalan, Diyarbakır'a mesaj gönderdi: Hiçbir sorun çözülemez

08 Haziran 2026 13:43

Terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan, "Son yıllarda uygulanan kayyım politikasının kaynağında yerel demokrasinin olmayışı yatar. Demokrasinin bu denli kolayca inkar edilebildiği bir ülkede, hiçbir sorun çözülemez ve çözülemediği de ortadadır" açıklaması yaptı.

Terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan, Diyarbakır'da düzenlenen Demokratik Yerel Yönetimler Konferansı'na mesaj gönderdi.

Öcalan mesajında, iktidarın "Terörsüz Türkiye" diye isimlendirdiği süreç kapsamında ifade ettiği demokratik entegrasyonunun şah damarının yerel demokrasi olduğunu söyledi.

Öcalan, "Son yıllarda uygulanan kayyım politikasının kaynağında da yerel demokrasinin olmayışı yatar. Demokrasinin bu denli kolayca inkar edilebildiği bir ülkede, hiçbir sorun çözülemez ve çözülemediği de ortadadır" ifadelerini kullandı.

Belediyeciliğin "küçük devletçilik" olmadığını söyleyen Öcalan, "Belediyecilik küçük devletçilik değildir. Ama uygulanan sistem mikro devlettir. Hem felsefi hem de pratik olarak bu fikirden kurtulmalıdır. Belediyeler, bir mikro devlet değil, komündür" dedi.

"TOPLUMLARIN NEFESİ OLMUŞTUR"

Öcalan'ın mesajında ayrıca şu ifadeler yer aldı:

"DEM Parti Yerel Yönetimler Konferansı’nın tüm delegasyon ve katılımcılarına; 

Tarihin büyük bir bölümünde toplumda yönetim olgusu yerele, yerindeye; diğer bir ifadeyle kendi kendini yönetmeye dayalıydı. Hatta devlet geleneğinde dahi ağırlıklı olarak yerel yönetimler kural, merkezi iktidar ise istisnaydı. Geçerli olan hukuk, yerelin ve bölgenin hukukuydu. Bu geleneği, son iki yüz yıllık kapitalist modernitenin homojen-tekçi-katı merkeziyetçi ulus devlet modeli bozdu. Bütün sorunların ve çözümsüzlüklerin de ana kaynağı, bu modeli dayatmak ve dünyaya giydirmek oldu. 

İki dünya savaşıyla, bu anlayışı doğuran Avrupa ülkeleri başta olmak üzere tüm dünya, faşizmin yol açtığı acıları iliklerine kadar yaşadı, yaşıyor. 1950’lerden itibaren yerelin, bölgenin, milliyet ve kültürün hukuku, sınırlı da olsa yeniden tanımlandı ve demokratik anayasalara geçildi. Avrupa Birliği ülkelerinin kabul ederek onayladığı 'Yerel Yönetimler Özerklik Şartı' da bu sürecin bir devamıdır. Yerel demokrasiye dönüş ülkelerin kurtuluşu, toplumların nefesi olmuştur. 

Türkiye’nin rolünün başat olduğu Ortadoğu’da yerel ve bölgesel olana demokratik ifade şansı tanınırsa, sorunların büyük bir kısmı daha kolay aşılacaktır. Özellikle yerel demokrasi üzerindeki çekincenin kaldırılması, Türkiye’yi ikinci yüzyılda bölgede güçlü kılabilir. Demokratik çözüme duyarlı; hem toplumlar hem de devletler için yeniden yapılanma şarttır. Çağın genel akışı da ihtiyacı da merkeziyetçiliği azaltmak, yereli çoğaltmak yönündedir. Akıntıya karşı kürek çekmek, direnmek var olan siyasi, ekonomik, ekolojik krizi daha da derinleştirmektir. Nitekim bir asır böyle heba olmuştur ve herkese kaybettirmiştir. 

Antidemokratik merkezi yapıların kendiliğinden dönüşeceğini bekleme yanılgısına düşmemek gerekir. Süreklilik kazanmış demokratik yerel ve kültürel yapıların örgütlü mücadelesi, dönüşümleri hızlandırmada belirleyici olmuştur. Yerel demokrasi ve demokratik anayasalar da böylesi mücadeleler sonucu geliştirilmiştir. 

"YEREL DEMOKRASİ ÇÖZÜMÜN FORMÜLÜDÜR"

'Yerel demokrasi ve demokratik anayasa' formülü, Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümünün de formülüdür. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde geliştirmeye çalıştığımız demokratik entegrasyonunun şah damarı da yerel demokrasidir. Demokratik entegrasyon ancak yerel demokrasiyle anlamını bulabilir. Son yıllarda uygulanan kayyım politikasının kaynağında da yerel demokrasinin olmayışı yatar. Demokrasinin bu denli kolayca inkar edilebildiği bir ülkede, hiçbir sorun çözülemez ve çözülemediği de ortadadır. 

Kürt sorunu yerel yönetim düzeyinde çözüm aşamasına gelmiştir. Sadece Kürt sorunu bağlamında değil, bir bütün olarak Türkiye için mevcut yerel yönetim sorunlarını aşmanın yolu, güçlü yerel demokrasiden geçer. Yerel demokrasinin hukuk çerçevesinde güvence altına alınması en gerçekçi ve tek çözüm formülüdür. Suriye, Irak ve İran için de gerekli olan, yerel demokrasinin tam ve eksiksiz olarak uygulanmasıdır. Tüm olumsuzlukların panzehiri demokratik siyaset ve yerel demokrasidir. Demokratik topluma ancak böyle ulaşmak mümkündür.

Yerel demokrasinin geliştirilmesinde yerel yönetimlerin rolü belirleyici ve öncüldür. Demokrasinin de demokratik komünün de ilk ayağı yereldir. Demokratik komünal halk belediyeciliğinin geliştirilmesi, bu yolda ön açıcıdır. Bunun için merkeze, iktidara ve tekelciliğe değil, halka dayalı alternatif sosyal, ekonomik, ekolojik modeller geliştirilmelidir. Yerel yönetimlerin en büyük sermayesi halktır; halkın emeği birleştirilirse altından kalkılmayacak hiçbir sorun yoktur. 

Demokratik belediyecilik anlayışı geliştirilmelidir. Demokratik belediyecilik hareketi, geniş toplumsal bir ağ halinde köy-mahalle komünlerinden kooperatiflere, sivil toplum örgütlerinden insan hakları kuruluşlarına, kadın özgürlüğü mücadelesinden çocuk ve hayvan hakları savunucularına, gençlikten ekolojistlere kadar her yerde demokratik toplum örgütlenmesini sağlamalıdır. Kadınlar başta olmak üzere çocuk, gençlik, eğitim, dil, kültür, sanat, sağlık, ekonomi ve ekoloji çalışmalarına ağırlık verilmelidir. Üretim alanları artırılmalı, her geçen gün daha da büyüyen işsizliğe çözüm olunmalıdır. Kadınlar öncülüğünde yeni yaşam alanları örülmelidir. 

"BELEDİYECİLİK KÜÇÜK DEVLETÇİLİK DEĞİLDİR"

Halkın yönetime katılımı ve bütün kararlara dahil edilmesi esas alınmalıdır. Kent Konseyleri, Kent Meclisleri kurulabilir; yurttaşlar burada toplanıp, her türlü ekonomik, sosyal sorunlarını tartışabilir ve kararlar alabilir. Demokratik halk belediyeciliği geliştirilirse, halk belediyesine sahip çıkar; kolay kolay da kayyım atamaları gibi antidemokratik yönelimler de gelişemez.

Belediyecilik küçük devletçilik değildir. Ama uygulanan sistem mikro devlettir. Hem felsefi hem de pratik olarak bu fikirden kurtulmalıdır. Belediyeler, bir mikro devlet değil, komündür. Avrupa’da belediyenin temeli komündür. Kürtlerde de 'kombûn'dur; kökeni binlerce yıl öncesine dayanmaktadır ve bu topraklardan Avrupa’ya uzanmaktadır. 

Devlet makro düşünür ve yaklaşır, komün ise mikro çözümler üretir; ikisi arasında diyalog, müzakere ve bir rekabet olur ama çatışma olmaz. Böylece sivil toplum işlevselleşir, gerçek kültürel, sosyal, ekonomik kurumlara dönüşürler. Tüm bunların zemini ve imkanı olan belediyelerde komün ruhu geliştirilmeli ve tüm çalışmalar bu ruhla yürütülmelidir. Salt tartışma yetmemektedir, artık inşa etme ve uygulama zamanıdır. 

Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu’nda sınıf yerine komün koyduk, yoğun tartışmalar yürütüldü. Biz ne sınıfı ne de devleti inkar ediyoruz. Ama devlet ur gibi büyüyor. Devletle komün sentezimiz; donmuş, büyük gerginliğe yol açan, anlamsız savaşlara ve sınıfçılığın aşırı idealize edilmesine yanıt olarak gelişiyor. Ve giderek esnetiyoruz bunu. Bunun panzeri, komün devlet ilişkisini demokratik bir mücadele ve rekabete dönüştürmektir. Suriye’de son dönemde yapılmak istenen bu açıdan önemlidir; Irak’ta da bunu uygulamak gerekir. Kerkük’te Türkmen bir valinin seçilmesi örnektir; Türkmenler burada mikro bir devlet değil, kendilerinin içeriğini belirlediği bir komün olabilir.

Yerel demokrasi zihni ve önemiyle belediyeler yönetilmelidir; küçük kırtasiyeci akılla belediyeler yönetilmemelidir. Temizlikten ucuz üretime, eğitimden sağlığa, ulaşımdan ekolojiye kadar kentlerin tüm ihtiyaçlarına komün anlayışıyla çareler bulunabilir. Yeter ki 'belediyeler komündür' anlayışıyla hareket edilsin ve bunun gereği yapılsın. 

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde yerel yönetimlerde, belediyelerde başarılı olmak yeni gelişmelere yol açacak; demokratik müzakere konumuna, zeminine daha fazla güç sunacaktır. Bu süreci geliştirecek bir ciddiyetle demokratik halkçı belediyeciliği pratikleştirme çalışmalarında yer alan herkese başarılar diliyorum. Yerel Yönetimler Konferansı’nın da başarılı geçmesini diler, bitmeyen selam ve sevgilerimi sunarım."

Cumhuriyet



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

ABB'den 'AHBAP' ile imzalanan protokolle ilgili açıklama

Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından, AHBAP Derneği ile Bilim ve Sanat Kampüsü Projesi kapsamında imzalanan 2022 tarihli Ortak Hizmet Protokolü'nün, öngörülen iş ve işlemler ile birçok...

'Yenidoğan çetesi' davasında 9. duruşma devam ediyor

Kamuoyunda 'Yenidoğan Çetesi' davası olarak bilinen bebek hastaları önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edip ölümlerine neden oldukları ve haksız kazanç sağl...


AHBAP soruşturması: Avukat Ece Güner'e gözaltı kararı!

AHBAP derneğine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Avukat Ece Güner'e gözaltı kararı çıkarıldı. Güner sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "Haluk Levent suçlu mu suçsuz mu bilm...

Bakan Çiftçi acı haberi duyurdu: Eskişehir'de Uzman Çavuş şehit düştü

İçişleri Bakanı Çiftçi, Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı'nda görevli Uzman Jandarma Çavuş Mehmet Demirbaş'ın bir olaya müdahale sonrasında kaldırıldığı hastanede şehit olduğunu duyurdu. ...


Bolu'dan Ankara'ya 78 Can İçin Adalet Yürüyüşü

Bolu Grand Kartal Otel'deki yangında yakınlarını kaybeden aileler, Bolu'dan Ankara'ya "78 Can İçin Adalet Yürüyüşü" başlattı. Faciada üç yakınını kaybeden Oktay Akişli, Kültür ve Turizm B...

Dervişoğlu'ndan Srebrenitsa Soykırımı'nın 31'inci yılında anma mesajı

 İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Srebrenitsa Soykırımı'nın 31'inci yılı nedeniyle soykırımda hayatını kaybeden Boşnakları andı. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Sre...


Kurtulmuş, Srebrenitsa Soykırımı kurbanlarını andı

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Srebrenitsa Soykırımı'nın 31'inci yılı nedeniyle, "Yalnızca kimlikleri ve inançları nedeniyle katledilen 8 bin 372 Bosnalı kardeşimizi rahmetle yad ediyor, a...

Türk bayrağına saldırdı, 'kendimi kaybettim' dedi

Kağıthane'de bir iş yerinin dış cephesinde asılı Türk bayrağını yerinden sökerek yere atan Cafer B.’yi (51) aynı gün yakalandı. 11 suç kaydı bulunan şüphelinin ifadesinde, "sinir hastalığ...


AKP'li isim açıkladı: Zirvede içki ikramı oldu mu?

AKP Bursa Milletvekili Mustafa Varank, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndaki NATO zirvesine liderlere alkollü içki ikram edilmediğini, bu uygulamanın 2014'ten beri sürdüğünü söyledi. Ankara’da 7-...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Oyuncu Damla Sönmez ile menajer İlkay Akıncı evlendi

Özel hayatını gözlerden uzak yaşamayı tercih eden ünlü oyuncu Damla Sönmez, yaklaşık 3 yıldır birlikte olduğu menajer İlkay Akıncı ile nikâh masasına oturdu. İstanbul Beykoz'da düzenlenen...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Aile hekimi uyardı: 'Bilinçsiz vitamin kullanımı sağlığı riske atıyor'

Sağlıklı bireylerin yalnızca daha enerjik hissetmek veya hastalıklardan korunmak amacıyla vitamin kullanmasının bilimsel açıdan yanlış olduğunu belirten Aile Hekimi ve Check-Up Uzmanı Dr. Füsun Güneşdoğdu, “Doğal besinlerden alınan vitaminler hem daha güvenli hem de daha etkilidir.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR