Yukarı
41

Halis Koç

Liboş...!!

13 Şubat, 2017

12 eylül halk oylamasında sahne aldılar..Evet oyu verilmesi için sloganları yetmez ama evetti.Gerçi iktidarı en başından beri desteklemiş,her daim koltuk değneği olmuşlardı.Cemaat iktidar kavgasıyla beraber ne tarafa yamanacaklarını şaşırdılar..Son dönemde iktidar treninden kafa üstü raylara atılanlara da rastladık..Ve 17 aralık operasyonuyla ayakkabı kutusundan çıkan milyon dolarlar ile gerçek yüzlerini görmüş olduk..
   Kendilerini liberal diye tanımlayan bu kitle, dönek solculardan ve halktan kopuk yaşayan romantik entel dantel takımından oluşan bir kitleydi.
  Ama aynı adı kullandılar..Liberal…
 
  Liberaller kapitalizmin fazla abartılı kaçmış çakma solcularıdırlar. Ama solun ana değerleri olan paylaşmanın, üretmenin, emeğin, mücadelenin çileli hırkasını giymedikleri gibi, sağın muhafazakar, gelenekçi, otoriter değerlerine de uzak görünürler.
 
  Derin kişilik bunalımları siyasal görüşlerinde de kendisini gösterir.
  Özgürlüğü dillerinden düşürmeseler de, bahsettikleri özgürlük anlayışı paranın, rantın, talanın çamur toprağında kök veren bir özgürlük anlayışıdır.
   Zaman zaman yürekleri sola meyilli görünse bile, çok değer verdikleri cüzdanları her daim sağdadır.
   Yüreklerinde, beyinlerinde, damarlarında dolaşan kan da dolar yeşilinin en baskın tonunu görmek işten bile değildir. 
    Kapitalizmin arada sırada da olsa nadiren zonklayan vicdanının sahte gözyaşı memurluğu görevini oldukça başarılı şekilde yaparlar.
   Dolar ve yobaz yeşili mendillerini ihtiyaç halinde çıkarır, ezilen, horlanan, hakkı yenen emekçi kesimler için sahte timsah gözyaşları dökerler.Bir timsah kadar da başarılıdırlar bu konuda..
 
  Hayvanlar aleminde timsahlar avlarını yemeden önce gözlerinden sahte gözyaşı döküp, sonrasında avını acımasızca ve gaddarca parçalayıp nasıl midesine büyük bir iştahla indiriyorsa, liberaller de ezilen horlanan işçi sınıfına ağlayıp sızlayıp dertlerini sorunlarını paylaşıyor görünseler bile, ilk fırsatta karakterlerinin gereği olarak işçi sınıfını ezmekten horlamaktan zulüm uygulamaktan ve otoritenin uyguladığı zulmü savunmaktan geri durmazlar.
 
   Damlaları toprağa ulaşmayan yağmurlar gibi ayakları yere basmaz liberallerin..
   O yüzden de bir aydın namusuna, dik duruşuna, onuruna sahip olmayan yarı aydınlardır.
   Yurt sevgisi,yurtseverlik,halk sevgisi gibi kavramlar onlar için demode ve içi boş kavramlardır.Bu kavramları savunan herkesi dinozor,çağdışı,darbeci gibi sıfatlarla karalamaktan sonsuz haz duyarlar..Sol değerlerden,aydınlama değerlerinden,Mustafa Kemal devriminden düşmanlık derecesinde nefret ederler.
 
Evet sayın okuyucular....İşte iktidarı devamlı destekleyen,geçtiğimiz halk oylamasında da yetmez ama evet diyerek kendi kalitesizliklerini ve omurgasızlıklarını çok güzel gösteren liberallerin röntgenini çekmeye çalıştım sizin için..Ki bunlar yarın muktedir değişince hemen o limana demir atarlar..

  Liberaller halk nezdinde tabanı olmayan, taraftarı olmayan, itibarı olmayan bir grup oldukları için, iktidarların da ilk fırsatta kullanıp atacakları kağıt mendil gibidirler. Ki son dönem de kullanılıp ortalığa saçılan epey kağıt mendil de görüyoruz.Başkanlık referandumu öncesinde artık sağda solda günah çıkartıyorlar…
  
   Liberalleri bu kadar uzun bir yazıyla da anlatmaya gerek yoktu aslında..Onların nasıl iki arada bir derede,omurgasız,iki yüzlü ve kişilik bunalımının son aşamasında olan tipler olduğunu anlatmak için yazar ağabeylerimiz çok güzel bir tanımı bulmuşlardı zaten..

 
    Liboş..!!!!!!!!



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

'8 yılda 1000 hayat kurtardım ama...'

Oyunculuğa başlamadan önce plajlarda sekiz yıl cankurtaranlık yapan Barış Arduç eski mesleğine dair ilginç bir açıklama yaptı: ‘2002-2010 arasında 1000’den fazla insanın hayatını kurtardı...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Topuz saçla uyumak gerekiyormuş

Saçı topuz yaparak uyumanın bu avantajını bilseydiniz bir daha asla salık saçla yatağa bile girmezdiniz… Biz kadınların uykudan önce yapacak o kadar çok rutin işleri var ki elbet haftanın bir günü, üşengeçliğimizin kurbanı olup sabah uyandığımızda korkunç bir manzarayla karşılaşıyoruz.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR