- Başkan Dutlulu’dan Minik Mina’ya Doğum Günü Sürprizi
- Özel'den 'olağanüstü kurultay' hamlesi: Mahkemeye başvuru yapacaklar
- Terörsüz Türkiye'de Çerçeve Yasa Hareketliliği: DEM Parti İmralı Heyeti Numan Kurtulmuş ve Efkan Ala ile Görüşecek
- Haluk Levent'in kaçış güzergahı ortaya çıktı: İzmir üzerinden Yunanistan'a!
- Buca Belediyesi’nden ruhsatsız iş yeri açıklaması: Şikayetler üzerine mühürlendi
Bakırhan: 'Muhalefeti dizayn etmenin hiç kimseye yararı yok'
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Kapıları kırarak yargı sopasıyla muhalefeti dizayn ederek cezaevlerini seçilmişlerle düşünceyi ve ifadelerini açıklayan insanlarla doldurmanın ne bu ülkeye ne de bu ülkede 86 milyondan hiç kimseye bir yararı olmadığını belirtmek istiyoruz” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinrce Diyarbakır’da düzenlenen Demokratik Yerel Yönetimler Konferansı’na katıldı. İki gün sürecek konferansın açılış konuşmasını yapan Bakırhan, gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu.
Türkiye en krizli dönemlerinden birisinden geçtiğini söyleyen Bakırhan, “Maalesef bir türlü düzelmedi. İktidara gelen muhalefet ile hesaplaşıyor. Bir öncekisiyle hesaplaşıyor. O kadar haksızlık ve ucuzluklar ortaya çıkıyor ki artık yani bunu örtmek zorlaşıyor” diye konuştu.
“DEVR-İ SABIK BU ÜLKEYE ÇOK ŞEY KAYBETTİRDİ”
Bu ülkede devr-i sabık döneminin artık kapatılması gerektiğini bildiren Bakırhan, “Devr-i sabık bu ülkeye çok şey kaybettirdi. Bu ülkenin demokrasisine çok şey kaybettirdi. Cezaevleri, devr-i sabıklarla dolu. Yargılama dosyalarının çoğu devr-i sabık dosyalarıdır. Artık devr-i sabık yerine demokrasi devrine geçmemiz gereken bir dönemde, bir yüzyılda yaşadığımızı buradan belirtmek istiyoruz. Yine yakın dönemde birlikte izledik. Bu devr-i sabık sürecinin örneklerinden birisiydi” ifadelerini kullandı.
“SÖYLÜYORUZ AMA İKTİDAR BİLDİĞİNİ OKUMAYA DEVAM EDİYOR”
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’ne yapılan polis müdahalesine tepkisini yineleyen Bakırhan, şunları kaydetti:
“Geçmişte biz çokça yaşadık. Çokça kapımızı çaldı TOMA’lar, kapı kırmaları. Hemen geçmiş günlerde de ana muhalefet partisinin kapılarına TOMA’lar dayandı. O kapılar işte balyozlarla kırılarak içeri girildi. Biz artık partilerin kapısına TOMA’lar değil, özgür siyasetin gitmesini, o kapıların özgür siyasete açık olması gerektiğini söylüyoruz. Söylüyoruz ama iktidar bildiğini okumaya devam ediyor. Türkiye için çok önemli, aslında kısaca özetlersek Türkiye için güçlü bir demokrasiye ihtiyaç var. Kürtler için de onurlu bir barışa ihtiyaç var. Bu iktidarın bunların yolunu açacak pratikler içerisinde olması gerektiğini bir kez daha buradan Amed’den belirtmek istiyoruz. Kapıları kırarak, yargı sopasıyla muhalefeti dizayn ederek, cezaevlerini seçilmişlerle düşünceyi ve ifadelerini açıklayan insanlarla doldurmanın ne bu ülkeye ne de bu ülkede 86 milyondan hiç kimseye bir yararı olmadığını belirtmek istiyoruz.”
“DEMOKRATİK ENTEGRASYON, DEMOKRATİK BÜTÜNLEŞME OLARAK DA TANIMLAYABİLİRİZ”
Tuncer Bakırhan, konuşmasında çözüm sürecine de değinerek, şunları söyledi:
"Önemli bir süreç demokratik entegrasyon süreci diyoruz. Bunu demokratik entegrasyon, demokratik bütünleşme olarak da tanımlayabiliriz. Kürtler 100 yıl sonra kendi dili ve kimliğiyle yerel iradesiyle birlikte demokratik bir şekilde bu Cumhuriyeti demokratikleştirerek entegre olmak istiyor. Bunun önünde engeller yok değil. Bunun önündeki engelleri birlikte zaten izliyoruz. Ama bu konuda kararlılığımız devam ediyor. Türkiye bugüne kadar yaşamış olduğu kronikleşmiş sorunlarını ancak bu biçimde demokratik yol ve yöntemlerle aşabilir. Bir taraftan başlayan demokratik toplum ve barış sürecini ilerletmek için gerekli olan yasal adımları atması gerekiyor. Diğer taraftan da eş zamanlı olarak demokratikleşme adımlarının da atılması gerekiyor. Bu kronikleşmiş sorun çözümü için.
“TOPLUMA SORDUĞUMUZ ZAMAN İKTİDARIN BU KONUDA KARARLI OLMADIĞINI OLMADIĞINI BELİRTİYORLAR”
Biz geçmişten beri aslında bu süreçlere hazır bir siyasi partiyiz. En zor dönemlerde bile barış dedik, demokrasi dedik. Bunun mücadelesini yürüttük. Ama iktidar buna ne kadar hazır onu kestirmek biraz zor. Aksine topluma sorduğumuz zaman iktidarın bu konuda kararlı olmadığını, bu konuda inandırıcı olmadığını belirtiyorlar. Bunun sebepleri olarak da yasal adımları gerektirmeyen sadece bir bakanın iktidar bürokrasisi talimatıyla birlikte hayata geçirilecek olan kimi şeylerin yapılmadığını insanlar belirtiyor. Haklılar. AİHM, AYM kararlarının uygulanmaması gerçekten bir ayıptır artık. Altına imza attığınız uluslararası sözleşmeler, ulusal hukukunuzun bu genel hukukun kararlarına uyacağını zaten belirtmiş. Yani bir hukuksuzluk hala devam ediyor. Selahattin Demirtaş'ların, Figen Yüksekdağ'ların, Selçuk Mızraklı'ların içerideki bütün seçilmiş arkadaşlarımızın bırakılmama sebebi de bu kararların uygulanmamasıdır. Yine söylendi, tekrar etmekte yarar var. Kayyum hukuksuzluğu hala devam ediyor. Bu siyasetin bir ayıbıdır.”
“HALKIN HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİNİ DE ENGELLİYOR”
Bakırhan, kayyum uygulamasının, halkın hak ve özgürlüklerini engellediğini belirterek, şöyle konuştu:
"Bu 2 ayda bir uzatılan bu kararların bir bakan tarafından uzatılmayarak seçilmiş yöneticilerin görevlerine dönebilecekleri bir zemin varken bunu hala uygulamıyor olmaları da bir ayıp olarak tarafımızdan değerlendiriliyor ve bir an önce AYM kararları ve bu kayyum gasbının da ortadan kaldırılması gerektiğini belirtmek istiyorum. Tekçi, katı merkeziyetçi devlet sadece demokrasiye engel değil, aynı zamanda cumhurun haklarını da engelliyor. Yani halkın hak ve özgürlüklerini de engelliyor. Bir yüzyıl daha biz bu katı, tekçi merkeziyetçi sistemle yaşamayacağımızı artık bu ülkenin bu katı merkeziyetçi sistemle yol almayacağını bir kez daha belirtmek istiyorum. Bu yüzyıl, demokratik Cumhuriyet yüzyılıdır. Sayın Öcalan da bütün görüşmelerinde bunu defaatle dile getirdi. Demokratik krizi aşmak için bu yüzyılda biraz önce söylemiş olduğum gibi demokratikleşme ve demokratik toplum ve barış sürecine ilişkin adımların atılması gerekiyor.
“BİZ İKTİDARDAN BİR İMTİYAZ BEKLEMİYORUZ, BUNA TENEZZÜL DE ETMEYİZ”
İlk yüzyılda Cumhuriyeti halktan kopardılar. Kürtlerden, Alevilerden farklı inanç ve haklardan kopardılar. Demokrasiden kopardılar. Şimdi bizim bugün burada yaptığımız gibi biz bu yüzyılda halklarla İnançlarla birlikte bu Cumhuriyet'in eksik kalan ayağını tamamlamaya çalışıyoruz. Şimdi biz iktidardan bir imtiyaz beklemiyoruz. Böyle bir talebimiz yok. Yani buna tenezzül de etmeyiz. Biz sadece iktidarın özellikle bölge belediyeleri, DEM Parti belediyeleri üzerindeki ayrımcı politikalarından vazgeçmesi gerektiğini belirtmek istiyorum. Bu sabah Amed Büyükşehir Belediye Eş Başkanlarımızla sohbet ettik. İşte yani hizmetler gelip bir yerlere takılıyor. Lütfen bu konuda artık siyasi iktidar bu ayrımcı politikaları bu ötekileştiren bu muhalefetin hizmetlerini engelleyen, bence bu durumdan vazgeçmelidir.
“OYSA YEREL DEMOKRASİNİN GÜÇLENMESİ ASLINDA ANKARA'YI DA GÜÇLENDİRİR”
Ne yerel demokrasinin güçlenmesi için bir şey yapıyorlar. Ne de gerçekten yerelin iradesini esas alıyorlar. Oysa yerel demokrasinin güçlenmesi aslında Ankara'yı da güçlendirir. İktidarı da güçlendirir. Yerel demokrasinin gelişmesi Türkiye'nin bu kronikleşmiş sorunlardan çıkması için en önemli demokratik formüllerden birisidir. Buradan da aynı zamanda iktidara Bir çağrımız olarak bunu dile getiriyoruz. Yeni dönemde iktidarın hazırlayacağı bütün yasalar yerelin yerel demokrasiyi gözeterek geçirilmelidir. Yerel demokrasinin gelişmesine hizmet etmelidir. Evet belki bunlar çok zor gözüküyor ama biz bunları dillendirmeye, bunları dile getirmeye devam edeceğiz."
“YEREL DEMOKRASİDEN UZAKLAŞTIĞIMIZ MÜDDETÇE DE TÜRKİYE KRİZDEN, KAOSTAN BİR TÜRLÜ KURTULAMIYOR”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Türkiye’nin, Avrupa Birliği Yerel Yönetimler Özerlik Şartı’na ilişkin çekingenlerini kaldırması çağrısında bulanarak, “Türkiye, bu Avrupa Yerel Yönetim Özerklik şartına çekince koymuş. Bir kez daha yerel yönetimlerimizle yapmış olduğumuz bu konferansta bir çağrı daha yapmamız gerekiyor. Bir an önce iktidar, Avrupa Yerel Yönetimler Özerlik şartına konulan çekinceyi kaldırmalı. Sadece kaldırmakla yetinmemeli. İçeriğine de uygulayacak bence sözler vermelidir. Yerel demokrasi geliştiği müddetçe Türkiye'yi demokratikleştirebiliriz. Bu içerisinde bulunmuş olduğumuz sorunları aşabiliriz. Yerel demokrasiden uzaklaştığımız müddetçe de Türkiye krizden, kaostan bir türlü kurtulamıyor. Tam da bu konferansın Türkiye'nin içerisinde bulunmuş olduğu yerel yönetimlerle ilişkin krizleri çözmesine dönük eleştirilerin, önerilerin yapılacağı çok önemli sorunların çözümü konusunda çözümle bir çerçeve ortaya çıkaracağına inanıyorum” şeklinde konuştu.
ANKA
Yorum Ekle
Diğer Haberler
ABB'den 'AHBAP' ile imzalanan protokolle ilgili açıklama
Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından, AHBAP Derneği ile Bilim ve Sanat Kampüsü Projesi kapsamında imzalanan 2022 tarihli Ortak Hizmet Protokolü'nün, öngörülen iş ve işlemler ile birçok...
'Yenidoğan çetesi' davasında 9. duruşma devam ediyor
Kamuoyunda 'Yenidoğan Çetesi' davası olarak bilinen bebek hastaları önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edip ölümlerine neden oldukları ve haksız kazanç sağl...
AHBAP soruşturması: Avukat Ece Güner'e gözaltı kararı!
AHBAP derneğine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Avukat Ece Güner'e gözaltı kararı çıkarıldı. Güner sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "Haluk Levent suçlu mu suçsuz mu bilm...
Bakan Çiftçi acı haberi duyurdu: Eskişehir'de Uzman Çavuş şehit düştü
İçişleri Bakanı Çiftçi, Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı'nda görevli Uzman Jandarma Çavuş Mehmet Demirbaş'ın bir olaya müdahale sonrasında kaldırıldığı hastanede şehit olduğunu duyurdu. ...
Bolu'dan Ankara'ya 78 Can İçin Adalet Yürüyüşü
Bolu Grand Kartal Otel'deki yangında yakınlarını kaybeden aileler, Bolu'dan Ankara'ya "78 Can İçin Adalet Yürüyüşü" başlattı. Faciada üç yakınını kaybeden Oktay Akişli, Kültür ve Turizm B...
Dervişoğlu'ndan Srebrenitsa Soykırımı'nın 31'inci yılında anma mesajı
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Srebrenitsa Soykırımı'nın 31'inci yılı nedeniyle soykırımda hayatını kaybeden Boşnakları andı. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Sre...
Kurtulmuş, Srebrenitsa Soykırımı kurbanlarını andı
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Srebrenitsa Soykırımı'nın 31'inci yılı nedeniyle, "Yalnızca kimlikleri ve inançları nedeniyle katledilen 8 bin 372 Bosnalı kardeşimizi rahmetle yad ediyor, a...
Türk bayrağına saldırdı, 'kendimi kaybettim' dedi
Kağıthane'de bir iş yerinin dış cephesinde asılı Türk bayrağını yerinden sökerek yere atan Cafer B.’yi (51) aynı gün yakalandı. 11 suç kaydı bulunan şüphelinin ifadesinde, "sinir hastalığ...
AKP'li isim açıkladı: Zirvede içki ikramı oldu mu?
AKP Bursa Milletvekili Mustafa Varank, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndaki NATO zirvesine liderlere alkollü içki ikram edilmediğini, bu uygulamanın 2014'ten beri sürdüğünü söyledi. Ankara’da 7-...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Oyuncu Damla Sönmez ile menajer İlkay Akıncı evlendi
Özel hayatını gözlerden uzak yaşamayı tercih eden ünlü oyuncu Damla Sönmez, yaklaşık 3 yıldır birlikte olduğu menajer İlkay Akıncı ile nikâh masasına oturdu. İstanbul Beykoz'da düzenlenen...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Aile hekimi uyardı: 'Bilinçsiz vitamin kullanımı sağlığı riske atıyor'
Sağlıklı bireylerin yalnızca daha enerjik hissetmek veya hastalıklardan korunmak amacıyla vitamin kullanmasının bilimsel açıdan yanlış olduğunu belirten Aile Hekimi ve Check-Up Uzmanı Dr. Füsun Güneşdoğdu, “Doğal besinlerden alınan vitaminler hem daha güvenli hem de daha etkilidir.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.