- Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, sokaktaki can dostların tedavisine Savaştepe’den başladı
- Ahbap soruşturmasında 5 ünlü isim ifadeye çağrıldı: Uğur Dündar, Mahsun Kırmızıgül, Gülben Ergen, Elçin Sangu, Hayko Cepkin...
- Dikili'de Doğal Gaz Ağı Genişliyor: 5. Etap Çalışmaları Hız Kesmeden Başladı
- Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi Menderes’e Geliyor
- Uzmanından polen ve arı alerjisine karşı 'aşı' önerisi
Öcalan, Diyarbakır'a mesaj gönderdi: Hiçbir sorun çözülemez
Terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan, "Son yıllarda uygulanan kayyım politikasının kaynağında yerel demokrasinin olmayışı yatar. Demokrasinin bu denli kolayca inkar edilebildiği bir ülkede, hiçbir sorun çözülemez ve çözülemediği de ortadadır" açıklaması yaptı.
Terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan, Diyarbakır'da düzenlenen Demokratik Yerel Yönetimler Konferansı'na mesaj gönderdi.
Öcalan mesajında, iktidarın "Terörsüz Türkiye" diye isimlendirdiği süreç kapsamında ifade ettiği demokratik entegrasyonunun şah damarının yerel demokrasi olduğunu söyledi.
Öcalan, "Son yıllarda uygulanan kayyım politikasının kaynağında da yerel demokrasinin olmayışı yatar. Demokrasinin bu denli kolayca inkar edilebildiği bir ülkede, hiçbir sorun çözülemez ve çözülemediği de ortadadır" ifadelerini kullandı.
Belediyeciliğin "küçük devletçilik" olmadığını söyleyen Öcalan, "Belediyecilik küçük devletçilik değildir. Ama uygulanan sistem mikro devlettir. Hem felsefi hem de pratik olarak bu fikirden kurtulmalıdır. Belediyeler, bir mikro devlet değil, komündür" dedi.
"TOPLUMLARIN NEFESİ OLMUŞTUR"
Öcalan'ın mesajında ayrıca şu ifadeler yer aldı:
"DEM Parti Yerel Yönetimler Konferansı’nın tüm delegasyon ve katılımcılarına;
Tarihin büyük bir bölümünde toplumda yönetim olgusu yerele, yerindeye; diğer bir ifadeyle kendi kendini yönetmeye dayalıydı. Hatta devlet geleneğinde dahi ağırlıklı olarak yerel yönetimler kural, merkezi iktidar ise istisnaydı. Geçerli olan hukuk, yerelin ve bölgenin hukukuydu. Bu geleneği, son iki yüz yıllık kapitalist modernitenin homojen-tekçi-katı merkeziyetçi ulus devlet modeli bozdu. Bütün sorunların ve çözümsüzlüklerin de ana kaynağı, bu modeli dayatmak ve dünyaya giydirmek oldu.
İki dünya savaşıyla, bu anlayışı doğuran Avrupa ülkeleri başta olmak üzere tüm dünya, faşizmin yol açtığı acıları iliklerine kadar yaşadı, yaşıyor. 1950’lerden itibaren yerelin, bölgenin, milliyet ve kültürün hukuku, sınırlı da olsa yeniden tanımlandı ve demokratik anayasalara geçildi. Avrupa Birliği ülkelerinin kabul ederek onayladığı 'Yerel Yönetimler Özerklik Şartı' da bu sürecin bir devamıdır. Yerel demokrasiye dönüş ülkelerin kurtuluşu, toplumların nefesi olmuştur.
Türkiye’nin rolünün başat olduğu Ortadoğu’da yerel ve bölgesel olana demokratik ifade şansı tanınırsa, sorunların büyük bir kısmı daha kolay aşılacaktır. Özellikle yerel demokrasi üzerindeki çekincenin kaldırılması, Türkiye’yi ikinci yüzyılda bölgede güçlü kılabilir. Demokratik çözüme duyarlı; hem toplumlar hem de devletler için yeniden yapılanma şarttır. Çağın genel akışı da ihtiyacı da merkeziyetçiliği azaltmak, yereli çoğaltmak yönündedir. Akıntıya karşı kürek çekmek, direnmek var olan siyasi, ekonomik, ekolojik krizi daha da derinleştirmektir. Nitekim bir asır böyle heba olmuştur ve herkese kaybettirmiştir.
Antidemokratik merkezi yapıların kendiliğinden dönüşeceğini bekleme yanılgısına düşmemek gerekir. Süreklilik kazanmış demokratik yerel ve kültürel yapıların örgütlü mücadelesi, dönüşümleri hızlandırmada belirleyici olmuştur. Yerel demokrasi ve demokratik anayasalar da böylesi mücadeleler sonucu geliştirilmiştir.
"YEREL DEMOKRASİ ÇÖZÜMÜN FORMÜLÜDÜR"
'Yerel demokrasi ve demokratik anayasa' formülü, Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümünün de formülüdür. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde geliştirmeye çalıştığımız demokratik entegrasyonunun şah damarı da yerel demokrasidir. Demokratik entegrasyon ancak yerel demokrasiyle anlamını bulabilir. Son yıllarda uygulanan kayyım politikasının kaynağında da yerel demokrasinin olmayışı yatar. Demokrasinin bu denli kolayca inkar edilebildiği bir ülkede, hiçbir sorun çözülemez ve çözülemediği de ortadadır.
Kürt sorunu yerel yönetim düzeyinde çözüm aşamasına gelmiştir. Sadece Kürt sorunu bağlamında değil, bir bütün olarak Türkiye için mevcut yerel yönetim sorunlarını aşmanın yolu, güçlü yerel demokrasiden geçer. Yerel demokrasinin hukuk çerçevesinde güvence altına alınması en gerçekçi ve tek çözüm formülüdür. Suriye, Irak ve İran için de gerekli olan, yerel demokrasinin tam ve eksiksiz olarak uygulanmasıdır. Tüm olumsuzlukların panzehiri demokratik siyaset ve yerel demokrasidir. Demokratik topluma ancak böyle ulaşmak mümkündür.
Yerel demokrasinin geliştirilmesinde yerel yönetimlerin rolü belirleyici ve öncüldür. Demokrasinin de demokratik komünün de ilk ayağı yereldir. Demokratik komünal halk belediyeciliğinin geliştirilmesi, bu yolda ön açıcıdır. Bunun için merkeze, iktidara ve tekelciliğe değil, halka dayalı alternatif sosyal, ekonomik, ekolojik modeller geliştirilmelidir. Yerel yönetimlerin en büyük sermayesi halktır; halkın emeği birleştirilirse altından kalkılmayacak hiçbir sorun yoktur.
Demokratik belediyecilik anlayışı geliştirilmelidir. Demokratik belediyecilik hareketi, geniş toplumsal bir ağ halinde köy-mahalle komünlerinden kooperatiflere, sivil toplum örgütlerinden insan hakları kuruluşlarına, kadın özgürlüğü mücadelesinden çocuk ve hayvan hakları savunucularına, gençlikten ekolojistlere kadar her yerde demokratik toplum örgütlenmesini sağlamalıdır. Kadınlar başta olmak üzere çocuk, gençlik, eğitim, dil, kültür, sanat, sağlık, ekonomi ve ekoloji çalışmalarına ağırlık verilmelidir. Üretim alanları artırılmalı, her geçen gün daha da büyüyen işsizliğe çözüm olunmalıdır. Kadınlar öncülüğünde yeni yaşam alanları örülmelidir.
"BELEDİYECİLİK KÜÇÜK DEVLETÇİLİK DEĞİLDİR"
Halkın yönetime katılımı ve bütün kararlara dahil edilmesi esas alınmalıdır. Kent Konseyleri, Kent Meclisleri kurulabilir; yurttaşlar burada toplanıp, her türlü ekonomik, sosyal sorunlarını tartışabilir ve kararlar alabilir. Demokratik halk belediyeciliği geliştirilirse, halk belediyesine sahip çıkar; kolay kolay da kayyım atamaları gibi antidemokratik yönelimler de gelişemez.
Belediyecilik küçük devletçilik değildir. Ama uygulanan sistem mikro devlettir. Hem felsefi hem de pratik olarak bu fikirden kurtulmalıdır. Belediyeler, bir mikro devlet değil, komündür. Avrupa’da belediyenin temeli komündür. Kürtlerde de 'kombûn'dur; kökeni binlerce yıl öncesine dayanmaktadır ve bu topraklardan Avrupa’ya uzanmaktadır.
Devlet makro düşünür ve yaklaşır, komün ise mikro çözümler üretir; ikisi arasında diyalog, müzakere ve bir rekabet olur ama çatışma olmaz. Böylece sivil toplum işlevselleşir, gerçek kültürel, sosyal, ekonomik kurumlara dönüşürler. Tüm bunların zemini ve imkanı olan belediyelerde komün ruhu geliştirilmeli ve tüm çalışmalar bu ruhla yürütülmelidir. Salt tartışma yetmemektedir, artık inşa etme ve uygulama zamanıdır.
Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu’nda sınıf yerine komün koyduk, yoğun tartışmalar yürütüldü. Biz ne sınıfı ne de devleti inkar ediyoruz. Ama devlet ur gibi büyüyor. Devletle komün sentezimiz; donmuş, büyük gerginliğe yol açan, anlamsız savaşlara ve sınıfçılığın aşırı idealize edilmesine yanıt olarak gelişiyor. Ve giderek esnetiyoruz bunu. Bunun panzeri, komün devlet ilişkisini demokratik bir mücadele ve rekabete dönüştürmektir. Suriye’de son dönemde yapılmak istenen bu açıdan önemlidir; Irak’ta da bunu uygulamak gerekir. Kerkük’te Türkmen bir valinin seçilmesi örnektir; Türkmenler burada mikro bir devlet değil, kendilerinin içeriğini belirlediği bir komün olabilir.
Yerel demokrasi zihni ve önemiyle belediyeler yönetilmelidir; küçük kırtasiyeci akılla belediyeler yönetilmemelidir. Temizlikten ucuz üretime, eğitimden sağlığa, ulaşımdan ekolojiye kadar kentlerin tüm ihtiyaçlarına komün anlayışıyla çareler bulunabilir. Yeter ki 'belediyeler komündür' anlayışıyla hareket edilsin ve bunun gereği yapılsın.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde yerel yönetimlerde, belediyelerde başarılı olmak yeni gelişmelere yol açacak; demokratik müzakere konumuna, zeminine daha fazla güç sunacaktır. Bu süreci geliştirecek bir ciddiyetle demokratik halkçı belediyeciliği pratikleştirme çalışmalarında yer alan herkese başarılar diliyorum. Yerel Yönetimler Konferansı’nın da başarılı geçmesini diler, bitmeyen selam ve sevgilerimi sunarım."
Cumhuriyet
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Gülistan Doku soruşturmasında 18 kişi gözaltına alındı
Gülistan Doku'nun ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturma kapsamında 15 ili kapsayan operasyonda 18 kişi gözaltına alındı. Jandarma ekiplerince 21 adreste arama yapıldığı 18 şüpheli...
'Özgür Özel'in dokunulmazlığı kaldırılsın' diyecek
Mutlak butlan yönetimindeki CHP'nin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AKP'ye yakın medyada yer alan habere göre Özgür Özel ve Yeni Partili vekillerin fezlekeleri Meclis’e geldiğinde dokun...
Özgür Özel, YENİ Parti'nin kuruluş sürecini ilk kez anlattı: 'Bu CHP muhatabımız değil'
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "mutlak butlan" kararının ardından CHP'den ayrılarak yeni bir parti kurma kararını halkın talebiyle aldıklarını savundu. CHP'nin seçilmemiş bir yöneti...
Arıkan'dan 'Ahbap' açıklaması: 'Kollayan çavuşlar ortaya çıkana kadar...'
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, kamuoyundaki Ahbap Derneği’ne ilişkin iddialar hakkında, “Bu meseleyi sadece Haluk Levent’in üzerine yıkıp bir kenara sıyrılamazsınız. Eğer bu ...
AK Parti MYK’da Kritik Gündem: Terörsüz Türkiye'de Yol Haritası Netleşiyor
AK Parti MYK, bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanıyor. Kritik toplantıda “Terörsüz Türkiye” süreci, ekonomide yeni adımlar ve partinin 25. yıl hazırlıkları ele alınacak.
Meteoroloji açıkladı: O illerde yağış etkili olacak!
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), 27 Temmuz Pazartesi gününe ilişkin hava durumu raporunu yayımladı. Rapora göre yurt genelinde hava sıcaklıklarının artarak mevsim normalleri civarında s...
Kayyım Gürsel Tekin'in sözleri gündem oldu
Yargı kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, CHP İstanbul İl Başkanlığı tarafından Rauf Denktaş Kültür Merkezi’nde düzenlenen üye katılım törenine katıldı. ...
Bakan Gürlek, Gülistan Doku soruşturmasında son durumu paylaştı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gülistan Doku’nun akıbetinin aydınlatılmasına yönelik soruşturmalarda 32 şüpheli hakkında adli işlem yapıldığını açıkladı. Gürlek, 15 kişinin tutuklandığını, 14...
'Siyasi bir tercih barındırdığı düşüncesindeyiz'
Anayasa Mahkemesi (AYM), başvuru üzerine 12 yıl sonra verdiği kararla, katliamda hayatını kaybedenlerin yakınlarının bireysel başvurusunda yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine h...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Fatih Ürek'in okul vasiyetine borç engeli...
Geçen aylarda hayatını kaybeden Fatih Ürek’in “Adıma okul yaptırılsın” vasiyeti, ailesi tarafından yerine getirilemiyor. Ablası Selvi Ürek, sanatçıdan sanıldığı gibi büyük bir miras kalma...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Uzmanından polen ve arı alerjisine karşı 'aşı' önerisi
Çocuk Alerji ve Klinik İmmünoloji Uzmanı Dr. Berna Uzunoğlu, ilaç tedavisiyle kontrol altına alınamayan polen, ev tozu, evcil hayvan ve arı alerjilerinde uygulanan alerjen immünoterapisi (alerji aşısı) tedavisinin hayat kurtarıcı bir yöntem olduğunu belirtip, çocukların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırdığını söyledi.






Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.