Yukarı
2

Fecri Polat

Belleğin Gücü; Dengbêjler

07 Şubat, 2015

Arkadaşım Kamuran Demir ile çevirisini yaptığımız Homeros’un İlyada Destanı yayınlandı. Heyamola Yayınları tarafından okuyucuların beğenisine sunulan çeviri bir ilk olma özelliği taşıyor. Homeros’un Kürtçe konuşmaya başladığı bu günlerde, Kürtçe İlyada yayınlanmışken, bende Anadolu’da sözel geleneğin son temsilcileri olan dengbêjler üzerine birkaç söz söylemek istedim.

Dengbej Kürtçede deng (ses) ve béj (söyleyen) kelimelerinden oluşur; seslendirici, söz söyleyen, sözü olan ya da sese biçim veren anlamlarına gelir.

Mehmet Uzun ‘’Dengbejlerim’’ adlı çalışmasında ‘’dengbej, sesi meslek edinmiş usta, mekânı ses olmuş insandır.’’ der. Uzun dengbejlerin sesi kelam, kelamı kılam haline getirdiklerini belirtir ve dengbejleri Yunan mitolojisinde hatırlamanın, belleğin ve düşüncenin koruyucusu olarak tasvir edilen mitolojik sanat meleklerine; Mousa‘lara benzetir.

Dengbej kendine has belli bir makamla hikâyesini anlatır. Dengbejler söyledikleri hikâyeyi sesli ezgilerle makamlandırıp söylerler bu yönüyle diğer hikâye anlatıcıları ile ayrışırlar. Anlatıya sinmiş müzikal duygu, söyleyişi doğrudan doğruya insana, insanın gönlüne, yüreğine hitap eden bir güç haline getirir.

Dengbej’lerin ezgili anlatılarına klam denir. Dengbej’ler çok nadiren enstrüman kullanır. Onlar bütün anlatılarını sesleri ile kurarlar. Halk arasında dengbejlerin Allah tarafından ses tellerine üflenmiş kimseler olduklarına inananlar vardır. Çünkü böylece kendi tarihlerini, kültürlerini yaşatabildiler ancak.

Kürtlerde kahramanlık ve aşk hikayeleri var. Bu hikayeler aracılığı ile toplumsal ortak bir duygu, bir algılama yaratma çabası vardır. Mesela kahramanlık hikayelerine baktığımız zaman mutlaka bir model sunma ihtiyacı duyuyor. Örneğin Sîyabend’in hikayesine baktığımızda, Kel Abdin Dino’ya baktığımızda Dewreşê Abdî’ye baktığımızda, hepsinde şu var; kahraman toplumun görmek istediğini toplumun değer yargılarını, mutlaka yerine getirmek zorunda. Çünkü dinleyici o modeli dinledikten sonra o modeli benimsemek zorunda kalıyor. Bugünkü sinema izleyicisi ile film kahramanları arasındaki ilişkiye benzetebiliriz. Seyircinin, film kahramanının davranış biçimleriyle kendisini bir tutmaya çalışması gibi dengbejleri dinleyen kişi de anlatılan hikayenin kahramanıyla kendisini özdeşleştiriyordu. Tanım olarak baktığımızda Dengbej’i, genelde okuma yazma bilmeyen, güçlü bir sese sahip, kendi toplumunun geleneklerini göreneklerini, yaşayış biçimlerini, eksikliklerini çok iyi bilen, usta çırak ilişkisiyle yetişmiş ve sanatını sunabilen, köy köy gezebilen, sonbahar, kış gecelerinde hikayesini anlatan kişi olarak tarif edebiliriz. Bu nokta onları meddahlardan ve aşıklardan da ayırır. Çünkü meddah geceleri anlatmaz, gündüz anlatır, ama Dengbej hikayesini mutlaka gece anlatır. Dengbej’lerin hikayesini sadece geceleri anlatmasının iki nedeni var. Bir tanesi, kışın bu insanlar boştadır. Boş zamanlarını değerlendirmek adına yapılır. Ama bir tanesi şu ki; diğer dünya sözlü kültürlerinden farklı olarak “kutsal gece” dedikleri bir inanışla ilgilidir. Kutsal gece kavramı diğer sözlü kültürlerden farkı şudur; hikayeler gece anlatılır, çünkü gece kutsaldır, ritüeldir, büyü ile ilişkilidir. Gerçek dünyadan uzaklaşmadır. Kendi dünyasına sığındığı bir zamandır. Çünkü gerçek dünya gündüzdür ve sen bunun içindesindir, ama geceleyin büyüsel ayin başlar.

 Sonuçta Dengbejlik Kürt toplumunun bütün değer yargılarının söz ile ifadesidir. Tersten sorarsak, Dengbejlik, Kürt dili, kimliği açısından, edebiyatı, gündelik ve aile yaşamı açısından, ya da başka uğraş alanları açısında ne gibi kazanımlar ile ilişkilendirebiliriz. Elbetteki dengbejliği söz ettiğiniz bütün alanlarla ilişkilendirebiliriz ve çok da ilgisi var. Ama şu temeli unutmamamız lazım. İki farklı kültürden bahsediyoruz, yazılı ve sözlü kültür. Şimdi yazılı kültür ile sözlü kültürün gelişim değerleri ve estetiği bambaşkadır. Sözlü kültürdeki bir yapıyı yazılı kültüre geçirdiğin zaman çok garip, hatta banal durur. Örneğin Dewreşê Abdî olduğu gibi yazıya geçirildi ve edebi eser olarak sunulmaya çalışıldı. Ama sözlü anlatıdaki gibi bir tat oluşmadı. Çünkü onun estetiği başkadır. Sözlü kültürün kendine göre bir estetiği vardır.

Şunu diyebilmeliyiz ki Kürt dili bugün hâlâ varlığını sürdürüyorsa bunun temel nedeni Dengbejliktir. Dengbejliğin edebiyata katkısı da dildir. Dengbejliğin inanılmaz zengin bir dili var. Ve bu kelimeler çoğu arkaikleşmiş söz ile bugün durup düşündüğün zaman hayalini düşünce dünyanı geliştirmende ciddi katkıları sunar.

İzlediğimiz kadarıyla dengbejlik aynı zamanda dayanışma adına, ortak davranışlar, duygular sergileyebiliyor. Hasta olan bir insan için divan kurulması gibi; çünkü, dengbejliğin bir kere birleştirici gücü vardır. En basiti, cemaati divanhanede toplayabiliyor. Ve divanın hakimidir. Bu divanhanede en basit köylü de var, ağa da var bey de var. İkincisi imece usulü ile dayanışma gerçekleştirebilir. Üçüncüsü dengbej, akılment olarak değerlendirilir. Akıl veren akıl danışılan kişi olarak öne çıkar. Atasözlerini, anekdotlarını, deyimlerini iyi bilen ustaca kullanan sözün filozofudur.

Kürt dili ve edebiyatı açısından önemli. Ama sadece edebiyat değil, dengbejlik sanat ve felsefe açısından da derinlemesine ela alınması gereken bir konu. Kürtlerin geleneklerini, göreneklerini, davranış biçimlerini yüz yıldan bahsetmiyor, belki 600 yıldan belki 700 yıldan söz etmek gerekir. 2 bin yıllık bir hikayeden bahsediyoruz. Bugün için, dengbejliğin arşivlik için, belgelik değeri vardır. Ama bugünün değer yargıları dengbejliği yeterince taşıyamıyor. Çünkü artık görsel kültüre geçtik. Artık küresel bir köydeyiz. Dengbejlik yaşar, ama şekil değiştirerek yaşar. Homeros’un hikayeleri bitti. Ama bugün sinemada da tiyatroda da bu hikayeleri günümüz değerleri içinde görüyoruz. Kürtler de bunu yapabilirler, çok daha iyi yapabilirler.

Dengbej’ler ‘şevberk’ denilen gecelerde belli mekânlara toplanan insanlara hikâyeler anlatarak onları hem sosyalleştiriyor hem de onlara dünyaya ve geçmişe dair bakış veriyorlardı. Kürtlerde sözlü kültürün esas omurgasını oluşturan Dengbejlik geleneği söz konusu bölgelerde son dönemlere kadar toplumunun hem belleği hem düşüncesi hem de kalbiydi. Dengbéjler tarafından anlatılan hikâyeler çeşitli konuları ele alır ve ele aldığı konu itibariyle de farklı kategorilere ayrılır. Yaradılış efsaneleri, kimi zaman erotik bir içerikle anlatılan aşk hikâyeleri, geçmiş toplumsal olaylar, etnik ilişkiler ve onur, cesaret, kahramanlık gibi konular sözlü kültürün esaslarına göre Dengbejin ezgisine dâhil olmaktadır. Aynı zaman da dengbej hikâyesini canlı bir ortamda, hitabetin en usta şekillerini kullanarak anlatır. Walter Ong bu durumun sözlü kültürün ‘Mesafeli Olmak Yerine Duygudaş ve Katılımcı’ olma özelliğinden kaynaklandığını söylemektedir.

Olaylar verilerle sunulurken hikayeden yoksun tutulmaktadır. Ancak dengbej hikayelerinden her savaş, her olay bir insan haliyle duygusuyla yoğrulur.



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Tesadüfün böylesi

Oyuncu Hande Erçel, meslektaşı Ekin Mert Daymaz ile aşk yaşanmış, çiftin ilişkisi bilinmeyen bir nedenle bitmişti. Ayrılığın ardından Hande Erçel, eski aşkı Daymaz'ın yakın arkadaşı Mehme...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Kulağınızda mandal beklettiğinizde...

Son zamanlarda dayanılmaz ağrılar yaşıyorsanız bu yöntem biraz olsun ağrılarınızı dindirebilecek. Nasıl mı? Kulağınızdaki belli bölgelerde mandal beklettiğinizde olanlara inanamayacaksınız!

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR