- Yüzlerce şubesi var... Türkiye'nin ünlü tatlıcısı iflas etti
- Özgür Özel'den kooperatif davası açıklaması: "Tepkilerden sonra bilirkişi görevi bıraktı"
- AKP'li Aydın Köşk Belediye Başkanı Nuri Güler, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi
- İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden YKS ücreti desteği
- Kiraz’da taşkınlara karşı 100 milyon liralık altyapı hamlesi
İzinsiz aşık bile olamam
Ünlü model Şenay Akay, “Pak Panter” filmiyle sinema oyunculuğuna ilk adımını atmış durumda. Profesyonel bir ekip kuran Akay, bunca zaman ortadan kaybolmasının ekibinin kararı olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Onlar izin vermezse aşık bile olamam!”
Objektiflere poz vermeye alışkın biri, “Kamera” dendiğinde ne hisseder?
- His yok. Ekip arkadaşlarım bazen dalga geçiyorlar benimle; “Duygu verirken nasıl bu kadar duygusuz olabiliyorsun” diye. “Kamera” dendiği anda ya da objektifin sesini duyduğum anda rolüme bürünüyorum. Heyecanlanmıyorum, sadece onun hazzını yaşıyorum.
Hep mi böyleydiniz, profesyonelliğin getirisi mi yoksa?
- 14 yaşında modelliğe başladım. O zaman defileye çıkmadan önce bir heyecan ve panik duygusu oluyordu ama sonraki yıllarda kayboldu... Enteresan bir şey. Avantaj da aslında.
Nasıldı nasıl geçti “Pak Panter”in çekimleri peki?
- Kendi adıma söyleyeyim, çok keyifliydi. Bu benim ilk sinema filmim. O yüzden başta hafif bir tedirginliğim vardı. “Neyle karşılaşacağım, nasıl olacak” diye düşünürken ben, çaycıdan makyöze tamamen güler yüzlü ve samimi bir ekiple karşılaştım. Gerçi çok zor zamanlar yaşadık ekip olarak, çünkü İstanbul’un en sıcak zamanlarında güneşin alnında çalıştık. Ama sonuçta bu bizim mesleğimiz ve yapacak başka bir şey yok.
AKIL HASTANESİNDEKİ BİR KATİL OLABİLİRİM
Bunca zamandır bu işin içindesiniz. Oyunculuk adına da çok teklif gelmiştir. Niye bunca zaman “Evet” demediniz ve niye bu filmde inadınız kırıldı?
- Doğru, çok teklif geldi. Ama hem benim projeye inanmam hem de projenin bana uyması gerekiyordu. Bunu hissettiğim için “Pak Panter” teklifini kabul ettim. Filmde çok büyük bir rolüm yok ama sinemada az-çok, küçük-büyük rol olmaz. Ayrıca aksiyon filminde oynamayı her oyuncu ister.
Nasıl bir rol sizinki?
- Benim canlandırdığım Nadya acımasız, duygusuz bir katil. Onunla tek ortak özelliğimiz şu; ikimiz de işimize çok bağlıyız!
Herkes zaman zaman çıldırıp “şunu öldürsem” diyebilir ama yapamaz. Siz de gerçek hayatta olamayacağınız bir kadına mı özendiniz?
- Evet. Gerçekten de insanın öfkeden gözü dönüyor bazen! Hepimizin içinde var bu... Oyunculuk adına bir sürü cümle söylemem tabii yanlış olur. Çünkü yeni başladım bu işe... Benim naçizane fikrim şu; içinde barındırdığın o bastırılmış duyguları yaşayabiliyorsun oyunculukta. Tabii içindeki o katili ortaya çıkarma isteği sadece film için geçerliydi!
Kendinize bir senaryo yazmak isteseniz nasıl bir şey olurdu bu?
- Senaryo yazma yeteneğim olduğunu düşünmüyorum ama akıl hastanesindeki bir katili, şizofreni oynamayı çok isterdim. ıçimde öyle bir istek var.
ROMANTİK BİR KADIN DEĞİLİM
şunu demek istedim; yaşayamayacağımız şeyler oyunculuk sayesinde yaşanıyor ya... Siz de kendiniz için bir senaryo yazıp onu oynasanız... Mesela mutlu bir aşk senaryosu...
- Hayır, ben hiç romantik değilimdir. ınsanları ve duyguları gözlemlemeyi seviyorum. Başkasının yaşamış olduğu duygularla, kendi duygularımı bir araya getirip bağdaştırmaya çalışıyorum. Bununla ilgili kendimce yazdığım küçük yazılar var. Engelli birinin yaşadıklarını, mesela duymayan bir insanın hayatını rol de olsa deneyimlemeyi isterim. Onları çok iyi anlamam tabii ki mümkün değil ama anlamaya çalışırım elimden geldiğince... Yani daha uç karakterleri oynamak isterdim.
14 yaşından beri bu işin içindesiniz ve hiçbir rol içinize sinmiyor. ılginç değil mi?
- Siner gibi olan şeyleri de sonuçta ekibim beğenmedi. Çünkü Pelin, Selin ve Selim’in içine sinmediği zaman benim için tamam olmuyor. Ben “Evet çok istiyorum” desem bile “Hayır Şenay, bu senin için doğru değil” dendiği noktada ben hiçbir şey sorgulamıyorum. Onların içine sinmediği için de açıkçası olmadı bugüne kadar.
Birisine deli gibi aşık olsanız ve ekip istemese?
- Asla!
Ciddi misiniz?
- Asla. Öyle bir şey de tecrübe ettik çünkü ve olmadı. Onlar beğenmezse toka bile almam! Ben çok şanslı bir insanım. Özellikle de bu sektörde çok nadir bulunan bir şey çalıştığınız insanların sizin gerçek dostunuz olması. Dolayısıyla kendimden çok onlara güveniyorum.
OYUNCULUĞUN YAKASINI ASLA BIRAKMAYACAĞIM
Peki siz ekibinize müdahale edebilir misiniz?
- Aaa! Hem de çok! Dışarıdan bakıldığında “Kendine güveni yok mu, kendi başına karar alamıyor mu” gibi yanlıy önyargılar oluşturuyor olabiliriz. Ama güvendiğiniz insanlarla ortak karar aldığınızda başarıya ulaşıyorsunuz.
Bir dönem ortadan kayboldunuz, o da mı ekibinizin kararıydı?
- Evet, o da ekibimin kararıydı. Dediler ki “Sen birazcık otur”... Kurduğumuz şirkete zaman ayırmamız gerekiyordu, içime sinen projelerle ilgili çalışmam ve kendimi hazırlamam gerekiyordu. O niyetle biraz ortadan kayboldum. İyi de geldi, çok dinlendim.
Her şeyi ekibinizle planlayıp programladığınızı söylüyorsunuz. Bundan sonrası için neler planladınız?
- Benim şu anda aşağı yukarı 10 senem planlı, arkadaşlarım tarafından! ınşallah oyunculukta her şey iyi gider, ödüller alırız. Oyunculuktan vazgeçmeye hiç niyetim yok. Nasıl modelliğin yakasını bırakmadıysam, oyunculuğun da yakasını bırakmayacağım!
AŞK BENİM İÇİN ÇOK ZOR İŞ
Hayat size neler öğretti bu zamana kadar?
- Çok klişe ama hiçbir şey bilmediğimi öğretti. Aynı zamanda sabırlı olunması gerektiğini... Hayatta kimin, ne zaman karşına çıkacağını asla bilemiyorsun. Kimseyi hor görmemek lazım. Emeğe saygı duyulmalı.
Peki aşk neler öğretti?
- Hiçbir şey! Çünkü ilişki çok zor bir şey. Annemle babama bakıyorum, babaannemle dedeme bakıyorum, arkadaşlarıma bakıyorum, evet kesinlikle çok zor. Birbirinizi karşılıklı sevip sayacaksınız, aynı anda aynı ülkede, aynı şehirde, aynı zaman diliminde bir arada olacaksınız ve bir şeyleri paylaşabileceksiniz. Yok, çok zor bir şey bu.
Yorum Ekle
Diğer Haberler
SİYAD, Toprak Işık'a verdiği ödülü geri çekti
Sinema Yazarları Derneği (SİYAD), 2010 yılından bu yana yönetmen Ahmet Uluçay’ın anısını yaşatmak amacıyla verdiği “Ahmet Uluçay Umut Ödülü”ne ilişkin dikkat çeken bir karar aldı. Dernek,...
Bedri Baykam’ın yeni sergisi ziyarete açıldı: Kitap gibi sergi
Pablo Picasso’nun 1907 tarihli başyapıtı “Les Demoiselles d’Avignon”, gazetemizin yazarı Bedri Baykam’ın bakışı ve fırça darbeleriyle yeniden şekilleniyor. Baykam’ın ilk gösterimi Mayıs 2...
'Türkiye’nin zenginlikleri fotoğraflandı'
Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin (TFMD) uluslararası sergilerle dünyaya ve Kültür Yolları Festivalleri’yle kent meydanlarına taşıdığı Türkiye Güzellikleri Fotoğraf Ödülleri açıklandı....
23. Ankara Kitap Fuarı kapılarını açıyor
Kitapseverlerin heyecanla beklediği 23. Ankara Kitap Fuarı, 3 Nisan 2026 Cuma günü ATO Congresium’da kapılarını açıyor. Kitapseverlerin heyecanla beklediği 23. Ankara Kitap Fuarı, 3 Nisan...
79. Cannes Film Festivali için geri sayım!
Dünya sinemasının en prestijli buluşma noktası olan Cannes Film Festivali, bu yıl 79’uncu kez kapılarını açmaya hazırlanıyor. Sinema tutkunlarının heyecanla beklediği 79. Cannes Film Fest...
Gökyüzünden Bakmak, Yeri Susturmak
VEKAM’da açılan Kuşbakışı Filistin, Filistin’in yalnızca tarihini değil, ona yöneltilen bakışın tarihini de görünür kılıyor. Haritalar, hava fotoğrafları, arşiv belgeleri, mitler, törenle...
Oyuncu Ramazan Tetik hayatını kaybetti!
'Eşref Rüya' dizisinin oyuncularından Ramazan Tetik, aort yırtılması sonucu yaşamını yitirdi. 31 yaşındaki oyuncunun bugün İstanbul’da son yolculuğuna uğurlanacağı aktarıldı. Başrollerini...
'Satıcının Ölümü' sahnede: Willy’nin yolu...
Arthur Miller’ın “Satıcının Ölümü” adlı eseri güçlü oyuncu kadrosu ve yalın sahne tasarımıyla sahneye taşındı. Oyunun işlediği ekonomik ve toplumsal trajedi dikkat çekerken, yüksek bilet ...
Burdur'daki 2000 Yıllık Medusa Mozaiği Ziyarete Açıldı
Burdur'un Gölhisar ilçesindeki Kibyra Antik Kenti'nde yer alan ve dünyanın nadir antik eserleri arasında bulunan 2000 yıllık Medusa mozaiği kış aylarının bitmesinin ardından...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Doğukan Güngör'ün yeni adresi belli oldu
Kızılcık Şerbeti’nden ayrılan Doğukan Güngör’ün yeni projesi belli oldu; oyuncu, Kanal D’de yayınlanacak “Haysiyet” dizisiyle anlaştı. Kızılcık Şerbeti’nden ayrılmasıyla gündeme gelen Doğ...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’
Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürecini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Umut Balatacı, özellikle erken çocukluk döneminde görülen bazı davranışsal farklılıkların erken tanı açısından önemli ipuçları verebileceğini söyledi.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.