Yukarı
200834

'Bakliyat ekim alanları yüzde 65 geriledi'

29 Ocak 2018 11:42
PAKDER Başkanı İsmet Aral, 1990'dan bu yana bakliyat ekim alanlarının yüzde 65 azaldığına dikkat çekti. Aral, üretim düşüşündeki birinci etkenin, 1994 yılında Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) bakliyat alım desteğinin kesilmesi olduğunu vurguladı.

Tarım Ürünleri Hububat, Bakliyat İşleme ve Paketleme Sanayicileri Derneği (PAKDER) Başkanı İsmet Aral, "1990'da 20 milyon dekar olan bakliyat ekim alan yüzde 65 azalarak 28 yıl sonra bugün 7 milyon dekara gerilemiştir, üretim ise yüzde 41 oranında düşmüştür. Üretim düşüşündeki birinci etken, 1994 yılında Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) bakliyat alım desteğinin kesilmesidir, ikinci etken ise Kanada ve ABD bakliyat üretimine 1990'lı yıllardan sonra çok önem verdi. Kanada'da özellikle yeşil mercimekte dünyanın bir numaralı üreticisi olmayı başardı" dedi.

PAKDER Başkanı İsmet Aral, bakliyat sektörünün geçmişten günümüze geldiği son durumu değerlendirerek, sektörün talep ve ihtiyaçlarını sıraladı. Milli proje olan 'Havza Modeli'nin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Aral, "Bu model, bakliyat üretim artışına ivme kazandırmak açısından önemli bir fırsat. Sektörümüzü ilgilendiren en önemli konu üretimdir, bunun altını çizmek istiyorum. Yapılacak çalışmalar, kendine yeterlilik ve ihtiyacımız olan ihracat artışını getirecektir" diye konuştu.

"YEŞİL MERCİMEK'TE ÜRETİM YETERSİZ, KANADA'DAN İTHAL EDİLİYOR"

2017'yi ürün ürün inceleyen ve son durumu aktaran Aral, "Bakliyat-Pirinç iç pazar sektör büyüklüğü 2017 yılı sonunda yaklaşık; 5 milyar lira bakliyat ve 3 milyar lirada pirinç olmak üzere toplamda 8 milyar lira büyüklüğe ulaşacak. 2017 yılı nohut üretim rakamları düşüş göstermiştir. Bunun nedeni iklim ve hava şartlarının kurak geçmesi ve bunun sonucu tanelerde büyüme veriminin az oluşmasına sebep olmuştur. Daha çok iri nohut üretimi azalmıştır. Fasulye de üretimi geçen seneden daha az değildir. Kırmızı mercimekte üretim artmıştır. Yeşil mercimekte ise maalesef üretim artışı sağlanamamaktadır, Kanada’dan ithalat devam etmektedir" ifadelerini kullandı.

"BAKLİYAT ÜRETİMİNİ YILLIK 2 MİLYON TONA ÇIKARMAMIZ GEREKİYOR"

Bakliyat üretimini yıllık 2 milyon tona çıkarmak gerektiğini vurgulayan Aral, "Yıllar itibarı ile üretimi gerileyen bakliyata önem vermemiz ve üretimi yıllık 2 milyon tonlara çıkmamız gerekiyor. Ülkemiz bakliyat üretimi ve ihracatı 1990'lı yılların başlarında en üst düzeyine ulaşmıştı diyebiliriz. O yıllarda 750 bin ton ihracat gerçekleştirildi. Bugünkü cari fiyatlar ile yaklaşık 750 milyon dolar değerinde. O yıllardaki üretim ve ihracat yapımız devam edebilseydi bugün bakliyat ihracatımızda 750 milyon doları konuşuyor olabilirdik" dedi.

"1990'DA 20 MILYON DEKAR OLAN BAKLIYAT EKIM ALANI YÜZDE 65 AZALARAK 7 MİLYONA GERİLEDİ"

Bakliyat üretimindeki düşüşe dikkat çeken Aral, şunları söyledi:

"1990'da 20 milyon dekar olan bakliyat ekim alanı yüzde 65 azalarak 24 yıl sonra bugün 7 milyon dekara gerilemiştir, üretimi ise yüzde 41 oranında düşmüştür. Üretim düşüşündeki birinci etken, 1994 yılında Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) bakliyat alım desteğini kesilmesidir. Daha sonra bakliyat üretimi maalesef yıllar itibarı ile azalma eğilimine gitmiştir. İkinci etken ise; Kanada ve ABD bakliyat üretimine 1990'lı yıllardan sonra çok önem verdiler. Alt yapı tohum ve toprak yapılarını hazırlayarak özellikle Kanada devleti yeşil mercimekte dünyanın bir numaralı üreticisi olmayı başardı ve yüksek verim sonucu maliyet fiyatlarının bizlerden daha ucuz olması ile piyasada söz sahibi oldu" diye konuştu.

"HAVZA BAZLI DESTEKLEME MODELİ VAKİT KAYBETMEDEN HAYATA GEÇİRİLMELİ"

Havza Bazlı Destekleme Modeli'nin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini dile getiren Aral, "Milli tarım politikamız olarak açıklanan Havza Bazlı Destekleme Modeli'nin hayata geçirilmesini bekliyoruz, vakit kaybetmeden düğmeye basılması gerekiyor. Bunun ile birlikte verimli tohum desteği verilerek çiftçilerimizin yönlendirilmesi gerekmektedir. Bu konu çok önem arz etmektedir. Milli projemizi her yönü ile destekliyoruz" dedi.

"BAKANLIKTAN ÜRÜN DESTEĞİNİ ARTIRMASINI BEKLİYORUZ"

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın her yıl ürün desteğini açıkladığını ve bu yılda ürün desteğini artırmasını talep ettiklerini söyleyen Aral, "2017 yılı desteği kilogramda 30 kuruş olmuştu. 2018'de bu desteğin arttırılması beklemekteyiz. Diğer taraftan, devletimizin alternatif destek imkanları ile üretimin cazip hale getirilmesi sektör için hayati öneme sahip" diye konuştu.

"BAKLİYAT SEKTÖRÜNDEKİ EN BÜYÜK SIKINTI GEREKLİ MARJLARI OLUŞTURAMAMASIDIR"

Bakliyat sektöründeki en büyük sıkıntının gerekli marjları oluşturamaması olduğuna dikkat çeken Aral, "Pazarlama kanallarında bakliyat maalesef gerekli katma değerini sağlayamamaktadır, karsız iş yapılmaktadır. Sektörün en büyük sıkıntısı gerekli marjları oluşturamamasıdır. Rekabet, pazarlamanın son noktasına kadar çok ağır şekilde devam ediyor" ifadelerini kullandı.

"BAKLİYAT GIDANIN GELECEĞİDİR"

İnsan sağlığı açısından baklagillerin üst düzey ürünler olduğunu vurgulayan Aral, "Bakliyat ürünleri sadece beslenme öğünlerimizin içindeki bir gıda maddesi değil. Bakliyat proteinden, içerdiği liflerden, vitaminlerden, minerallerden, çeşitlilikten ve bir besinden daha fazlasıdır. Biz bu ürüne ve bireye özel faydalarına inanıyoruz. Tüm bu parametreler bakliyatı proteinden daha fazlası yapıyor. Bir gün gelecek, her öğünümüzün içerisinde mutlaka bir bakliyat ürünleri olacak. Bakliyat gıdanın geleceğidir" dedi.

"TÜRKİYE'NİN DEĞİŞEN İKLİM ŞARTLARINA GÖRE TOPRAK YAPISINI GÖZETEREK ÜRETİM PLANLAMASI YAPMALI"

Türkiye'nin değişen iklim şartlarına göre toprak yapısını gözeterek üretim planlaması yapması gerektiğini vurgulayan Aral, "Dünya nüfus artış hızı, küresel ısınmaya bağlı iklim değişiklikleri, ekilebilir tarım arazilerin azalması gibi ana faktörler nedeni ile, dünyanın gıda konusunda arz talep dengesizliği yaşama ihtimalin büyük bir risk olabileceği, bugünden görülmektedir. Bu süreçte ülkemiz değişen iklim şartlarına göre, toprak yapısını gözeterek üretim planlaması yapması gerekmektedir. Dünyamız; 2050 yılında 9 buçuk milyar kişi sayısına ulaşacak, bu rakama ulaşırken gıda talebi en az yüzde 50 artmış olacak. Tarım ve gıdanın gelecekteki önemi konusunda daha güzel bir istatistik olduğunu zannetmiyorum" diye konuştu.



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Halkbank’tan kredi kartı borcu yapılandırması

Halkbank kredi kartı borçlarını aylık 1.10 faiz oranıyla 60 aya kadar yapılandıracak. Ziraat Bankası ve Vakıfbank’ın ardından Halkbank da kredi kartı borçlarını yapılandırma kararı ald...

IMF, büyüme tahminlerini düşürdü

IMF, Türkiye'de ekonomik daralmanın beklenenden daha derin olacağını belirtti. IMF 2019 ve 2020 için küresel GSYH büyüme tahminlerini sırasıyla 0.2 ve 0.1 puan indirerek yüzde 3.5 ve 3.6 ...


İş hayatında üç kritik nokta nedir?

Kurumların performans değerlendirme dönemi olan Ocak ayı, yönetici ya da çalışanlarda genellikle strese yol açan bir aydır. Bazen anlatılacak içeriklerin gerginliği bazen de konuşma için...

Türkiye’ye en fazla yatırım Hollanda’dan geldi

Türkiye ile Hollanda arasında önceki yıl sert rüzgarlar esse vatandaş protesto için portakal doğrasa da 2018 yılının ocak-kasım döneminde Türkiye'ye en fazla yabancı yatırım yine Hollanda...


En zengin 26 kişinin serveti, 3.8 milyar insanın servetine denk

İngiltere’de bulunan yardım kuruluşu Oxfam'ın hazırladığı rapor, dünyadaki gelir adaletsizliğinin ne kadar ciddi boyutta olduğunu ortaya koydu. Rapora göre en zengin 26 kişinin serveti dü...

Ünlü yatırımcı dünyayı uyardı

ABD'li ünlü yatırımcı Jim Rogers, bir sonraki küresel ekonomik çöküşte dünyanın "en sağlam olarak bilinen ekonomilerinin dahi acı çekeceği" uyarısı yaptı. YouTube´da yayınlanan “Gerçek Ek...


'Para varsa üreticileri destekleyin'

CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, Sulama Birlikleri'nce üreticilere ödenmeyen sulama bedelleriyle ilgili gönderilen yasal takip başlatılacağı yönündeki mesajları Tarım ve Orman Bakanı B...

Çin’in büyümesi yavaşladı

Çin'in ekonomik büyümesi ABD'nin ticaret baskısını artırması sonucunda zayıf yatırım ve azalan tüketici güveninin baskısıyla dördüncü çeyrekte bir önceki yılın aynı dönemine göre beklenti...


Bankalara seçim öncesi yeni kredi imkanı

Merkez Bankası yaptığı bir değişiklikle kamu bankalarının seçim öncesinde Merkez Bankası'na zorunlu karşılık yatırma limitlerini değiştirdi, kamu bankalarını kapsam dışı bıraktı. Yani kam...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Şeyma ve Guido'nun fotoğrafları ortaya çıktı

Acun Ilıcalı'dan boşandıktan sonra adı Fransız DJ Guido Senia ile anılan Şeyma Subaşı'nın, ünlü DJ ile ilk kez sarmaş dolaş fotoğrafı ortaya çıktı... Acun Ilıcalı ile boşandıktan sonra...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Yüksek ateşli enfeksiyonlara dikkat

Prof.Dr. Bülent Berker, yüksek ateşli enfeksiyonların erkekler de kısırlığa neden olabildiğini söyledi. Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof.Dr. Bülent Berker, "Erkeğin ilk değerlendirmesi semen analizi olarak adlandırılan tetkikle yapılır.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR